1. Hukuk Dairesi 2012/11909 E. , 2013/10182 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 18.06.2013 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat S..Ç.ile temyiz edilen vekili Avukat Y. G.Ü. geldiler, duruşmaya ba…
**1. Hukuk Dairesi 2012/11909 E. , 2013/10182 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 18.06.2013 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat S..Ç.ile temyiz edilen vekili Avukat Y. G.Ü. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Getirtilen kayıt ve belgelerden, davaya konu 71 sayılı parseldeki 5 nolu meskenin murise ait iken, 30.09.1998 tarihinde murisin oğlu olan davalı S.'a satış yoluyla devredildiği; murisin 09.01.2009 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak davacı kızı S.ve davalı oğlu S.ile dava dışı bir oğlu ve bir kızının kaldığı görülmektedir. Davacı S., babasının gerçekleştirdiği temliki işleme karşı eldeki davayı açarak miras payı oranında tapu iptali-tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği üzere, Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.