9. Ceza Dairesi 2024/10131 E. , 2025/802 K. MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ …
**9. Ceza Dairesi 2024/10131 E. , 2025/802 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, tanık beyanlarının yanlış değerlendirildiğine, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin gerçek yaşını bilmediğine, eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığına, mağdurenin gerçek yaşı konusunda bilirkişi raporu alınması gerektiğine, hata hükümlerinin uygulanması ile mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, mağdurenin ilk beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, taraflar arasındaki mesaj içeriklerinin gerçeği yansıtmadığına ve hükmün suça sürüklenen çocuk lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY; Sayın çoğunlukla aramızdaki görüş ayrılığı, suça sürüklenen çocuğun savunmasında belirttiği hata hükümlerinin olayda uygulanmasının gerekip gerekmediği konusunda toplanmaktadır. Dosya kapsamına göre mahkemece hata konusunda mağdureye herhangi bir soru sorulmadığı, mağdurenin fiziksel özellikleriyle ilgli herhangi bir gözlem yapılmadığı ve hata hükümlerinin suça sürüklenen çocuk aleyhine değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik hale gelen kararlarında hata hükümlerinin hangi hallerde uygulanacağını somut bazı verilere dayandırılmıştır. Mağdure ile suça sürüklenen çocuğun önceden birbirlerini tanıyıp tanımadıkları, tanışma süreleri, aynı okulda veya sınıfta okuyup okumadıkları, mağdurenin fiziki görünümünün yanıltıcı olup olmadığı, mağdurenin söz ve davranışları ile kendisini olduğundan büyük tanıtıp tanıtmadığı, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğüne ilişkin savunmasını baştan itibaren ileri sürüp sürmediği gibi kriterlerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olayda mağdure ile suça sürüklenen çocuğun olaydan önce hiç yüz yüze görüşmedikleri ve mağdurenin suça sürüklenen çocuğun arkadaşı ...'a suça sürüklenen çocuğun sosyal medyadaki fotoğrafını sorması üzerine suça sürüklenen çocukla suç tarihinden yaklaşık üç hafta önce sosyal medya üzerinden tanıştıkları ve aynı okula veya sınıfa gitmedikleri sabittir. Her ne kadar mağdurenin fiziki görünümü mahkemece duruşma tutanaklarına yansıtılmasa da mağdurenin alınan ifadesinin CD ye kaydedilmesi sırasındaki görünümünün on beş yaşları civarında olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin hata hükümlerini uygulamama gerekçesi ise tanıklar ... ile ...'in anlatımları ve mağdurenin ilk ifadesinde kendisini on üç yaşında olarak tanıtması olarak değerlendirilen mağdurenin beyanları olarak belirlenmiştir. Oysa tanık ...'un anlatımlarına bakılacak olursa, mağdurenin tanık ...'a on üç yaşında olduğunu söylediği ve mağdurenin tanıktan suça sürüklenen çocuğa yaşının küçük olduğunu söyleme şeklinde anlatımlarının olduğu, tanık ...'un da bu konuşma üzerine mağdurenin yaşıyla ilgili suça sürüklenen çocuğa bizimle aynı yaştaymış şeklinde beyanda bulunduğu, yine tanık ...'in anlatımlarında mağdurenin akrabası olduğunu daha önceden mağdureyi tanımadığını yaşını sorduğunda on üç yaşında olduğunu söylediğini, mağdurenin yaşından büyük gösterdiğini, mağdurenin profil fotoğraflarına kendisini büyük gösteren fotoshoplu fotoğraflar koyduğunu, genelde konuşmalarda yaşının büyük olduğunu söylediğini suça sürüklenen çocuğa da yaşını başta on üç olarak söylediğini suça sürüklenen çocuğun yaşına inanmaması üzerine tamam şaka yapıyorum on beş yaşındayım dediğini suça sürüklenen çocuk ile mağdure arasındaki bu yazışmaları gördüğünü beyan ettiği anlatımlardan anlaşılmaktadır. Mahkemenin hata hükümlerinin uygulanmama gerekçesi olarak belirttiği bu tanıkların anlatımları bir taraftan mağdurenin soruşturma aşamasında suça sürüklenen çocuğa gerçek yaşını söylediğine dair iddialarını çürütmekte bir taraftan da suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşını bildiğine dair hata savunmasını kuvvetlendirdiği aşikardır. Bu açıklamalar doğrultusunda suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda mağdurenin kendisini on beş yaşında olarak tanıttığı yönünde istikrarlı savunmaları, suça sürüklenen çocuğun savunmasını doğrulayan tanıklar ... ve ...'in anlatımları, suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin kısa olarak kabul edilebilecek şekilde olaydan üç hafta önce tanışmaları, olayın ilk yüz yüze görüşmelerinde gerçekleşmesi,suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin farklı okullarda okumaları, mağdurenin suça sürüklenen çocuğa gönderdiği müstehcen içerikli fotoğraflarında yaşından büyük göstermesi, mağdurenin ifadesinin CD ye kaydedilmesi sırasındaki görünümü ve fiziksel özellikleri, suça sürüklenen çocuğun yaşının henüz on beş yıl iki aylık olduğu nazara alındığında yaşı itibariyle henüz yeterince olgunluğa erişmeyen suça sürüklenen çocuğun ilk defa buluştuğu mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesi sebebiyle suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması görüşüyle sayın çoğunluğun hata hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine dair değerlendirmesine katılmıyorum.