5. Hukuk Dairesi 2025/14726 E. , 2025/16804 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3341 Esas, 2025/2994 Karar KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/229 Esas, 2024/350 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaşt…
5. Hukuk Dairesi 2025/14726 E. , 2025/16804 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3341 Esas, 2025/2994 Karar KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/229 Esas, 2024/350 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Odası 1. Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun davacı idare vekili yönünden esastan reddine, davalılar vekilleri yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. .. Mahallesi 45 81... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ... Odası 1. Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, teklif edilen değerin çok düşük olduğunu ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arazi vasfında olup net gelirine göre değerlendirilmesi gerektiğini, alınan raporun ve yapılan incelemenin yetersiz olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini, aynı kamulaştırma kapsamında arazi olarak değerlendirme yapılan taşınmazlar bedellerinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesince onandığını, bu kararların dikkate alınmadığını, dava tarihi esas alındığında Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince kararda uygulanan faizin türü ve başlangıç-bitiş tarihlerinin hukuka aykırı olarak belirlenmiş olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekilleri istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın organize sanayi bölgesi genişleme alanında yer aldığını, imar planlarının 2021 yılında kesinleştiği ve taşınmazın sanayi arsası olarak belirlendiğini, bu yönüyle alınan raporun yapılan incelemenin yetersiz bedelin düşük olduğunu, emsallerin eski tarihli satış olması nedeniyle değerlendirmeye esas alınmayacağını, aynı bölgede 375,00 TL/m² bedel belirlendiğini, kesinleşen yargı kararlarının tek başına emsal olamayacağını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz ile aynı bölgede bulunan ve aynı kamulaştırma kapsamında aynı kurum tarafından açılan davalar sonucu Dairemize intikal eden dava dosyalarında, taşınmaz ile aynı konumda bulunan 45 81... parsel ve 45 81... parsel sayılı taşınmazlara aynı değerlendirme tarihi olan Mayıs 2021 itibarıyla tespit edilen 265 TL/m² birim bedelin tarafların istinafı üzerine Dairelerinin 2024/3090 Esas ve 2024/2320 Esas sayılı ilamları ile uygun bulunduğu, iş bu eldeki davada ise aynı değerlendirme tarihi itibarıyla taşınmaza 160 TL/m² birim bedel belirlendiği, taşınmazların birbirlerine bitişik ve aynı konumda oldukları dikkate alındığında güçlü delil niteliğindeki uygun bulunan bedellerden ayrılma nedenleri hususunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmış, alınan raporda yeniden yapılan değerlendirme sonucu dava konusu taşınmazın kadastral parsel olarak metrekare birim bedelinin 265 TL toplam kamulaştırma bedelinin ise 1.126.385,15 TL olduğu bildirilmiş, ek rapor hüküm kurmaya elverişli olduğundan alınan ara karar uyarınca davacı idare vekili tarafından 446.303,55 TL fark kamulaştırma bedeli ilgili bankaya bloke edilerek fark kamulaştırma bedelinin davalılara payları oranında ödenmesine, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesinleşmeyen işlemlerde derhal uygulanacağı da dikkate alındığında, dava tarihi esas alınarak belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için Anayasa'nın 46 ncı maddesinde belirtilen en yüksek faiz olan “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faiz” oranının uygulamasına, ilk kararla birlikte tescil hususunun kesinleştiği ve davacı kurum adına tescilin sağlandığı dikkate alınarak bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair yeniden hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca, dava tarihi esas alındığında Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince kararda uygulanan faizin türü ve başlangıç-bitiş tarihlerinin hukuka aykırı olarak belirlenmiş olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılmak suretiyle değer biçilerek tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... Odası 1. Organize Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak ve kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) harfli bendinin (1) numaralı fıkrasında yer alan '' bu bedelin 652.756,96 TL'sine davanın açıldığı tarih olan 01/05/2021 tarihinden, ilk karar tarihi olan 25/02/2022 tarihine kadar, 27.324,64 TL'sine 01/05/2021 dava tarihinden, ilk derece mahkemesinin ikinci karar tarihi olan 27/06/2024 tarihine kadar, bakiye 446.303,55 TL’sine ise 01/05/2021 dava tarihinden iş bu Dairemiz karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanmasına,'' cümlesinin hükümden çıkarılması yerine '' bu bedelin 652.756,96 TL'sine davanın açıldığı tarihten dört ay sonrası olan 02.09.2021 tarihinden, ilk karar tarihi olan 25.02.2022 tarihine kadar, 27.324,64 TL'sine 02.09.2021 tarihinden, İlk Derece Mahkemesinin ikinci karar tarihi olan 27.06.2024 tarihine kadar, bakiye 446.303,55 TL’sine ise 02.09.2021 tarihinden son karar tarihi olan 03.07.2025 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesine'' cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler. Bu nedenle somut olayda kanaatimce; Her ne kadar 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmesi ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması”, diğer bir ifadeyle Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak “dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar faize hükmedilmesi(aynen temyiz incelememize konu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14 üncü Hukuk Dairesinin; “… davanın açıldığı tarih olan … tarihinden … karar tarihine kadar … kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin” uygulanmasına ilişkin kararında olduğu gibi)” gerekmekte ise de; Davalı tarafın, “dava tarihinden itibaren” “Yasal Faiz”in dışında bir “Faiz”in uygulanmasına ilişkin” Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26/1 inci maddesinde düzenlenen “Taleple bağlılık ilkesi” kapsamında değerlendirilebilecek bir temyiz talepleri de söz konusu olmadığından, Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Dairemiz Sayın çoğunluğu tarafından verilen, sonucu ve diğer yönleri itibarıyla katıldığım, “Düzeltilerek Onanma Kararı”nın, “Gerekçe/Değerlendirme” bölümünün 4 No’lu bendinde yazılı olan gerekçelere (hususen de bu bentte yazılı olan; “davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiği” gerekçesine) “faizin başlangıç tarihi” ve “faizin türü” yönünden, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 10.12.2025