23. Ceza Dairesi 2016/11492 E. , 2016/8446 K. "" Mala zarar verme suçundan şüpheli .... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/09/2015 tarihli ve 2015/26182 soruşturma, 2015/61638 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddine dair ... 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/11/2015 tarihli ve 2015/4246 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26.04.2016 gün ve 742-2016 sayılı kanun yarar…
**23. Ceza Dairesi 2016/11492 E. , 2016/8446 K.** **"İçtihat Metni"** Mala zarar verme suçundan şüpheli .... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/09/2015 tarihli ve 2015/26182 soruşturma, 2015/61638 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddine dair ... 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/11/2015 tarihli ve 2015/4246 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26.04.2016 gün ve 742-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2016 gün ve 2016/207627 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteminde; Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636 esas, 2007/9375 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun '' Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. '' şeklindeki 172/1. maddesi nazara alındığında, dosyada mevcut deliller kapsamında müştekiye karşı suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluştuğu ancak şüphelinin kimliğinin tespit edilemediği somut olayda, eyleme uyan suç bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımı süresi doluncaya kadar şüphelinin araştırılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: