12. Ceza Dairesi 2025/8295 E. , 2026/1128 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/2818 Değişik İş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan…
12. Ceza Dairesi 2025/8295 E. , 2026/1128 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/2818 Değişik İş SUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Osmancık Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.01.2024 tarihli, 2024/133 soruşturma ve 2024/118 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Çorum Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.03.2024 tarihli ve 2024/2818 değişik iş sayılı kararının kesin olmak üzere verildiği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19.11.2025 tarihli ve 94660652-105-19-35961-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2025 tarihli ve KYB-2024/136018 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2025 tarihli ve KYB-2025/136018 sayılı kanun yararına bozma isteminin: "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 09.01.2024 tarihli ve 2023/6554 esas, 2024/55 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Dosya kapsamına göre; somut incelemeye konu dosyada kaza tespit tutanağı haricinde bir raporun tanzim edilmediği gibi şüphelinin alınan ifadesinde, kazanın meydana geldiği yere gelmeden önceki viraja yavaş girdiğini, tam o sırada gözüne güneş vurması nedeniyle bir şey göremediğini ancak aracıyla bir şeye çarpma sesini duyduğunu belirtmesi karşısında, soruşturma kapsamında maddi olayın ve kusur durumunun şüpheye yer bırakmayacak biçimde belirlenmesini sağlamak amacıyla keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırılması ve gerekiyorsa Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındıktan sonra delillerin etraflıca araştırılıp sonucuna göre tarafların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür..." şeklindeki açıklamalar karşısında, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporunun dosyada mevcut olması ve her ikisinin birbiri ile tutarlı olması halinde Adli Tıp Kurumu'ndan bir rapor alınmadan da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebileceği anlaşılmakta ise de, kaza tespit tutanağının yanında ayrıca trafik bilirkişisinden tarafların kusur durumuna ilişkin bir rapor alınması gerektiği, yalnızca kaza tespit tutanağına itibar edilerek bir karar verilmesi durumunda ise etkin ve tam incelemeye dayalı bir soruşturmadan söz edilemeyeceği nazara alındığında, Somut olayda, yukarıda bahsedilen Yargıtay ilamından farklı olarak, Osmancık Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde, kaza tespit tutanağına göre şüphelinin kusurunun bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, soruşturma kapsamında şüphelinin kusur durumunun tespiti hususunda, kaza tespit tutanağı haricinde bir rapor tanzim edilmediği anlaşılmakla, öncelikle tarafların kusur durumlarının açık bir şekilde belirlenmesini sağlamak amacıyla bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra sonucuna göre tarafların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Dosya kapsamına göre, şüphelinin 05... plaka sayılı aracı ile, gece vakti, meskun mahal içi, bölünmüş tek yönlü iki şeritli, havanın açık ve kuru, trafik lambasının çalıştığı asfalt kaplama devlet yolunda kendi şeridinde ... Bulvarından Samsun istikametine doğru seyir halinde iken yaya geçidi üzerinde aracının ön kısımları ile, ... caddesinden gelip yaya geçidinden ... yolu istikametine geçmek isteyen bisiklet sürücüsü müşteki ...'a çarpmasıyla, müştekinin BTM ile giderilemeyecek, yaşamını tehlikeye sokacak ve kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına (6) ağır derecede etkileyecek şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, kaza tespit tutanağında müştekinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 47/1-c (trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak) maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiği, şüphelinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun kusurlarından herhangi bir kural ihlalinin olmadığı anlaşılması karşısında, 2. Kaza tespit tutanağının anlatımı, olay yeri krokisi, olay anı görüntüleri, taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde kural ihlallerinin belirten kaza tespit tutanağının olayın gerçekleşme şekline uygun olduğunun anlaşılması karşısında kusuru bulunmayan şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararında ve karara yapılan itirazın reddi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, kanun yararına bozma talebi isabetsiz görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309.maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.