12. Ceza Dairesi 2022/8185 E. , 2024/1329 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama, bozma Mahkemece taksirle öldürme suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın mahkumiyetine, görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ... ve ... hakkında açılan davanın düşürülmesine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, sanıklar ..., ... müdafii ve sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... tarafından temyizi üzerine ya
**12. Ceza Dairesi 2022/8185 E. , 2024/1329 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama, bozma Mahkemece taksirle öldürme suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın mahkumiyetine, görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ... ve ... hakkında açılan davanın düşürülmesine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, sanıklar ..., ... müdafii ve sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMK'nın 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanık ...'nin süresi geçtikten sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4.maddelerine göre 36.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında ayrıca inşaat mühendisliği mesleğini yapmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına; sanıklar ..., ... ve ... hakkında, 765 sayılı TCK'nın 228/1, 102/4, 104/2. maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ..., sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz istemleri hakkında hükümlerin düzeltilerek onanmasına ve bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiş olup, Dairemizin 24.01.2022 tarihli tevdii kararı üzerine, kararda belirtilen eksiklik mahkemesince giderilerek dosya gereği için tekrar Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz isteği; sanıklar açısından görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığına, atılı suçtan sanıkların beraatı yerine haklarındaki davanın düşürülmesi kararının bozulması gerektiğine, sanıklar hakkında sorumlu tutulabilmeleri için her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delil elde edilemediğine, eksik incelemeye, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz isteği; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık ...'nin temyiz isteği; eksik incelemeye, lehe hükümlerin ihlal edilmiş olduğuna, yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğine, kusur tespitine, kararın bozulması talebine ilişkindir. D. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, düşme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın eyleminin suç unsuru taşımadığına ilişkindir. E. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; "...1-Söz konusu dava dosyasında sanıklar ..., ... ve ...'in üzerilerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunun vasfının değişerek adı geçen sanıkların üzerilerine atılı suçun görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağından bahisle haklarında 765 sayılı yasanın 228/1, TCK 102/4, 104/2 maddeleri gereğince CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşme kararı verilmiştir. Bu karar usul ve yasaya uygun değildir. Zira gerek soruşturma aşamasında gerek kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda, deprem sonucu yıkılan Akıncılar Apartmanı için statik hesap raporu ile tesisat projesi ve sorumlusu olmadığı halde yapı ruhsatı verildiğinin, söz konusu hususlar olmadan ruhsat veren, ruhsat süresi dolduğu halde ruhsatı yenilemeden yapı kullanma izin belgesi düzenleyen bu hususta üzerine düşen dikkat ve özeni göstermeyen yukarıda isimleri belirtili Belediye görevlilerinin meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından cezai sorumluluk yoluna gidilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle Mahkemenin meydana gelen ölüm olayı ile adın geçen sanıkların yapmış oldukları işlemler arasında nedensellik bağının bulunmadığı ve suç vasfının değiştiği görüşüne iştirak etmek mümkün değildir. Sanıkların işledikleri suç; kasten işlenen görevi kötüye kullanma suçundan ziyade, üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirmemeleri sonucu meydana gelen ölüm olaylarından dolayı sorumlu tutulacakları taksirle ölüme neden olma suçudur. Bu nedenle dosya kapsamındaki tüm sanıkların meydana gelen ölümler nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 22/5 maddeleri gereğince kusurları oranında 5237 sayılı TCK'nın 85/2 maddesi gereğince cezalandırılmaları gerektiği değerlendirilmiştir. 2-Mahkemenin kabulü halinde de sanıklar Murat KAZANCI, ..., ... hakkında TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca haklarında adli para cezasına mahkumiyet kararı verilmiş, diğer sanıklar hakkında ise CMK 223/8 maddesi gereğince düşme kararı verilmesine karşın söz konusu kararda yargılama giderlerinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verildiği belirtilmiştir. Haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıkların bizatihi kendilerine yönelik ve kendilerinin sebep oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı hesaplanarak kendilerine yükletilmesi gerekir. Öte yandan 5271 sayılı yasanın 325/1 maddesi gereğince de haklarında düşme kararı verilen sanıklar açısından yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekir. Bu nedenle dosya kapsamındaki yargılama giderlerinin toplanarak sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir..." gerekçelerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.10.2011 tarihinde saat 13:41 sıralarında merkez üssü Kasımoğlu Köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan yıkıcı depremin meydana gelmesi üzerine Salihiye Mahallesi 60 ada 27 parselde bulunan Akıncılar apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu sekiz kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü olayda; sanıklardan ... ve ...'ın söz konusu binanın sahibi ve müteahhitleri olduğu, sanık ...'nin yıkılan binanın mimarı ve statik projesini çizdiği, aynı zamanda yapının fenni mesulü olduğu, sanıklar ... ve ...'nun (İş) Belediye görevlileri, sanık ...'in Belediye başkanı olduğu, ... Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği tarafından düzenlenen Temmuz 2012 tarihli raporda; “deprem nedeni ile yıkılan binada iş aşaması ve sorumluluk ilişkilendirilmesi” adı altında tablo hazırlandığı, söz konusu binanın yapılış tarihi itibariyle, 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe tabi olduğu, binada kullanılan betonun yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı, beton içerisinde standart dışı agregaların mevcut olduğu, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında ve etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğunun ve bu yetersizlikler dolayısıyla proje müellifleri, yapı sahibi ve müteahhidinin, teknik uygulama sorumlusunun ve belediyenin ilgili birimlerinin sorumlu olduğunun belirtildiği, Akıncılar Apartmanının yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın yapımına 2001 yılında başlanmış ve son kat 2008 yılında tamamlandığı, 20.02.2004 tarihli yapı ruhsatı istek dilekçesi, 24.03.2004 tarihli yapı ruhsatı, gerekli muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın 1997 yılından sonra yapıldığı, binaya ait yapı ruhsatında belirtilen kat yüksekliklerinin mimari ve statik projeler ile uyumlu olduğu, binaya ait mimari ve statik projelerin bulunduğu ancak elektrik tesisat projesi, zemin etüt raporu ve statik hesap raporlarının bulunmadığının anlaşıldığı, 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin "Genel Kurallar" bölümünde deprem bölgelerinde kullanılacak binalarda dikkate alınması |gereken minimum beton sınıflan hakkında bilgiler verildiği, Akıncılar apartmanına ait statik projede malzeme sınıfı C20,donatı sınıfı ise S420 olarak belirtilmiş olduğu, ancak binaya ait hesap raporlarının bulunmadığı, ayrıca karot numuneler üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyleri sonucunda elde edilen ortalama basınç dayanımı 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16 'yı dahi sağlamadığının, apartmanın statik projeleri, ön inceleme ve bilirkişi raporları ile dosya üzerinden yapılan incelemelerden etriye aralığı açısından ve binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırılmasında yetersizlikler olduğu, bilirkişi raporu ve proje verilerine göre kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, beton numuneleri içinde standart dışı büyüklükte agregalar olduğu, çelik donatı çubuğu örnekleri üzerinde gerçekleştirilen çekme deneyleri sonucunda çelik donatı çubuklarından ilgili standardın öngördüğü kriterleri sağlamadığı, binanın bazı kat kolon ve kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından yetersiz olduğu, sonuç olarak söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının belirlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 25/05/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; " Dava konusu binanın yapı ruhsatı almış resmi nitelik kazanmış bir yapı olduğu, 2001 yılında yapımına başlanıp 2008 yılında tamamlandığı, Murat Kazancı'nın yıkılan binanın mimarı ve statik projesini çizdiği, aynı zamanda yapının fenni mesulü olduğu, bu konuda taahhütname verdiği, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, binanın yıkılması bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışın müessir olduğu, bu sebeple taksirinin bulunduğu, sanıklardan ... ve ...'ın söz konusu binanın sahibi ve müteahhitleri olarak yapımdan sorumlu oldukları halde yürürlükteki kurallarına uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle sorumlu olduğu, ancak yıkılan binanın sanıklar tarafından dükkan olarak kullanılmakta olduğu göz önünde bulundurulduğunda sanığın imalatında gerekli dikkat ve özeni göstermediği binanın yıkılabileceğini öngörmediği sorucuna varılması gerektiği, dolayısıyla bina sahibi olan sanıkların binanın yıkılmasından dolayı sadece taksirlerinin varlığından bahsetmek gerektiği, imar mevzuatına göre belediyelerin ilgili tarihte inşaatların ruhsata uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığını denetleme görevlerinin 1580 Sayılı Belediye Kanunu 15 madde 79 bendinde; İmar planlarının yapımı ve uygulanması ile yapıların inşaat ve iskan ruhsatı aşamasında Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğünü sağlayacı tedbirleri almak olarak belirtildiği, ancak buradaki denetleme görevinin binanın inşaat tekniğine göre inşa edilip edilmediğini kapsamadığı, bu nedenle belediye görevlilerinden ... ve ... (İş) hakkında yapılacak değerlendirmede bu hususun dikkate alınması gerektiği, ancak gerek bilirkişi raporlarından gerekse KTÜ raporlarından anlaşılacağı üzere somut olayda Akıncılar apartmanı için statik hesap ve raporu ile zemin etüd raporu ve tesisat projesi ve sorumlusu olmadığı halde yapı ruhsatı verilmiştir. Statik hesap ve raporu zemin etüd raporu ve tesisat projesi olmayan bir bina ile ilgili ruhsat veren bu hususta üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermeyen ilgili belediye personelinin meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından cezai sorumlulukları yoluna gidilmesi gerektiği, sorumluların kimler olduğunun belirlenmesi hususunun konuşa ilişkin olarak ...'in ifadesinde belirttiği hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle mahkemeye ait olduğu, bu kişilerin somut olayda meydana gelebilecek neticeleri öngörerek hareket ettiklerinden bahsetmek mümkün olmadığından bilinçsiz taksirle hareket ettiklerinin kabul edilmesi gerektiği, buna göre somut olayda meydana gelen neticeler bakımından birden fazla kişinin taksirli davranışlarının müessir olduğu ve bu nedenle sanıkların sorumluluklarının belirlenmesinde Türk Ceza Kanunu'nun taksirli suçlarda şahsi sorumluluk esasını düzenleyen birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir. Şeklindeki 22. Maddesinin beşinci fıkrasının göz önünde bulundurulması gerektiği görüş ve kanaatine ulaşılmıştır. " şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Mahkemece; bilirkişi raporlarında, haklarında soruşturma izni alınan Belediye görevlileri (yapı ruhsatında isimleri bulunan) sanıklar ..., ... ve ...'in sorumlu olduğu tespit edilmiş ise de; sanıkların gerekli evrak ve raporları temin etmeden usulsüz olarak yapı ruhsatı düzenlemeleri ve diğer tespit edilen bu hususlarda ihmalleri olduğu kabul edilse dahi bu eylemlerinin binanın yıkılmasına ve taksirle öldürme suçuna sebebebiyet vermeyeceği, bu eylemlerle binanın çökmesi arasında doğrudan illiyet bağının bulunmadığı sanıkların üzerilerine atılı söz konusu eylemlerin ruhsat tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı yasanın 228.maddesi uyarınca görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu suça ilişkin zamanaşımı süresinin 765 sayılı TCK nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıl olduğu ve isnat olunan görevi kötüye kullanma suçunun yapı ruhsatının 2004 yılında düzenlenmesi nedeniyle zaman aşımına uğradığı sonucuna varılarak sanıklar ..., ... ve ... hakkında, 765 sayılı TCK'nın 228/1, 102/4, 104/2. maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine; sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. maddelerine göre 36.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında ayrıca inşaat mühendisliği mesleğini yapmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A-Sanık ... hakkındaki düşme hükmüne yönelik, sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanığın 24.03.2004 tarihli yapı ruhsatı onaylayan Belediye Başkanı olduğu; yapı ruhsatının verildiği 2004 yılında yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediye Kanununa göre; Belediye Başkanının belediye teşkilatının en üst amiri olduğu, görevleri arasında belediye teşkilatını sevk ve idare etmek ve kanunda yazılı diğer görevlerinin bulunduğu anlaşılmakla; yapı ruhsatını düzenleyen kişinin Belediye fen işleri memuru sanık ... olduğu, ruhsatı kontrol eden kişinin Belediye fen işleri müdür vekili sanık ... Aldeşer olduğu; en son ruhsatı onaylayan ve mühürleyen kişinin ise Belediye Başkanı sanık ... olduğunun anlaşıldığı, ilgili imar mevzuatı gereği yapı ruhsatı ekinde bulunması gereken belgelerin olup olmadığını ve teknik elemanlarca yapılan tespitleri kontrol etmeden önüne gelen evrakları imzalayarak onaylayan sanığın, görevinin gereklerini yapmakta ihmal göstermesi nedeniyle, eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve anılan suçun da zamanaşımına uğradığı görülmekle, sanık ... hakkında düşme kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılama sonunda, sanık ... hakkında açılan davanın, suç tarihinden karar tarihine kadar süre içinde zamanaşımının dolduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece düşme karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafiinin sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, o yer Cumhuriyet savcısının sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA; B-Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ... ve ... hakkında verilen düşme hükümlerine yönelik, sanıklar ... ve ... müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ... müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; ... Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği tarafından düzenlenen Temmuz 2012 tarihli raporda; “deprem nedeni ile yıkılan binada iş aşaması ve sorumluluk ilişkilendirilmesi” adı altında tablo hazırlandığı, söz konusu binanın yapılış tarihi itibariyle, 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe tabi olduğu, binada kullanılan betonun yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı, beton içerisinde standart dışı agregaların mevcut olduğu, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında ve etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğunun ve bu yetersizlikler dolayısıyla proje müellifleri, yapı sahibi ve müteahhidinin, teknik uygulama sorumlusunun ve belediyenin ilgili birimlerinin sorumlu olduğunun belirtildiği, ayrıca binanın iş bitimi aşamasında biten bina inşaatının projeye uygunluğunun denetlenmediği, bu nedenle belediyenin teknik uygulama yetkililerinin sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, İnşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediyeler Kanunun “Belediyenin Vazifeleri” başlıklı 15.maddesinin 79.bendinde “İmar planlarının yapımı ve uygulanması ile yapıların inşaat ve iskan ruhsatı aşamasında, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğü sağlayıcı tedbirler alma” hükmünün yer aldığı, 24.03.2004 tarihli yapı ruhsatını düzenleyen kişinin Belediye fen işleri memuru sanık ... olduğu, ruhsatı kontrol eden kişinin Belediye fen işleri müdür vekili sanık ... olduğu; binanın sahibi ve müteahhitleri tarafından inşaatına başlanılacak yapının elektrik tesisat projesi, zemin etüd raporu ve statik hesap raporları olmadan yapı ruhsatı verilmesi ve inşaatın yapım aşamasında gerekli denetimlerin yapılmaması nedeniyle; 3194 sayılı İmar Kanunun “Ruhsat alma şartları” başlıklı 22. maddesindeki, “ Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge) mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir. Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir. Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.” hükmü ile aynı Kanunun 29. ve 30.maddelerindeki; "Yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılır. Bu durumda yeniden ruhsat alınması mecburidir. Başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır..." hükümlerine aykırı davrandıkları; binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında ve etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğu, beton içerisinde standart dışı agregaların mevcut olduğu, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, malzeme kalitesinde, binanın proje ve yapım aşamasında yetersizlikler olması ve elektrik tesisat projesi, zemin etüd raporu ve statik hesap raporları olmadan binaya ruhsat verilmesi sonucu binanın meydana gelen deprem nedeni ile yıkılmasında, sanıklar ... ve ...'nun objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olmalarına rağmen, İmar Kanununa, 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve dönem itibariyle bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davrandıkları, üzerilerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, mevcut sonucun gerçekleşmesinde etkili oldukları, bu nedenle meydana gelen ölümler bakımından sanıkların eyleminin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, görevi kötüye kullanma suçu bakımından değerlendirme yapılarak, suçun zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile sanıklar ... ve ... hakkında düşme kararları verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, ... Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, C- Sanıklar ..., ... ve ...'nın taksirle öldürme suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere yönelik, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'nin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'nin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, bu konuda ... Noterliğine ait 08.05.2002 tarih ve 2842 numara ile taahhütname vermiş olan sanık ...'nin, fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sanık ...'nin sorumlu olduğu, sanıklar ... ve ...'nın da söz konusu binanın sahibi ve müteahhidi olarak yapımından sorumlu oldukları halde, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerilerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduklarının kabul ve tespit edildiği olayda; 1-Depremde yıkılan ve 1.derecede deprem bölgesinde bulunan Akıncılar apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; karot numuneler üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyleri sonucunda elde edilen ortalama basınç dayanımı 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16 'yı sağlamayan beton kullanıldığının belirlendiği, beton içerisinde standart dışı büyüklükte agregaların mevcut olduğu, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; buna göre sanıklar ..., ... ve ...'nın yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanık ...'nin çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan, çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına karar verilmesi, 3-Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin mahkûmiyetine karar verilen her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, ... Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'nin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanıklar ..., ... ve ...'nın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde karar verildi.