12. Ceza Dairesi 2013/8508 E. , 2013/28284 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal etme,Kendisi ile yapılan haberleşmenin gizliliğini alenenifşa etme Hüküm : Beraat Haberleşmenin gizliliğini ihlal etme ve kendisi ile yapılan haberleşmenin gizliliğini alenen ifşa etme sanığın beraatine ilişkin hüküm, üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: İki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmeyeceği ve sını
**12. Ceza Dairesi 2013/8508 E. , 2013/28284 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Haberleşmenin gizliliğini ihlal etme,Kendisi ile yapılan haberleşmenin gizliliğini alenenifşa etme Hüküm : Beraat Haberleşmenin gizliliğini ihlal etme ve kendisi ile yapılan haberleşmenin gizliliğini alenen ifşa etme sanığın beraatine ilişkin hüküm, üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: İki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmeyeceği ve sınırlı bir dinleyici çevresi dışına çıkmayacağı yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, herhangi bir aracı vasıta olarak kullanmadan, yüz yüze gerçekleştirdikleri, ancak özel bir çaba gösterilerek duyulabilecek, aleni olmayan, söze dayalı, sesli düşünce açıklamalarının, konuşmanın tarafı olmayan kişi veya kişilerce, ilgilisinin rızası olmaksızın, elverişli bir aletle (sesli bir açıklamayı kuvvetlendirerek veya naklederek onu ses alanının dışına çıkartıp doğrudan doğruya algılanabilir hale getirmeye yarayan her türlü düzenekle) dinlenmesi veya akustik olarak tekrar dinlenebilmesi imkanını sağlayan bir aletle kaydedilmesinin TCK'nın 133/1. maddesinde; en az üç veya daha fazla kişinin, yüz yüze gerçekleştirdikleri, aleni olmayan, söze dayalı düşünce aktarımlarının, söyleşinin tarafı olan kişi veya kişilerce, ilgililerinin rızası olmaksızın, bir aletle kaydedilmesinin aynı Kanunun 133/2. maddesinde kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması başlığı altında suç olarak tanımlandığı, söyleşiden farklı olarak, iki kişi arasında da gerçekleşebilecek olan konuşmada, konuşan tarafların, aralarında geçen sözleri kaydetmesi, TCK'nın 133/1. maddesi kapsamında suç olarak tanımlanmamış olup, koşulları bulunduğu takdirde eylemin aynı Kanunun 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabileceği; elverişli bir aletle dinlenilen veya kaydedilen konuşma veya söyleşiden elde edilen bilgiler sayesinde kendi veya üçüncü kişi lehine, maddi ya da manevi yarar, yani; fayda veya avantaj sağlanması; bu bilgilerin, menfaat karşılığı olsun ya da olmasın, ilgilisi dışındaki kişi veya kişilere verilmesi ya da diğer kişilerin dolaylı olarak bilgi edinmelerinin temin edilmesinin TCK'nın 133/3. maddesinde ayrıca suç olarak tanımlandığı, hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 80. maddesi ile TCK'nın 133/3. maddesinde yapılan değişiklikle kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verilerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi eyleminin suç olarak düzenlendiği, Belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmemeleri gerektiği yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, gizliliği sağlamaya özen gösterip, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının; özel hayata ilişkin olsun ya da olmasın, başka kişi veya kişiler tarafından, özel bir çaba gösterilerek, doğrudan veya dolaylı şekilde (zarfı açılmadan ışığa tutulan mektupta olduğu gibi), okunmak veya dinlenmek suretiyle öğrenilmesi eyleminin TCK'nın 132/1-1. cümlesinde; anlaşılabilir olsun ya da olmasın, başkalarının haberleşme içeriklerinin kaydı, yani; yazı, ses, görüntü, özel işaretler gibi ortak sembollerin, başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; ses veya görüntünün, manyetik bant üzerine, yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, kopyasının alınması, elektronik iletinin taşınabilir belleğe veya CD'ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi eyleminin TCK'nın 132/1-2. cümlesinde haberleşmenin gizliliğini ihlal başlığı altında suç olarak tanımlandığı, bu madde kapsamında yer verilmeyen kişinin kendisiyle yapılan haberleşme içeriğini kaydetmesi eyleminin, koşulları bulunduğu takdirde, aynı Kanunun 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabileceği; haberleşme içeriklerinin, haberleşmenin muhatabı olan diğer kişi tarafından, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan aleni bir ortamda, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması eyleminin TCK'nın 132/3. maddesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirileceği, Görüldüğü üzere, kişilerin tarafı oldukları konuşma ve haberleşme içeriklerini kaydetmeleri TCK'nın 133/1. maddesi ve 132/1-2. cümlesi kapsamında suç olarak düzenlenmediği gibi, konuşmada, kişiler arasında vasıta bulunmaksızın iletişim gerçekleştiği halde, haberleşmede, elverişli bir ... sayesinde kişilerin iletişime geçtikleri, Bu açıklamalar ışığında, incelenen dosya içeriğine göre, katılan ...'nin, Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/83 esas numaralı dosyasında görülen davada, o dosyanın mağduru olan 1991 doğumlu ... aleyhine çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından yargılandığı, ırzına geçildiği iddiasında bulunan ve o davanın katılanı olan yaşı küçük mağdur ve ailesinin dosyada delil sıkıntısı olması nedeniyle, polis memuru ...'in, mağdur ile evlenmek isteyen ve İstanbul'da yaşayan sanık ...'la yaptığı telefon konuşması sırasında, mağdurun kızlığını bozduğunu, evlenilecek birisi olmadığını, bu kızdan vazgeçmesi gerektiğini beyan ettiği konuşmanın kaydedildiğini beyan ederek bu konuşmaya ilişkin CD'yi ağır ceza mahkemesine delil olarak verdikleri, daha sonra katılan ...'in kendisi ile yaptığı telefon konuşmasını kaydettiği ve ifşa ettiğinden bahisle sanık ... hakkında vekili aracılığıyla şikayetçi olduğu, bu kapsamda yapılan adli soruşturma kapsamında sanık hakkında dava açıldığı, sanığın aşamalı olarak yaptığı savunmasında, ırza geçme olayından haberdar olmadığı dönemde uzaktan akrabası olan Sümeyye ile evlenmek istediğini, ancak bu dönemde katılan ...'in kendisini arayarak sürekli hakaret ettiği, rahatsız ettiği, evleneceği kız hakkında kızlığını bozduğun beyan ettiği için kendi cep telefonunun kaydetme özelliğini kullanarak ikisi arasındaki konuşmaları kaydettiğini, daha sonra mağdur ve ailesinin kendisine gelerek bu konuşmaları vermesi için yalvardıklarını, kızın mağdur olmaması için ve adalete yardımcı olmak için konuşmaları mağdur ve ailesine verdiğini beyan etmesi şeklinde gelişen olayda, Sanıkla katılan arasındaki iletişimin, yüz yüze gerçekleşmemesi ve sanığın konuşmanın tarafı olması nedeniyle, TCK'nın 133/1-3. maddesindeki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun; sanığın tarafı olduğu telefon görüşmesini kaydetmesi nedeniyle TCK'nın 132/1-2. cümlesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği, Sanığın, haberleşme içeriğini kaydedip, bu kaydı içeren CD'yi, görülmekte olan dava dosyasına delil olarak vermesi biçimindeki eylemleri, TCK'nın 134/1-2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal ve aynı Kanunun 132/3. maddesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçları kapsamında değerlendirilebilir ise de, kişinin, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda, örneğin; kendisine karşı işlenmekte olan (cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suç söz konusu olduğunda ya da kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla, saldırıyı gerçekleştiren tarafın bilgisi ve rızası dışında, özel hayata ait bilgileri okuma, konuşma ve haberleşme içeriklerini veya özel hayata ilişkin ses ve görüntüleri dinleme, izleme ya da kaydetme, kişisel verileri kaydetme, ele geçirme ve yayma eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı gibi, esasen bu hallerde, kişinin hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket ettiğinden de söz edilemeyeceği kayda aldığı konuşmaları, mağdurun anne ve babasının verdiği ve onlar tarafından iddianın ispatlanması amacıyla ceza dava dosyasına sunduğu anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin anılan ifşa suçunu da oluşturmayacağı anlaşılmakla, Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, üst Cumhuriyet savcısının sübuta ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.