9. Ceza Dairesi 2023/4289 E. , 2024/1181 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1128 E., 2022/143 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci
**9. Ceza Dairesi 2023/4289 E. , 2024/1181 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1128 E., 2022/143 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2016 tarihli ve 2013/374 Esas, 2016/408 Karar sayılı kararı ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun'la değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci, dördüncü ve altıncı fıkraları ile aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca 16 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.04.2017 tarihli ve 2017/683 Esas, 2017/798 Karar sayılı kararıyla sanık ... müdafii ile katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüyle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılması ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun'la değişiklikten sonraki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.04.2017 tarihli ve 2017/683 Esas, 2017/798 Karar sayılı kararının sanık müdafiince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 23.05.2018 tarihli ve 2018/4822 Esas, 2018/3888 Karar sayılı kararı ile "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiri ile anılan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 08.04.2015 tarihli raporda, mağdura depresyon tanısı konularak ruh sağlığının bozulduğu belirtilmiş ise de, ruh sağlığındaki bozulma ile sanığın eylemi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığına ilişkin açıklama içermeyen ve içeriği itibariyle yetersiz olan rapora istinaden sanık hakkında 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanuna göre yapılan lehe kanun değerlendirmesi kapsamında TCK'nın 103/6. maddesi nazara alınıp buna göre karşılaştırma yapılarak hüküm kurulması" nedeniyle hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin iki ile dördüncü fıkraları uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2018/1934 Esas, 2019/332 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak, sanık ile müdafii, katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüyle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılması ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun'la değişiklikten sonraki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 43 ve 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2018/1934 Esas, 2019/332 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan mağdur vekilince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2019/7319 Esas, 2020/4160 Karar sayılı kararı ile "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak, Bölge Adliye Mahkemesince 28.04.2017 tarihinde çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 23.05.2018 tarihli ilamıyla, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından düzenlenen ruh sağlığındaki bozulma ile sanığın eylemi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığına ilişkin açıklama içermeyen ve içeriği itibarıyla yetersiz 08.04.2015 tarihli rapora istinaden lehe kanun değerlendirmesi yapılması gerekçesiyle hükmün bozulması sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince içerisinde adli tıp uzmanı bulunmaksızın dört tane çocuk, ergen ruh sağlığı ve hastalıkları anabilim dalı öğretim üyesinden oluşan ve heyet oluşumu yönünden yetersiz kurulca hazırlanan 29.01.2019 tarihli ek rapora istinaden uygulama koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 103/6. maddesinin tatbiki suretiyle lehe kanun değerlendirmesi yapılması karşısında mağdurun dava dosyası ile birlikte yeniden Hacettepe Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Ana Bilim Dalına sevk edilerek usulüne uygun şekilde içinde adli tıp uzmanı da bulunacak şekilde yeniden oluşturularak beş kişilik heyete sevk edilip ruh sağlığına ilişkin muayenesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlendikten sonra lehe kanun değerlendirilmesi yapılması gerekirken usule aykırı ek rapora dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de; Lehe aleyhe kanun değerlendirmesi yapıldığı sırada, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanundan önceki 5237 sayılı 103/1. maddesinin uygulanması halinde TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçelerde gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, olayın oluşumu ve cereyan tarzına uygun düşmeyen, kanun maddesindeki ifadeleri aynen tekrar ederek ve ayrıca maddede yer almayan gerekçelere de dayalı olarak temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle TCK'nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi ile hak ve nasafet kurallarına aykırı davranılması" nedeniyle hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin iki ile dördüncü fıkraları uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 6. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2020/1128 Esas, 2022/143 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak, sanık ile müdafii, katılan mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının kabulüyle beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılması ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun'la değişiklikten sonraki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Özetle, mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığına, bozma ilamının gereğinin yapılmadığına, eylemin cebir veya tehditle gerçekleşmediğine, zincirleme suç hükümlerinin şartlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına ve mahkumiyet hükmünün sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebepleri Özetle, takdiri indirim maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, daha da üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve sanık hakkındaki hükmün sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümde yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. IV.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 09.02.2022 tarihli ve 2020/1128 Esas, 2022/143 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi. ...