Başvuru, görevden çıkarma cezasıyla tecziyeye ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın ceza yargılamasında beraat kararı verilmesine rağmen yargılamanın karar verilmesine yer olmadığı şeklinde sonuçlandırıldığı ve uzun sürdüğü gerekçeleriyle makul sürede yargılanma hakkının, masumiyet karinesi ile maddi ve manevi varlığının korunması hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, görevden çıkarma cezasıyla tecziyeye ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın ceza yargılamasında beraat kararı verilmesine rağmen yargılamanın "karar verilmesine yer olmadığı" şeklinde sonuçlandırıldığı ve uzun sürdüğü gerekçeleriyle makul sürede yargılanma hakkının, masumiyet karinesi ile maddi ve manevi varlığının korunması hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 18/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/9/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 18/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 2/3/2016 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Türkiye Halk Bankası Balgat Şubesi müdürü olarak görev yapmakta iken görevden çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin Yüksek Disiplin Kurulu kararı ve bu kararın onaylanmasına ilişkin Yönetim Kurulu kararının iptali istemiyle Ankara İdare Mahkemesinde dava açmış, anılan Mahkeme 18/6/2002 tarihli ve E.2001/1568, K.2002/795 sayılı kararıyla davanın reddine karar vermiştir.Başvurucu tarafından temyiz edilen karar Danıştay Onikinci Dairesinin 30/3/2005 tarihli ve E.2003/145, K.2006/1111 sayılı kararıyla onanmış ise de bu karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusu üzerine aynı Dairenin 28/2/2006 tarihli ve E.2005/6224, K.2006/631 sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi, bu aşamada yürürlüğe giren 22/6/2006 tarihli ve 5525 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun uyarınca 13/12/2006 tarihli ve E.2006/2256, K.2006/3023 sayılı kararıyla dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.Başvurucu tarafından temyiz edilen karar Danıştay Onikinci Dairesinin 6/7/2007 tarihli ve E.2007/1913, K.2007/3479 sayılı kararıyla onanmış;bu karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusu, aynı Dairenin 20/10/2009 tarihli ve E.2008/51, K.2009/5580 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Diğer taraftan başvurucu hakkında görevi suistimal suçu nedeniyle açılan ceza davasında, Ankara Asliye Ceza Mahkemesi 24/12/2001 tarihli ve E.2001/670, K.2001/1208 sayılı kararıyla beraat etmiştir. Başvurucu, anılan kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini ifade etmiştir. Başvurucu 1/1/2010 tarihinde davanın makul sürede sonuçlandırılmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği ve haysiyet kırıcı davranışa (işkence yasağı) uğradığı iddialarıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurmuştur. AİHM, 1284 başvuruyu birleştirmiş ve başvuruları makul sürede yargılanma hakkı ile etkili başvuru hakkı şikâyeti kapsamında görmüş; Ayşe Durusoy ve diğerleri/Türkiye (k.k.), (B. No: 34600/04, 21/5/2013) kararıyla 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun uyarınca makul sürede yargılanma hakkına yönelik şikâyetlerin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, etkili başvuru hakkına yönelik şikâyetlerin ise açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Başvurucu 22/5/2013 tarihinde Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna (Komisyon) başvururak makul sürede yargılanma hakkının ve masumiyet karinesi ileyargı kararının icrası hakkının ihlal edildiği iddiaları çerçevesinde görevden çıkarma cezasının verildiği tarihten Danıştay Onikinci Dairesinin 20/10/2009 tarihli kararına kadar geçen süreye ilişkin maddi kayıplarının ve uğradığı manevi zarara karşılık 000 avronun tazminine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Komisyon 26/9/2013 tarihli ve 2013/922 sayılı kararı ile başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle -AİHM’in uzun yargılama konusundaki yerleşik içtihatlarını da dikkate alarak- başvurucuya 250 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle ödenmesine karar verilen tazminat tutarının yeterli olmadığını, yargı kararının uygulanmadığına yönelik olarak görevden ayrı kaldığı tarihten davanın sonuçlanmasına kadarki sürede uğradığı maddi zararına yönelik şikâyetinin ise karşılanmadığını belirterek Ankara Bölge İdari Mahkemesine itiraz başvurusu yapmış; Ankara Bölge İdare Mahkemesi Kurulu 20/12/2013 tarihli, İ.2013/222, K.2013/201 sayılı kararıyla makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle tazminine karar verilen tutarın hakkaniyete ve AİHM içtihatlarına uygun olduğuna, bunun dışındaki talepler yönünden karar verilmemesinin de 6384 sayılı Kanun'un ve maddesinin fıkrası uyarınca hukuka aykırı olmadığına karar vermiştir. Karar 24/1/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 18/2/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.B. İlgili Hukuk 6384 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Bu Kanunun amacı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış bazı başvuruların tazminat ödenmek suretiyle çözümüne dair esas ve usullerin belirlenmesidir.” 6384 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Bu Kanun;a) Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı,b) Mahkeme kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği,iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvuruları kapsar.…” 6384 sayılı Kanun’un maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Komisyona müracaat, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru tarihini ve numarasını gösteren resmi kayıt kabul mektubu, başvuru formu ve diğer ilgili bilgi ve belgelerle birlikte, müracaat edenin kimlik bilgilerini içeren imzalı bir dilekçeyle yapılır. (2) Başvuran, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Komisyona müracaat edebilir. Bu süre içinde müracaatta bulunmayanlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin münhasıran iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması gerekçesine dayanan kabul edilemezlik kararının kendilerine tebliğinden itibaren bir ay içinde de Komisyona müracaat edebilirler.” 6384 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Komisyon;a) Müracaat konusu başvurunun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince öngörülen iç hukuk yollarının tüketilmesi koşulu dışındaki diğer kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığını,b) Komisyona süresinde müracaat edilmediğini,c) Müracaat edenin hukuki menfaati olmadığını,ç) Müracaatın 2 nci madde kapsamına girmediğini,tespit ederse müracaatı reddeder.…” 6384 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Komisyon, müracaat hakkında dokuz ay içinde karar vermek zorundadır.(2) Komisyon, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını da gözetmek suretiyle müracaat konusunda gerekçeli olarak karar verir.(3) Komisyon kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi müracaata ilişkin diğer tüm belgelerle birlikte derhal itiraz merciine gönderilir. Bu itiraz öncelikli işlerden sayılarak üç ay içinde karara bağlanır. Mahkeme tarafından Komisyon kararı yerinde görülmezse işin esası hakkında karar verilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.(4) Ödenmesine karar verilen tazminat, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Bakanlık tarafından ödenir. Ödemeye ilişkin düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden, yapılacak işlemler harçlardan müstesnadır.” 6384 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Bu Kanun, 23/9/2012 tarihi itibarıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde kaydedilmiş başvurular hakkında uygulanır.…”