3. Hukuk Dairesi 2018/4773 E. , 2018/11614 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde 18/09/2008 tarihinde orman yangını çıkt…
**3. Hukuk Dairesi 2018/4773 E. , 2018/11614 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde 18/09/2008 tarihinde orman yangını çıktığını, yüksek gerilim tellerinin koptuğunu, kıvılcımlar oluştuğunu, davalıların sorumlu olduğunu, kamu davasının sürdüğünü ileri sürerek 427.405.03.-TL olay tarihinden yasal faizi ile müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar cevap dilekçelerinde zamanaşımının dolduğunu bildirmişlerdir. Mahkemece zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2014/9540 esas 2014/8361 karar sayılı 28/05/2014 tarihli ilamıyla; “...Belirtilen Yargısal inanç ve akademik değerlendirmeler ışığında; mahkemece, davalıların eyleminin aynı zamanda suç teşkil ettiği göz önüne alınarak, olaya uzamış ceza zamanaşımının uygulanması gerekirken, yazılı ve yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Söz konusu bozma ilamı uyarınca mahkemece; kesinleşen ceza mahkemesi kararında alınan bilirkişi raporunda yangının trafo merkezine uzaklığı nedeniyle elektrik iletkenin yangına sebebiyet veremeyeceği, elektrik direklerinin ve tesisin korunmasından, bakım eksikliğinden doğan zarara dair bir belirtinin elde edilemediği, yangından dolayı direklerin devrilerek elektrik hattının koptuğu, anlaşılmış olup, davalı kuruma ait elektrik telleri ve meydana gelen yangın arasında illiyet bağı bulunmadığından, davalıların kusursuz olarak sorumlulukları bulunmaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; elektrik enerjisi dağıtım hattından kaynaklandığı iddia olunan yangın nedeniyle, maddi zararın tazminine ilişkin bulunmaktadır. 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Yasası’nın 69’uncu ve önceki 818 sayılı Borçlar Yasası’nın 58’inci maddelerinde “bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikleri, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden” sorumlu ve bir kusurları söz konusu olmaksızın “doğan zararı gidermekle yükümlü” tutulmuşlardır. Bu sorumluluğa öğretide “kusursuz sorumluluk” veya daha geniş tanımıyla “kusura dayanmayan nesnel sebep sorumluluğu” denilmektedir. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi ) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir.