T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/326 KARAR NO : 2025/1440 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27.09.2022 NUMARASI : 2015/177 Esas 2022/781 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 16.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16.10.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.09.2022 tarih 2015/177 Esas 2022/781 Karar sayılı k…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/326 KARAR NO : 2025/1440 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27.09.2022 NUMARASI : 2015/177 Esas 2022/781 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 16.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16.10.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.09.2022 tarih 2015/177 Esas 2022/781 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacı bankanın Karşıyaka Şubesi hesaplarına bağlı olarak davalı ...'a ait iş yerine hesap açtırıldığını ve kart ile işlem yapılmasını teminen pos cihazı tahsis edilerek üye iş yeri sözleşmesinin imzalandığını, pos cihazının 23/08/2014 tarihinden itibaren kullanıma açıldığını, bu cihazdan 04/09/2014 - 14/09/2014 tarihine kadar 43 işlemde toplam 141.457,00-TL ciro gerçekleştirildiğini, kısa süre içerisinde yüksek tutarlı işlemler yapılması, hesaba geçen tutarların ertesi gün çekilmesi ve firma tarafından sunulan faturaların gerçek işlemlere ait olmadığı yönünde kanaat oluşması sebebiyle bu firma ile pos çalışmasının 24/09/2014 tarihinde sonlandırıldığını, ardından bu işlemlerle ilgili harcama itirazlarının gelmeye başladığını, yapılan işlemler incelendiğinde pos cihazının bankanın bilgisi dışında ve üye iş yeri sözleşmesi yükümlükleri yerine getirilmeden Antalya adresine taşındığının belirlendiğini, davalı ...’ın diğer davalılar ile danışıklı şekilde hareket ederek temin ettiği kredi kartları ile fiktif işlemler yaptığını, sonrasında ise bu işlemlere kart hamilleri tarafından gerçek dışı harcama itirazlarının yapıldığını, kart hamillerine toplam 47.000,00-TL ödeme yapıldığını, 19.800,00-TL yönünden itiraz sürecinin devam ettiğini, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/19171 sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu, belirterek, kart hamillerine ödenen toplam 47.000,00-TL’nin işlem tarihinden itibaren işleyecek % 24,24 temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, henüz ödenmeyen ve harcama itiraz süreci devam eden 19.800,00-TL yönünden davalılara borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 19.800,00-TL'ye ilişkin olarak; davacı banka tarafından davalı ...'ya ait kredi kartına chargeback kapsamında 05/09/2014 tarihinde 10.000,00-TL ödeme ve ...’a ait kredi kartına 06/09/2014 tarihinde 4.800,00-TL ödeme yapıldığı, davanın 06.02.2015 tarihinde açıldığı, davadan önce yapılmış 14.800,00-TL tutarında ödeme var iken dava menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı, borcu olmadığı halde ödediği paranın geri alınması için istirdat davası açabileceği, kalan 5.000,00 TL'lik kısmı yönünden ise davalı ...'in ... Bankası A.Ş.'ye ait kredi kartı ile pos cihazından 25/10/2014 tarihinde 5.000,00-TL tutarında çekim yapıldığı, davalı ...'ın davacı bankaya yazdığı 03/10/2014 tarihli yazı (talimat) ile; “bu tutarlara karşılık mal ve hizmet veremediğini, bu tutarların kredi karta iadesi ile hesabına borç yazılmasını” bildirdiği ve istediği davacı banka tarafından ödeme gerçekleştirilmediği, ceza yargılaması sonucunda davalı ...'in beraatine karar verildiği, bu davalının eyleminin ... Bank’a karşı olduğu, davacı bankaya yönelik bir işleminin olmadığı, davacı bankanın bu davalı yönünden sorumluluk riskinin doğmadığı 47.000,00 TL'ye ilişkin olarak; davalı ... yönünden; bu davalının ... Bankası A.Ş.'na ait kredi kartı ile 20/09/2014 tarihinde 15.000,00-TL tutarında, 24/09/2014 tarihinde 10.000,00-TL tutarında para çekildiği, bu işlemlere karşılık davalı .../... tarafından “20/09/2014 tarihli ve A-19 numaralı kredi kartı ile tahsilat” açıklaması ile 15.000,00-TL bedelli; “24/09/2014 tarihli ve A-45 numaralı kredi kartı ile tahsilat” açıklaması ile 10.000,00-TL bedelli faturaların düzenlendiği, davalı .../... davacı bankaya yazdığı 03/10/2014 tarihli yazı (talimat) ile; “bu faturalara karşılık mal ve hizmet veremediğini, bu tutarların kredi kartı hamiline iadesini ve kendi hesabına borç yazılmasını” bildirmiş ve istediği, kredi kart hamili bankanın chargeback isteği ile 15.000,00-TL 20/10/2014 tarihinde ilgili bankaya ödendiği, ceza dosyasında bu davalı sanık sıfatıyla yargılanmış ve ve yargılama sonunda “suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine” karar verildiği, bu davalı ile ilgili olarak İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin 24/01/2019 tarihli, 2018/2454 Esas ve 2019/123 Karar sayılı kararında; “kart sahibi sanıkların olaydan haberdar olmadıklarının kabulü ile verilen beraat kararına karşı istinaf başvuruları esastan reddedildiğinden bu kararlar kesinleştiğinin belirtildiği, Hukuk mahkemesi hakimi ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararı ile bağlı olmadığı, davalının ceza mahkemesinde verdiği ifadesinde; “kredi kartının eşi ...’da olduğunu, eşinin kendi adına ticaret yaptığını, onlardan haberdar olmadığını, ortak iş yaptıklarını, kredi kartından yapılan harcamaları kontrol etmediğini” belirtiği, davalının, ... Bankası Isparta şubesi ile düzenlediği 14/01/2014 tarihli bankacılık hizmetleri sözleşmesinin F.G.1, 3, 4, 5, 8, 9. maddelerinde kart sahibinin tahsis edilen kartın sözleşme hükümlerine uygun şekilde kullanılacağı, kart bilgilerinin güvenli şekilde korunacağı, başkaları tarafından kullanılmasına engel olunacak şekilde önlemlerin alınacağı, kart kullanımından doğan sorumluluğun kart sahibine ait olacağı, kartın başkasına kullandırılmasının yasak olduğu ve aksi durumda oluşacak zarardan kart sahibinin sorumlu olacağı yönünde düzenleme ve yükümlülüklere yer verildiği, diğer yandan 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 15. maddesinde kart kullanımına ilişkin yükümlülükler, 16. maddesinde ise bildirim zorunluluğu düzenlendiği, bu düzenlemelere göre kart kullanımından doğan sorumluluk sözleşmenin imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren kart hamiline ait olup, kart hamili kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasını engel olacak şekilde önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşa derhal haber vermek zorunda olduğu, somut olayda; davalı ..., kendisine tahsis edilen kartı eşine vermekle anılan sözleşme hükümlerine aykırı davrandığından, oluşan banka zararından sorumlu olduğu, benimsenen ek raporda bu davalı yönünden sorumlu olduğu asıl alacak miktarı 15.000,00 TL olarak belirlendiği, davalı ... yönünden; bu davalının ... Bankası A.Ş.'ye ait kredi kartı ile 08/09/2014 tarihinde 10.000.00-TL tutarında, 18/09/2014 tarihinde 12.000.00-TL tutarında para çekildiği, bu işlemlere karşılık davalı .../... tarafından “08/09/2014 tarihli ve A-17 numaralı kredi kartı ile tahsilat” açıklaması ile 10.000.00-TL bedelli, “18/09/2014 tarihli ve A-18 numaralı kredi kartı ile tahsilat” açıklaması ile 12.000.00-TL bedelli faturaların düzenlendiği, davalı .../... davacı bankaya yazdığı 03/10/2014 tarihli yazı (talimat) ile; “bu tutarlara karşılık mal ve hizmet veremediğini, bu tutarların kredi kartı hamiline iadesini ve kendi hesabına borç yazılmasını” bildirmiş ve istediği, kredi kart hamili bankanın chargeback isteği ile 22.000.00-TL 01/11/2014 tarihinde ilgili bankaya ödendiği, ceza dosyasında bu davalı sanık sıfatıyla yargılanmış ve ve yargılama sonunda “suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine” karar verildiği, kararın 30/10/2018 tarihinde kesinleştiği, Hukuk mahkemesi hakimi ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararı ile bağlı olmadığı, davalı ceza mahkemesinde verdiği ifadesinde; “kendisinin kredi kartı olduğunu, kartı eniştesi olan ...'ın kullandığını, ihtiyacı olduğu için istediğini kendisinin de verdiğini, çünkü ihtiyacı olduğunda onun da kredi kartını kendisine verdiğini, ne harcama yaptığını bilmediğini, ödeme yapıp yapmadığını bilmediğini” belirttiği, davalının, ... Bankası A.Ş. ile düzenlediği sözleşmenin 9. maddesinde tahsis edilen kredi kartının ve şifresinin sorumluluğunun kart hamiline ait olduğu yönünde düzenleme ve yükümlülüklere yer verildiği, diğer yandan 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 15. maddesinde kart kullanımına ilişkin yükümlülükler, 16. maddesinde ise bildirim zorunluluğu düzenlendiği, bu düzenlemelere göre; kart kullanımından doğan sorumluluk sözleşmenin imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren kart hamiline ait olup, kart hamili kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasını engel olacak şekilde önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşa derhal haber vermek zorunda olduğu, somut olayda; davalı, kendisine tahsis edilen kartı eniştesi ...'a vermekle anılan sözleşme ve yasa hükümlerine aykırı davrandığından, oluşan banka zararından sorumlu olduğu, benimsenen ek raporda bu davalı yönünden sorumlu olduğu asıl alacak miktarı 22.000,00 TL olarak belirlendiği, Davalı ... yönünden; bu davalının ... Bankası A.Ş.'ye ait kredi kartı ile 17/09/2014 tarihinde 10.000.00-TL tutarında, 08/10/2014 tarihinde 10.000.00-TL tutarında, 09/10/2014 tarihinde 10.000.00-TL tutarında olmak üzere toplam 30.000.00-TL tutarında pos cihazından çekim yapıldığı, işlemlere karşılık davalı .../... tarafından “20/09/2014 tarihli ve A-22 numaralı kredi kartı ile tahsilat” açıklaması ile 10.000.00-TL bedelli faturanın düzenlendiği, davalı ..., 17/11/2014 tarihinde kart hamili ... Bankası’na başvurarak “09/10/2014 tarihli kredi kartından yapılan 10.000,00-TL harcamanın iadesi” isteğinde bulunduğu, Ayrıca davalı .../..., davacı bankaya yazdığı 03/10/2014 tarihli yazı (talimat) ile; “17/09/2014 tarihli 10.000,00-TL bedelli ve 09/10/2014 tarihli 10.000,00-TL bedelli harcamalarla ilgili olarak; bu tutarlara karşılık mal ve hizmet veremediğini, bu tutarların kredi kartı hamiline iadesini, kendi hesabına borç yazılmasını” bildirmiş ve istediği, kredi kart hamili bankanın chargeback isteği ile 10.000,00-TL 19/11/2014 tarihinde ilgili bankaya ödenmiştir. Kart sahipleri konumunda olan davalı ... yapılan harcamaları fark ettiğinde kart veren bankaya itirazda bulunduğu, banka da bu durumu işyeri bankası olan davacı bankaya bildirerek davacı bankadan kart hamiline ait ne gibi bir mal/hizmet sunulduğunu yönünde belge isteğinde bulunduğu, davalı .../...’ın davacı bankaya bu konuda hiçbir belge sunamaması üzerine davacı banka tarafından bu harcama bedeli olarak gözüken miktar kart sahibi olan davalı ....’ya iade edildiği, işlemlerin kısa aralıklarla ve yüksek miktarlı olarak gerçekleştirilmiş olması, pos cihazının sözleşme yapılan ilin dışında Antalya’da kullanılmış olması, alış verişin belgelenememiş bulunması nedeniyle davalı ...’nun davacı banka zararından sorumlu olduğu, davalının, ... Bankası ile düzenlediği kredi kartı üyelik sözleşmesinin 9. maddesinde kart numarası ve şifresinin kart hamili dışındaki kişiler tarafından kullanılmasının yasak olduğu, aksi durunda doğacak her türlü zarardan kart sahibinin sorumlu olacağı yönünde düzenleme ve yükümlülüklere yer verildiği, diğer yandan 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 15. maddesinde kart kullanımına ilişkin yükümlülükler, 16. maddesinde ise bildirim zorunluluğu düzenlendiği, Bu düzenlemelere göre; kart kullanımından doğan sorumluluk sözleşmenin imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren kart hamiline ait olup, kart hamili kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasını engel olacak şekilde önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşa derhal haber vermek zorunda olduğu, nitekim ceza yargılaması sonucunda da bu davalının, davacı bankaya yönelik dolandırıcılık suçunu işlediği hususunun sabit görülerek cezalandırılmasına karar verildiği, verilen karar kesinleştiği, bilirkişi incelemesi sonucunda bu davalının davacı bankaya 10.000.00-TL'si asıl alacak, 531,94 TL'si faiz, 26,60 TL'si gider vergisi olmak üzere toplam 10.558.54-TL borcunun bulunduğu, somut olayda; davalı ... anılan sözleşme ve yasa hükümlerine aykırı davrandığından, oluşan banka zararından sorumlu olduğu, Benimsenen ek raporda bu davalı yönünden sorumlu olduğu asıl alacak miktarı 10.000,00-TL olarak belirlendiği, Davalı .../... yönünden; üye iş yeri sözleşmesinin bu davalı ile davacı banka arasında imzalandığı, davalı bu davalıya 23/08/2014 tarihinde davacı banka tarafından, 27/08/2014 tarihinde de dava dışı ... A.Ş. tarafından pos cihazlarının tahsis edildiği, ceza mahkemesinin mahkumiyet gerekçesinde bu davalı ile ilgili olarak; “…müdahil bankalardan ...bank ve ... A.Ş.’yi dolandırmak kastı bulunan sanık ...’in bu amaçla diğer ..., ... ve ... isimli sanıklarla işbirliği yaptığı, diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...’un ise olan bitenden haberi olmadıkları, daha sonra sanık ...’ın, eşi sanık ... ve baldızı sanık ...’dan, sanık ...’ın ise arkadaşları sanık ... ve sanık ...’dan değişik bahanelerle elde ettikleri banka kartlarına bir miktar yükleme yapıp önce kartların limitlerini yükselttikleri, akabinde de sanık ...’in bahsi geçen işyerindeki pos cihazında bu kartları kullandıkları…, pos cihazı işlemlerinden 6 adedinin kısa aralıklarla ve yüksek miktarlı olarak gerçekleştirilmiş olmasının yanında cihazın sözleşme yapılan ilin dışında kullanılmış olması, keza sanıkların alışverişi hiçbir surette belgelenememiş oluşu gibi tüm bu hususlar birlikte gözetildiğinde sanıklar ..., ... , ... ve ...’nın müdahil bankalar ...bank ve ... A.Ş bankasına yönelik dolandırıcılık suçunu işledikleri, dolandırıcılığın nitelikli olduğu,…vs” hususlarına değinildiği, davalı ...’ın davacı bankaya işlemlere ilişkin hiçbir belge sunamadığı, davacı bankanın harcama bedeli olarak gözüken miktarlardaki parayı kart sahipleri olan ..., ..., ..., ... ve ...’nün hesaplarına iade etmek durumunda kaldığı, özetle; davalı ...’ın iş yerine davacı banka tarafından tahsis edilen pos cihazından 04/09/2014-14/09/2014 tarih aralığında 43 adet işlem için toplam 141.457.00-TL tutarlı işlem yapıldığı, bu işlemlerden davacı bankanın harcama bedeli olarak gözüken 47.000.00-TL’yi chargeback sistemi çalıştırılmak suretiyle kart hamillerinin (..., ..., ..., ... ve ...’nün) bankalarına ödediği, dava konusu kredi kartı işlemleri ile mal ya da hizmet alımının amaçlanmadığı, başkasını finanse etmek amacı ile nakde yönelik işlemler yapıldığı, bu suretle kredi kartı ile nakit çekilmesinin masraflarından (komisyonundan) kurtulmak istendiği, ayrıca işlemlerin tamamının davacı bankada yapılmayıp, başka bankada da yapılması ve kredi kartlarını kullandıran bankanın bu işlemlere itiraz etmesi (chargeback-ters ibraz) sonucunda 47.000,00 TL’nin davacı bankadan ilgili banka tarafından tahsil edildiği, davalı ...'ın davacı banka ile imzaladığı üye iş yeri sözleşmesinin 12, 15 ve 24. maddelerine aykırı işlem yaptığı, üye iş yeri sahibi davalı ...’ın bilirkişi raporunda 47.000,00-TL asıl alacak, 3.069,74-TL işlemiş faiz, 153,50-TL vergi olmak üzere davacı bankaya olan sorumluluğunun toplam 50.223,24-TL olduğu, belirtilerek; Davacının, 14.800,00 TL’ye ilişkin olarak davalılar ..., ... ve ... hakkında açtığı menfi tespit davasının hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Davacının 5.000,00 TL’ye ilişkin olarak davalılar ... ve ... hakkında açtığı menfi tespit davasının esastan reddine, Davacının, 47.000,00 TL’ye ilişkin olarak davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında açtığı istirdat davasının davalılar ..., ... ve ... yönünden tam, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile;10.000,00 TL’nin 19/11/2014 tarihindan itibaren işletilecek yıllık % 24,24 oranında faizi ile birlikte (tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile) davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,15.000,00 TL’nin 20/10/2014 tarihindan itibaren işletilecek yıllık % 24,24 oranında faizi ile birlikte (tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile) davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,22.000,00 TL’nin 01/11/2014 tarihindan itibaren işletilecek yıllık % 24,24 oranında faizi ile birlikte (tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile) davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, Davacının davalı ... yönünden fazlaya ilişkin isteğinin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalılar ... ve ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, tüm davalılar müştereken ve müteselsilen tam tutardan sorumlu olduğunu, davalıların müşterek eylemlerinin bulunduğunu, istirdat talebi yönünden davalıların yalnızca kısmi tutarlardan sorumlu tutulması hakkaniyete aykırı olduğunu, menfi tespite konu şüpheli işlemlerin 04/09/2014 - 14/09/2014 tarihleri arasında gerçekleşmiş olup ... bankasınca yapılan işlem tarihlerinin 05/09/2014 ile 06/09/2014 olduğu bildirildiğini, 05/09/2014 ve 06/09/2014 tarihlerinde müvekkil bankaca iade işleminin (chargeback) yapılmış olması mümkün olmadığını, davanın açıldığı tarih itibariyle davalılar ..., ... ve ... yönünden iade (chargeback) süreci henüz tamamlanmadığını, salt kart hamilinin bankası tarafından kart hamiline iade işlemi yapılmamış olması müvekkil bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, davanın 66.800,00-TL harca esas değer üzerinden açılmış olup hükmün ve vekalet ücretinin tam tutar üzerinden hesaplanarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kararının gerekçe kısmında davalı ... yönünden davanın tam kabulüne karar verildiğinden kararın hüküm kısmı da bu yönde tavzih edilmesi gerektiğini, davalılar ... ve ... yönünden aleyhe vekalet ücreti hükmedilmeyeceğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, ceza mahkemesinde yapılan yargılamada davalıların beraatlerine karar verildiğini, yapılan harcama neticesinde asıl zarara uğrayan kişinin davalılar olduğunu, davacı bankaya karşı herhangi bir zarar verme kastı olmadığını, davaya konu olayda tek sorumlunun pos cihazı sahibi ve açıkça zarar verme kastıyla hareket eden diğer davalı Bilal Akkan olduğunu, belirterek; kararın kaldırlmsını talep eetmiştir. GEREKÇE : Dava, davacı bankanın chargeback işlemleri nedeniyle kart hamile ödediği harcama bedeli nedeniyle menfi tespit ve davalılardan tahsiline yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın menfi tespit istemi yönünden hukuki yarar yokluğu ve esastan reddine, tazminat istemi yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. Toplanan tüm bu deliller ile açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların kusur ve sorumluluğunun mutat bankacılık uyğulamaları ile ilgili mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, Hukuk mahkemesi hakimin zarar verenin kusurunun olup olmadığı, hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleri ve verilen beraat kararıyla bağlı olamadığı gibi ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı ile de bağlı olmamasına, davacı bankanın davalı ...’ın iş yerine banka tarafından tahsis edilen pos cihazından yapılan dava konusu işlemlerden harcama bedeli olarak gözüken bedelleri chargeback sistemi çalıştırılmak suretiyle kart hamillerinin bankalarına ödemek zorunda kalmasına, dava konusu kredi kartı işlemleri ile mal ya da hizmet alımının amaçlanmayıp başkasını finanse etmek amacı ile nakde yönelik işlemler yapıldığının tespit edilmesine, gerek iş yeri sahibi gerekse kart hamili davalılar ..., ..., ve ...’nün kredi kartı üyelik sözleşmesi ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nundan kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı davranışları ile her birinin kendi kredi kartı ile gerçekleştirilen tutarlar üzerinden davalı iş yeri sahibi davalı ... ile birlikte sorumlu olduklarının tespit edilmesine, menfi tespit istemine konu 19.800,00-TL alacak yönünde ise davalılara dava tarihiden önce ödeme yapılmış olması nedeni ile davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararın bulunmamasına, bakiye 5.000,00-TL yönünden ise davacı davacı bankanın sorumluluk riskinin doğmamış olmasına, istirdat istemine yönelik talep yönünden red edilecek miktar bulunmadığından hüküm fıkrasında davalı ... yönünden yapılan maddi hatanın sonuca etkili olmamasına, kabul edilen dava değeri, haklılık oranı ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ile davalılar ... ve ...'ın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN AYRI AYRI REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar ... ve ... yönünden istinaf karar harcı olan 3.210,57-TL'den peşin alınan 802,64-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.407,93-TL harcın davalılar ... ve ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ve davalılar ... ve ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.