2. Hukuk Dairesi 2013/12733 E. , 2013/28364 K. MAHKEMESİ :Bakırköy 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :29.1.2013 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece; 4.12.2012 tarihli oturumda tarafların anlaşma ihtimalleri olduğundan bahisle süre talep etmeleri üzerine, bu yönde taraflara süre verilmesine karar verilerek, duruşma bu sebeple 14…
**2. Hukuk Dairesi 2013/12733 E. , 2013/28364 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Bakırköy 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :29.1.2013 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece; 4.12.2012 tarihli oturumda tarafların anlaşma ihtimalleri olduğundan bahisle süre talep etmeleri üzerine, bu yönde taraflara süre verilmesine karar verilerek, duruşma bu sebeple 14.12.2012 gününe bırakılmış, bu tarihli oturuma davacı ve vekili gelmemiş, duruşmaya gelen davalı vekili "davayı takip edeceklerini" bildirmiştir. Bunun üzerine mahkemece, aynı oturumda alınan ara kararları gereğinin yerine getirilmesi için duruşmanın 29.1.2013 gününe bırakılmasına karar verilmiş, duruşmanın bırakıldığı bu gün ise davalı vekili gelmemiş, davacı vekili ise mazeret bildirmiş, bu mazeret mahkemece kabul edilmeyerek, aynı oturumda duruşmaya son verilip, dava esastan karara bağlanmıştır. Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir (HMK.m.150/1). Tarafların davet edildikleri duruşma sözlü yargılama ve hüküm için olsa bile, bu durum değişmez. Başka bir ifade ile taraflar sözlü yargılama ve hüküm için belirlenen günde duruşmaya gelmemek suretiyle davayı takipsiz bırakabilirler. Hukuk Muhakemeleri Kanunnuun 186/1. maddesi uyarınca "taraflara çıkarılacak davetiyede belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmaları gereğine işaret edilmesi, hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususunun bildirilmesi", aynı Yasanın 150/1. maddesindeki düzenlemeyi bertaraf etmez. Çünkü, dava tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir konuya ilişkindir ve tasarruf yetkisi, dava karara bağlanıncaya kadar devam eder. Bu yetki, hangi safhada olursa olsun davayı takipsiz bırakma yetkisini de ihtiva eder. Sözlü yargılama ve hüküm için belirlenen günde hazır bulunanın "davayı takip edeceğini" bildirmesi halinde, gelmeyenin yokluğunda hüküm verilebileceğini ifadeye matuftur. Yoksa tarafların hiç biri gelmezse davanın esası hakkında hüküm verilebileceği şeklinde bir yoruma sözü edilen hüküm elveriyli değildir. Bu bakımdan dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.12.2013 (Salı)