Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; şirket ile ilgili olarak, evrak üzerinde yapılacak inceleme ile İİK 287. Maddesi kapsamında 3 aylık geçici mühlet verilmesini, müvekkili tarafından keşide edilen çeklerin karşılıklarının zamanında ödenememesi halinde karşılıksızdır kaşesi vurulması sonucunda ortaya çıkacak %10 miktarındaki çek tazminatı maliyetinin Konkordato Projesinin sağlıklı bir şekilde uygulanmasına engel olabileceği dc gözetilerek. İİK 287.maddesi çerçevesinde müvekkili tarafından k
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 22/08/2001 tarihinde kurulmuş olup, kuruluşunun 27/08/2001 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, 12.800.000,00 TL sermayeli tek ortaklı bir şirket olduğunu, şirketin, bina ve bina dışı yapıların elektrik tesisatı, kablolu televizyon ve internet ağı tesisatı ile konut tipi antenler vb. kurulumu ile her türlü elektrik elektronik sanayi makinaları kontrol sistemlerinin imalatını gerçekleştirmek amacını taşıdığını, yapılan hizmetler neticesinde müşterilerinden çek alarak bu çekler karşılığında bankalardan kredi kullanmak suretiyle faaliyetini sürdürürken inşaat sektöründeki firmaların nakit sıkıntı yaşamaları, bankalardan aldıkları kredileri ödeyememeleri üzerine bankaların inşaat sektöründeki firmalara kredi vermediğini ve şirketin de müşterilerden aldığı yüksek meblağlı ve uzun vadeli çekler karşılığında kredi talebinde bulunmasına rağmen bu talebinin olumsuz sonuçlandığını, bu durumun şirketin mali durumunu doğrudan etkilediğini belirterek ayrıntılı bir şekilde mali krizin içine düşme nedenlerinin açıklandığı ve zarar halinde bulunan şirketin borçlarını ödeyemez hale geldiğini ve rayiç değer ara bilançosuna göre TTK 376/3 maddesinde belirtildiği gibi aktiflerin, şirket pasiflerinden daha az olması, başka bir deyişle borca batıklığın söz konusu olmamakla birlikte net çalışma sermayesi eksiğinin bulunması nedeniyle ilave tedbirler olmadan bu sıkıntının aşılamayacağının anlaşıldığını, şirketin konkordatoya tabi alacaklıları ile 5 yıl vadeye anlaşarak konkordatonun tasdiki tarihinden itibaren ilk yıl ödemesiz, kalanını da taksitlerle garameten ödemek istediğini, buna göre projenin vade konkordatosu niteliğinde bulunduğunu belirterek İİK 287.maddesi uyarınca 3 aylık geçici mühlet verilmesine, geçici konkordato komiseri atanmasına, yasal gerekli önlemlerin alınmasına karar verilmesini talep etmiş ve dilekçesi ekinde İİK 286.maddesinde belirtilen belgeleri ibraz ettiği anlaşılmıştır.GEREKÇE / Davacının, İİK 285. maddesi ve devamı maddeleri çerçevesinde konkordatonun tasdikine ilişkin bu davada 17/07/2018 tarihli kararla, bu tarihten başlamak üzere 3 aylık geçici mühlet verilmiş ve geçici konkordato komiser heyeti tayin edilerek komiser heyetine yasada tanımlanan görevlerin ifası verilmiş, karar İİK 287.maddesi çerçevesinde tanımlandığı şekilde ilan edilmiş ve gerekli kurumlara bildirilmiştir.İİK 287.maddesi uyarınca geçici mühlet kararıyla birlikte atanan geçici komiser heyeti gerekli incelemelerini yapmak suretiyle konkordatonun başarıya ulaşıp ulaşamayacağı konusunda düzenledikleri raporda, konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin olmadığı ve rayiç değer bilançosuna göre davacı şirketin 28.886.655,03 TL miktarında borca batık olduğunun açıklanması karşısında mahkememizce ... E- ...K sayılı 27/09/2018 tarihli kararla, davacı yararına 17/07/2018 tarihinden itibaren verilen 3 ay geçici mühletin kaldırılmasına, geçici komiser heyetinin görevine son verilmesine ve davacı şirketin rayiç değer bilançosuna göre borca batık olması sebebiyle 27/09/2018 tarihi itibariyle iflasına karar verilmiştir. Kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 21/03/2019 tarihli kararıyla ".... Mahkemece, davacı tarafa 21.09.2018 tarihli konkordato komiseri nihai raporu ile diğer bilirkişi raporları tebliğ edilip, rapora karşı beyan ve itirazda bulunma hakkı verilmeyerek davacı tarafın savunma hakkı kısıtlanmıştır.Bu durumda, mahkemece alınan komiserler heyeti raporuna karşı beyan ve itirazlarını bildirmesi için davacıya süre verilmesi gerekirken doğrudan kararda yazılı gerekçeler ile davacının savunma hakkının kısıtlanarak davacıya istediği süre verilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi HMK'nın 27. Maddesine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Bu konuda ki davacının istinaf başvurunun kabulü ile, HMK 353.1.a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, komiser heyeti raporuna karşı beyanda bulunması için davacı vekiline uygun süre verildikten sonra sunulacak beyan ve itirazlar çerçevesinde karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine ve mahkememizin kararın HMK 353/1a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına..." denildiği ve kararın kesin olması nedeniyle mahkememizce dosyanın yeniden esasa kaydedilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.