Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin gıda pazarlaması alanında faaliyet gösterdiğini, davacı tarafından davalıya gıda ---- satışı yapıldığını, davacının bu satış nedeniyle ---- alacağı bulunduğunu, davalıya ait cari hesap ekstresi, ----- dosyasından icra takibine konu edildiğini, davalı tarafından işbu icra takip dosyasına itiraz edildiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, buna ilaveten, davalının----- dosyasına yapmış olduğu itiraz üzerine, davacı tarafından davalıya ait çek
davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilen hizmet sözleşmesinde düzenlenen rekabet yasağı maddesinin ihlalinden kaynaklandığını, ihlalin hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra gerçekleştiğini, bu durumun TBK m.444-447 kapsamında değerlendirildiğini, bu kapsamda yer alan davaların ise TTK m.4/l-c gereği mutlak ticari dava olduğunu, davalının davacı şirket nezdinde 06.05.2010 tarihinden hizmet akdinin kendisi tarafından herhangi bir haklı nedene dayanmaksızın sona erdirildiği tarih olan 31.07.2015 tarihine kadar çalıştığını, davalının ısıtma ve soğutma alanında klima ve kombi sektöründe faaliyet gösteren davacı şirketin AR-GE departmanında ilk olarak proje müdürü, sonrasında ürün yönetimi departmanında ürün müdürü olarak çalıştığını, 02.07.2015 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile herhangi bir haklı sebep olmaksızın 31.07.2015 tarihi itibariyle istifa ederek işten ayrıldığını, TBK m.444'de rekabet yasağının düzenlendiğini, davacı şirket ile akdedilmiş olan hizmet sözleşmesinin 10. maddesinde yer alan rekabet yasağının ihlal edildiğini, ilgili maddede, "ÇALIŞAN iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanununda sayılan hakli nedenlere dayanmaksızın kendisi tarafından sona erdirilmesinden veya iş Kanununda belirtilen kriterlere uygun olarak geçerli veya haklı nedenlerle ... tarafından sona erdirilmesinden itibaren, iş sözleşmesi belirli süreli ise sürenin hitamından itibaren 6 (altı) ay müddetle Manisa, İstanbul, Bilecik, Düzce, Sakarya illeri sınırları içinde ... ile aynı konuda iştigal eden başka bir rakip işyerinde her ne ad ve unvan altında olursa olsun hizmet akdi ile veya danışman veya benzeri sıfatla çalışamaz. ÇALIŞAN bu maddede detayları yazılı bulunan rekabet yasağı hususuna aykırı davranması halinde işvereni olan ...'un uğrayacağı her türlü zararlarının tazmini yanında, ...'a son aylık brüt ücretinin beş katı tutarında cezai şart ödemeyi, ayrıca ...'un bu eylemin engellenmesini talep ve dava edebileceğini kabul ve taahhüt etmektedir" şeklinde düzenleme yer aldığını, davalının ilgili düzenlemedeki 6 aylık süreye uymaksızın, 31.07.2015 tarihinde işten ayrıldıktan sonra 03.08.2015 tarihinde müvekkili şirket ile aynı konuda iştigal eden ... Fabrikaları A.Ş.'de çalışmaya başlayarak, rekabet yasağını ihlal ettiğini, iki tarih arasında sadece hafta sonu gibi kısa bir süre bulunması sebebiyle de davalının işten ayrılma sebebinin rakip firmaya transfer olmak olduğu şüphesi desteklediğini, rekabet yasağının ihlali ile davalının davacı şirkete karşı son aylık brüt ücretinin (7.150. TL) beş kati tutarında olan 35.750 TL cezai şart bedelini ödeme yükümlülüğü doğduğunu, davacı tarafından Kadıköy 14. Noterliğinin 05.11.2015 tarihli ihtarnamesi ile belirtilen cezai şart tutarının ödenmesi talebinde bulunulduğunu, ihtarnamede, tebliği tarihinden itibaren iki günlük ödeme süresi verildiğini, ancak ödemenin gerçekleşmediğini, bu sebeple işbu davanın açıldığını belirterek, cezai şart bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar erilmesini istemiştir.Davalı savunmasında özetle; 02.01.2014 tarihli hizmet sözleşmenin 19.maddesinde, tüm uyuşmazlıklar yönünden "İstanbul mahkemeleri ve icra daireleri"nin yetkili olacağına dair hüküm bulunduğunu, bu düzenleme ile Çağlayan'da bulunan mahkemelerin kastedildiğini, bu nedenle yetki itirazında bulunduğunu, davacı şirkette 06.05.2010 tarihinde ürün geliştirme mühendisi unvanı ile belirsiz süreli hizmet sözleşmesi imzalayarak işe başladığını, proje müdürü ya da ürün müdürü gibi unvanları olmadığını, herhangi bir bölüm yöneticiliği yapmadan çalışan seviyesinde görev aldığını, bu sözleşmede sır saklama mükellefiyeti ile ilgili olarak veya rekabet yasağı ile ilgili bir cezai şart düzenlemesi bulunmadığını, hazırlanan sözleşmeyi incelediğinde aleyhine çok ağır müeyyideler ve cezai şartlar içerdiğini fark ettiğini, konu ile ilgili çekincelerini işverene bildirdiğini, bunun üzerine mutlaka imzalaması gerektiğinin aksi takdirde iş akdinin sona erdirileceğinin bildirildiğini, maddi olarak zor durumda kalacağı için ve devam eden banka kredi borcunu ödeyemeyecek duruma düşeceğinden sözleşmeyi imzaladığını, davacı şirkette hizmet akdi süresince kariyerinde yükselme ile ilgili hiçbir somut adım atılmadığını, toplam 10 yılı aşkın tecrübesi olmasına rağmen davacı şirkette beş yıl hiçbir terfi almadan (son bir buçuk yıl görev değişikliği nedeniyle ürün yönetimi bölümünde yine çalışan pozisyonunda) tutulduğunu, istifa dilekçesi sunduğunu, istifa dilekçesinde belirtilen özel nedenin bu olduğunu, ayrılırken herhangi bir olumsuzluk yaşamamak adına iş akdini haklı nedenle sonlandırtmak yerine istifa dilekçesi sunduğunu, davacı tarafın önce kendisine ihtarname gönderdiğini, Üsküdar .. Noterliğinden 11.11.2015 tarihinde ... yevmiye numarası ile cevabi ihtarname keşide ettiğini, bu cevabi ihtarnamede taleplerin haksız olduğunu, kabul etmediğini bildirdiğini, davacı tarafın, ilk sözleşmede olmayan, işe girdiği tarihten yaklaşık dört sene sonra unvan değişikliği bahanesi ile zorla imzalattıkları iş akdinde yer alan cezai şart alacağının tahsili için açılan bu davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, şu anda işe başladığı şirkette çalışma alanının teknik ve eğitim yöneticiliği olduğunu, ...'a ait herhangi bir yenilik/teknolojinin yeni ürüne aktarılmasının teknik ve eğitim bölümü tarafından yapılmasının imkansız olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.