11. Ceza Dairesi 2024/2286 E. , 2024/14400 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/433 E., 2023/336 K. İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2022/433 Esas, 2023/336 Karar sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 2023/30590 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03…
**11. Ceza Dairesi 2024/2286 E. , 2024/14400 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/433 E., 2023/336 K. İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2022/433 Esas, 2023/336 Karar sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 2023/30590 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22337 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22337 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'nun anılan Kanun'un 359/1-b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2021 tarihli ve 2020/185 esas, 2021/92 sayılı kararının, istinaf edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359. maddesi ile getirilen düzenlemeler uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin talep edilmesi üzerine, yapılan uyarlama yargılaması sonucunda adı geçen sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/1-b ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, koşulları oluşmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2023 sayılı ve 2022/433 esas, 2023/336 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 31/01/2007 tarihli ve 2006/6859 esas, 2007/417 karar sayılı ilâmı ile, Ceza Genel Kurulunun 11/07/2006 tarihli ve 2006/5-182 esas, 2006/182 ve 04/07/2006 tarihli ve 2006/10-128 esas, 2006/177 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kesinleşip infaz aşamasında olan hükümlerle ilgili olarak uyarlama sonucu verilen kararların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2023 sayılı kararı ile sanığın bir takvim yılı içerisinde birden fazla kez sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlemesine rağmen, 7394 sayılı Kanun'un 4 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, ancak; Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18/02/2020 tarihli ve 2019/3793 esas, 2020/1413 karar sayılı ilâmında "...sahte fatura kullanma suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, ancak aynı takvim yılı içerisinde farklı zamanlarda kullanılan sahte fatura eylemlerinin zincirleme sahte fatura kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden..." şeklindeki açıklamalar karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/185 Esas, 2021/92 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 2017 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün 25.03.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. 2. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. 3. Cumhuriyet Başsavcılığının, yukarıda belirtilen değişiklik doğrultusunda bir karar verilmesini talep etmesi üzerine, İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2022/433 Esas, 2023/336 Karar sayılı ile "...TCK'nın 43. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığından..." hükümlünün aynı suçtan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın itiraz edilmeksizin 15.06.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. 4. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.06.2006 tarihli ve 2006/10-124 Esas, 2006/165 Karar sayılı kararında da belirtiği üzere, kesin hükümde değişiklik yargılaması (uyarlama yargılaması) sonucu verilen hükümler ile tayin olunan cezaların kazanılmış hak oluşturmayacağı, bu hükümler yönünden cezada aleyhe değiştirme ilkesinin uygulanamayacağı kabul edilmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün 2017 takvim yılında değişik zamanlarda birden çok sahte fatura düzenlemesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin koşullarının mevcut olduğu, bununla birlikte UYAP üzerinden yapılan incelemede, hükümlünün aynı mükellefiyetine ilişkin 2016 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan mahkumiyet hükmünün bulunduğu anlaşılmakla; belirtilen dava dosyası da incelenerek, kesinleşip kesinleşmediğinin tespit edilmesi ve zincirleme suç hükümlerinin buna göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2022/433 Esas, 2023/336 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.