T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/974 KARAR NO : 2025/1884 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/01/2023 NUMARASI : 2016/1237 Esas - 2023/23 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/01/2023 tarih 2016/…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/974 KARAR NO : 2025/1884 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/01/2023 NUMARASI : 2016/1237 Esas - 2023/23 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/01/2023 tarih 2016/1237 Esas - 2023/23 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, davacıya ait antibakteriyel iç çamaşırlarının taşıma sırasında çıkan yangın nedeniyle tamamen zayi olduğunu, davanın mallara ilişkin emtia sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi sıfatı ile davalıya yöneltildiğini, davacı şirkete ait bay, bayan, çocuk antibakteriyel iç çamaşırlarından oluşan 824 koli emtianın 07.02.2016 düzenleme 08.02.2016 fiili sevk tarihli 29799 fatura numaralı 22214 sıra numaralı davacı tarafından düzenlenen sevk irsaliyesine istinaden .... Şti. tarafından ... kupa plakalı ve ... plaka sayılı dorse tır ile İzmir'den Mannheim/Almanya'ya taşındığı sırada 10.02.2016 tarihinde Edirne/Havza ilçesi girişinde çıkan yangın sonucu malların tamamının yanarak fatura bedeli KDV hariç 455.221,00-Euro zarar oluştuğunu, davacı ile ..... Mannheim/Almanya' ya da bulunan .... Vergi Dairesi' ne bağlı ...vergi numaralı ...-..... firması ile bay, bayan, çocuk antibakteriyel iç çamaşırlarının satışı konusunda anlaştıklarını, malların Almanya'ya davacı şirketçe gönderilmesinin .... firmasının da malların bedelini ödeyerek malları gümrükten öyle çıkarmasının kararlaştırıldığını, iç çamaşırlarının Almanya'ya karayolları ile taşınması hususunda davacı ile .... arasında sözleşme yapıldığını, malların .... Şti'ne ait tıra yüklenerek yola çıktığını, davacı şirket tarafından irsaliyeli faturası düzenlenerek şirket yetkilisi ... ve .... Şti. yetkilisinin hazır olması ile yükleme noktasında tıra yüklendiğini, tırın gümrük kontrolüne gitmek üzere .... parkına çekildiğini, şirket yetkilisi .....'ın taşıyıcı firmadan tırın boyutlarını aldığını, tıra yerleştirilecek kolilerin yerleşim düzenini çıkardığını, toplamda 866 adet koliyi tıra yüklediğini ancak gümrük tarafından olumsuz kod verilince yeniden yerleşim planı çıkartılarak tıra 824 koli mal yüklendiğini, 09.02.2016 tarihinde davacı şirket gümrük müşaviri .... Bey, şirket yetkilisi ....ve tır şöförü .... ve gümrük muhafaza memuru nezaretinde tırın açılıp malların kontrol edildiğini ve kapatılarak mühürlendiğini, işleme gümrük muhafaza memurluğunca olur verildiğini,.....' ın.... aradığını, olur raporunun verildiğini bildirdiğini,.... yetkililerinin 10/02/2016 tarihinde saat 06.00'da tırın yola çıkacağını bildirdiğini ancak ....' ın kendisine yangın olayı bildirildiğinde tırın 09/02/2016 gecesi saat 20.10' da yola çıktığını öğrendiğini, ....' a tırdaki yangın bildirilince.....'ın İzmir' deki ... yetkililerini durumdan haberdar ettiğini, ....'ın yanına kayınbiraderi ... da alarak Edirne/Havza'ya doğru yola çıktığını, ....'ın emniyette ifadesinin alındığını, tırdaki yangının Havza Belediyesi İtfaiye Amirliği ekipleri tarafından söndürüldüğünü, yangının söndürülmesi ve soğutulması aşamasında tırdaki tüm malların zayi olduğunu, yangın olayı ile ilgili Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2016/1355 sayılı dosya ile soruşturma başlatıldığını, 15.02.2016 tarihinde 2016/837 nolu karar ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, ..... Şti.'ne ait ... kupa plakalı ve ... plaka sayılı dorse tırın sigorta firması olan ... Sigorta tarafından hasar dosyası oluşturularak ekspertiz raporu alındığını, olay ile ilgili ... A.Ş. Bölge Müdürlüğü'ne 11.03.2016 tarihinde tüm belge ve evrakların teslim edilerek hasar bedeli tazminatının ödenmesinin talep edildiğini ayrıca İzmir 21. Noterliği' nin 16.06.2016 tarih ve 18802 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... Genel Müdürlüğü adresine sigorta tazminatının ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin şirketin taşınmış olması sebebiyle bila ikmal iade olduğunu, bunun üzerine İzmir 21. Noterliği'nin 05.08.2016 tarih ve 25599 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yeni adresine sigorta tazminatının ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin 05.08.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, sigorta şirketinin 16.08.2016 tarihi itibariyle temerrüte düştüğünü, yangın olayından yaklaşık 8 aydan fazla bir süre geçmesine rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek 455.221,00-Euro hasar bedeli maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı Yasa' nın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, taraflar arasında 23.02.2016 riziko tarihini ve yangın risklerini de kapsar şekilde 09.02.2016 başlangıç tarihli N-66532020 numaralı Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, yangın sonrası emtianın bulunduğu dorse üzerinde Manisa 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/10 D.iş sayılı dosyasında yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda; dorse içinde yangına sebebiyet verecek bir elektrik tesisatı düzeneği olmadığı, sigortalı emtianın bulunduğu dorsenin ön kısmında ve sol yan kapaktan itibaren birbirinden bağımsız birden çok noktada yangın paterni olduğu yine dorsenin ön zemin kısmında birbirinden bağımsız temiz yangın iz ve emarelerinin görüldüğü, detaylı inceleme sonucu bu izlerin hızlandırıcı petrol türevi yanık izleri olduğu, yangının dorsenin tabana yakın sol yan kapak kısmından başladığının sabit olduğu, bu nedenle itfaiye raporunda; dorsenin üzerine düşen izmarit nedeni ile yangının başlayabileceği görüşünün isabetli olmadığı, dorse içerisindeki ürünlerin üzerine petrol türevi sıvı yanıcı ve parlayıcı madde serpiştirildiği, zira yanma iz ve emarelerinde dorsede ön yan kapaktan itibaren birbirinden bağımsız birden çok noktada yangın paternleri oluştuğundan her hangi bir düzenek ile yangının başlatılmasının kuvvetle muhtemel olduğu gerekçe ve bulgularının açıklandığını, rapora göre yangının kazaen değil, kasten ve yük ve taşıma aracı üzerinde hakimiyet imkanı bulunanlarca çıkarıldığının sabit olduğunu, yangın sırasında araç sürücüsünün çektiği kamera görüntülerinden de alevlerin birden farklı noktada gerçekleştiğinin gözlenebildiğini, poliçenin tabi olduğu İnstitute Cargo Clouses A Klozu 4.1 maddesinde sigortalının ( ve sigortalının görev ve yetki verdiği kişilerin ) bilerek yaptığı bir harekete yüklenebilecek zarar ve ziyanların teminat dışı olduğunun belirtildiğini, bu durumda kasten çıkartılan yangın nedeni ile oluşan zararın poliçe teminat kapsamı dışında kaldığını aynı hususa TTK' nın 1429/1. Maddesinde işaret edildiğini, davacının talep ettiği tazminat tutarının da gerçek zarar ile ilgisinin bulunmadığını, düzenlenen uzman raporuna göre hasar gören emtianın en fazla 248.165,40-TL değerinde olabileceğinin tespit edildiğini, uzman raporu ve sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporda; ürün kutuları içerisinde bol miktarda bir elektrik firmasına ait ambalaj kartonlarının bulunduğunu, bu kartonların, çamaşır kolilerinin içine yerleştirilmiş olduğunu, bu kolilerde çamaşır bulunmadığının tespit edildiğini, sağlam koliler üzerinde yapılan incelemede ihraç formatını andıran hiç bir ibareye rastlanılmadığını, paketleme yönteminin AB ülkeleri ihracat ve kalite uygulamalarına uygun bulunmadığının belirlendiğini, ortada gerçek bir satış, ihracat gerçekleştirme niyeti bulunmadığını, davacı tarafça ithalatçı olduğu öne sürülen ....-..... isimli firmanın son dönem bilanço örnekleri, kredi ve banka hesap durumları, daha önceki ithalat miktar ve tutarları ile ticaret hacmini gösteren belgeler ile ilgili Almanya Ticaret Kayıt Kurumlarından tedarik için yazışmalar yapıldığını, belgeler ulaştığında bu belgelerin mahkemeye ibraz edileceğini, davacı tarafça sigortalı emtianın nerede ve hangi koşullar ile tedarik veya imal edilip ettirildiği ve tedarik faturaları ile ödeme kayıtlarının da ibrazının gerektiğini, davacının defter ve belgeleri üzerinde bu konuda inceleme yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça davacıya ait ve davalı sigorta şirketi tarafından emtia sigorta poliçesi ile sigortalanan, yurt dışına satışı gerçekleştirilen anti bakteriyel iç çamaşırlarından oluşan toplam 824 koli emtianın yurt dışına taşınması sırasında emtianın bulunduğu aracın yanması sonucu emtianın tümünün zarara uğradığı, davacı ve davalı arasında 09.02.2016 tarihli 90 gün süreli N-66532020-0-0 nolu "Emtia Sigorta Poliçesi" imza altına alındığı, sigortalı emtianın feri müdahil .... Şti. tarafından ... plaka sayılı çekici ve ... plaka sayılı dorse ile İzmir'den Mannheim/Almanya'ya taşınması sırasında 10.02.2016 tarihinde Edirne/Havza ilçesi girişinde tırın dorsesinde çıkan yangın sonucu malların tamamının yanarak zayi olduğu, davalı tarafça yangının kazaen değil, kasten ve yük ve taşıma aracı üzerinde hakimiyet imkanı bulunanlarca çıkarıldığı gerekçesiyle zararın teminat dışı kaldığının savunulduğu, yangının çıkış sebebinin bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarında tam olarak belirlenemediği, yangının şüpheli yangın olduğu, davalının yangının kasten çıkarılmış olduğu ve yangın sonucu oluşan zararın poliçe teminatı kapsamında kalmadığı savunmasının ispat edilemediği, yangın sonucu davacıya ait emtiada oluşan hasar miktarının bilirkişi kurulu raporuyla 93.000,00-Euro tutarında olduğu, davacı tarafça oluşan hasar bedelinin 455.221,00-Euro olduğu iddiasının kanıtlanamadığı , oluşan ve hesaplanan hasar bedelinin sigorta poliçesi hükümleri doğrultusunda davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek 93.000,00-Euro hasar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili; Dava konusu hasarın poliçe teminatı dahilinde olduğunu, davalı sigorta şirketinin hasar bedelini ödememek adına yangının davacı şirket tarafından kasten çıkarıldığını iddia ettiğini, sigorta şirketinin bu iddiasını ispat edemediğini, söz konusu iddianın asılsız olduğunu, yangının çıkış sebebine ilişkin davalı iddialarının dinlenmesinin mümkün olmadığını, yangının sigara izmaritinden dolayı çıktığına dair 10.02.2016 tarihli itfaiye yangın raporunun mevcut olduğunu, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'nın resen başlattığı soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, soruşturma dosyası celp edildiğinde yangının sigara izmaritinden kaynaklandığının görüleceğini, dorsenin yangın mahallinden yüzlerce uzakta bulunduğu sırada gerçekleştirilen incelemeye dayalı düzenlenen Manisa 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/10 D.İş sayılı dosyasının kabul edilemez olduğunu, bu rapora karşı davacı şirket tarafından gerekli itirazların yapıldığını, bu dosyada dahi yangının kasten çıkarıldığına dair kesin bir belirlemenin de bulunmadığını, davalının yangının şüpheli olduğunu ve satışın da gerçek bir satış olmadığını ispat edemediğini, bilirkişi heyet raporuna göre eşyanın ihracatının fiziki gümrük kontrolü sonucu usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, dava konusu yangında zayi olan malların 2012 yılında üretilmiş ve 2016 yılında satılmış olduğunu, malların 2012 yılı stoklarında mevcut olduğunu, mallarla ilgili olarak 500.000 adet kutu üretildiğini, tüm malların ve kutuların üretimine ilişkin faturaların mevcut olduğunu, yalnızca kutuların maliyetinin bile 93.000,00-Euro olduğunu, eksik inceleme neticesinde tespit edilen stok durumuna ilişkin raporun kabul edilemeyeceğini, malların davacı şirket tarafından bizzat üretildiğinin ileri sürülmediği, zayi olan malların taşeron şirkete ürettirildiğini, satışa konu faturanın ticari defterlere işlenmemiş olmasının davanın konusunu oluşturmadığını, satış işleminin alıcı şirkete ilk kez gerçekleştirileceğini, dosyada mevcut 18.03.2016 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak yapılan 93.000,00-Euro bedelli zarar tespitinin yerinde olmadığını, davacının gerçek zararının 455.221,00-Euro olduğunu istinaf nedenleri olarak sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; Davacı şirketin herhangi bir üretim kaydının bulunmadığını, 455.000,00-Euro dışında mahkemenin kabulüne karar verdiği 93.000,00-Euro tutarlı bir üretimin dahi ispat edilemediğini, yasal defterlere göre bu miktarda bir malın başka şirketlerden tedarik edildiğine veya ürettirildiğine dair bir kayıt da bulunmadığı, ihracat konusu malların cins ve değerine göre ihracat uygulama ve teamüllerine aykırı işlem yapıldığının tespit edildiğini, davacı şirketin yargılamanın başından itibaren gerçek bir ihracat niyetinin hiç olmadığını, yalnızca sigorta bedelinin haksız tahsili amacıyla böyle bir görüntü yaratıldığını, bu hususun bilirkişi raporlarıyla da ortaya konulduğunu, satış yapıldığı ileri sürülen alıcı ... yetkilisinin böyle bir ihracat-ithalat işleminden haberdar olmadığını, ....-..... şirketinin ise bu miktarda bir alış yapabilecek kapasitede olmadığını, yangın uzmanı bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde yangının içeriden dışarıya doğru birden fazla yerden yanma şeklinde başladığının tespit edildiğini, yangın rizikosunun dışardan veya taşıyıcıdan kaynaklanan bir nedenle gerçekleşmediğini, bizzat taşınan emtiadan veya ambalajdan başlayıp zarara sebebiyet verdiğini, Emtea Nakliyat Sigortası Genel Şartları'nın 5.maddesi uyarınca malların gereğince hazırlanmamış, tertiplenmemiş veya ambalaj yetersizliğinden meydana gelen zararların sigorta teminat dışı kalacağını, mahkemece kabul edilen %20 kar marjının tazminat hesabında dikkate alınmasının hatalı olduğunu, yine Genel Şartlar 5.madde uyarınca kardan mahrumiyetin teminat dışı olduğunu, bu nedenle %20 oranına tekabül eden 18.600,00-Euro tutardaki kısmın hesaplamaya dahil edilemeyeceğini, bilirkişi raporuyla davacının tüm imalat, ihracat ve olayı kurgulayıp gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle sigorta bedelini haksız şekilde almak için hareket ettiğinin ispat edildiğini, bu nedenle iyi niyetli ve doğru ihbar yükümlülüğüne aykırı davranış nedeniyle tazminat hakkının düşeceğini, uyuşmazlıkta aşkın sigorta durumunun söz konusu olmayıp zararın tamamen teminat dışı kalması durumunun mevcut olduğunu, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, 362.000,00-Euro kısım yönünden ret kararı verildiği halde yalnızca davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarınca vekalet ücreti takdir edildiğini, davanın tazminat davası değil sigorta bedeline ilişkin olması nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/3.maddesinin uygulama yeri bulmayacağını ve davalı lehine 362.000,00-Euro üzerinden 7.240.000,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 1429. maddesinde ''Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez.'' şeklindeki düzenleme mevcuttur. Somut olayda, sigortalının rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olduğuna dair bir tespit bulunmamaktadır. Zarara neden olan yangının çıkış nedenine ilişkin olarak yangın sonrası itfaiye ekiplerince düzenlenen yangın raporunda yangının sigara izmaritinden çıkmış olduğu yönünde tespit bulunmakla birlikte Manisa 1.Sulh Hukuk Mahkemesi ve mahkememize sunulan bilirkişi raporlarında yangının dorse içi mallar arasında birden fazla noktada başladığına yönelik görüş sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda her ne kadar yangının çıkış nedenine ilişkin şüpheli bir hal mevcut ise de yangın sonrası gerekli numunelerin alınmamış olması nedeniyle yangının çıkış nedeninin tam olarak tespit edilemeyeceği bilirkişi raporlarıyla sabit olduğundan davalı sigorta şirketinin yangının kasten çıkartıldığına ve hasarın teminat dışı kaldığına dair savunmalarını ispat edemediği değerlendirilmiştir. TTK'nın 1409/2 madde ve fıkrası uyarınca bu konudaki ispat yükü davalı sigorta şirketine ait olup davalı tarafça, sigortalının rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olduğuna ve hasarın teminat dışı olduğuna dair bir delil ibraz edilememesi ve sigorta şirketinin poliçe gereği sigortalının zararlarından sorumlu olması nedeniyle mahkemece hasarın teminat kapsamında değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı sigorta vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı sigortalının riziko sebebiyle oluşan zararı ve zarar miktarını TMK’nın 6. ve HMK’nin 190. maddeleri gereğince ispat etmesi gerekmekte olup dosya kapsamına göre uyuşmazlık konusu malın riziko tarihindeki değerinin belirlenmesine yönelik alınan bilirkişi raporunda üretim maliyeti ve üretici karı eklenmiş haliyle piyasa değerinin tespit edildiği, davacı şirketin tek taraflı olarak düzenlediği faturalarda yer alan mal bedeline nazaran bilirkişi raporuyla tespit edilen değerin hükme esas alınmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı, bu haliyle davacının zararın bilirkişi raporunda belirlenen miktardan daha fazla olduğunu mevcut delillerle ispat edilemediği anlaşılmıştır. Hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi heyeti raporunda ve ek raporlarında yapılan hesaplama ve hükmedilen tazminat dosya kapsamına uygun olup her iki taraf vekilinin bu hususa yönelik istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin zararı oluşturan emtianın kar payının poliçe teminatı kapsamında olmadığına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 93.000,00-Euro zarar bedelinin hesaplanmasında dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve raporun dayanak alındığı 18.03.2016 tarihli Tekstil Mühendisi ..... tarafından düzenlenen raporda öncelikli olarak ürünlerin üretim maliyeti bedelinin hesaplandığı, üretim maliyeti üzerinden %20 kar payı eklendiği belirtilmiş ise de rapor içeriğine göre bu eklemenin ürünlerin piyasa değerinin tespitine yönelik olarak üretici karı bağlamında fiyatlandırmaya dahil edildiği anlaşılmakla yapılan hesaplamanın davacı şirketin ürünlerden elde edebileceği kar payını içermediği gözetilerek davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Dava sigorta poliçesi kapsamında kalan rizikonun gerçekleşmesi sonucu oluşan hasar bedelinin sigortacıdan tahsili istemine ilişkin olup uyuşmazlığın niteliği itibariyle maddi tazminata ilişkin olduğu ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/3.maddesi uyarınca davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini aşmamak üzere belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran taraf vekillerinin dilekçelerinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçeler ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ve Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 21.670,14 TL'den peşin alınan 5.428,81 TL'nin mahsubu ile bakiye 16.241,33 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 30/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.