1. Hukuk Dairesi 2009/11577 E. , 2009/13637 K. "" MAHKEMESİ : BUCAK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak mirasbırakanları H. K..’nın kayden malik olduğu 4 parça taşınmazı davalı ikinci eşine mirastan mal kaçırmak amacıyla satış yoluyla temlik ettiğini, temlik işlemlerinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir. Dav…
**1. Hukuk Dairesi 2009/11577 E. , 2009/13637 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BUCAK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak mirasbırakanları H. K..’nın kayden malik olduğu 4 parça taşınmazı davalı ikinci eşine mirastan mal kaçırmak amacıyla satış yoluyla temlik ettiğini, temlik işlemlerinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, temlik işlemlerinin muvazaalı olmadığını, alım gücünün olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; temlik işlemlerinin muvazaalı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında iptal tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacıların murisin ilk evliliğinden olma çocukları, davalının ise murisin ikinci eşi olduğu, mirasbırakanın kayden maliki bulunduğu 2533, 2961, 2965 parsel sayılı taşınmazları 24.04.2002 tarihinde, 4678 parsel sayılı taşınmazını ise 29.11.2002 tarihinde davalı ikinci eşine satış yoluyla temlik ettiği, 2006 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Davacılar anılan temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsufi-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1-4-1974 tarih ı/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 634, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.