20. Hukuk Dairesi 2019/1837 E. , 2019/2927 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 21/01/2019 gün ve 2017/5984 E. - 2019/246 K. sayılı ilâmıyla süre yönünden reddine karar verilmiş, süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R …
**20. Hukuk Dairesi 2019/1837 E. , 2019/2927 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 21/01/2019 gün ve 2017/5984 E. - 2019/246 K. sayılı ilâmıyla süre yönünden reddine karar verilmiş, süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Yargıtay ilâmında usûl ve kanuna aykırı yön bulunmamakta olup, karar düzeltme dilekçesinde yazılı sebepler HUMK m. 440/I’de belirtilen dört hâlden hiçbirine uymamaktadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinin ve 5235 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin göndermesiyle uygulanmasına devam edilen HUMK’nın 440/I. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanunun 442. maddesi uyarınca takdiren 389.00.-TL para cezası ile Harçlar Kanunu uyarınca 92.50.-TL ret harcının düzeltme isteyenden alınmasına 24/04/2019 günü oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) KARŞI OY YAZISI Temyiz incelemesinde 1086 sayılı HUMK’nın uygulanması gerektiği, sulh mahkemesi kararlarının temyiz süresinin tebliğden itibaren 8 gün olduğu açıktır. Ne varki; sulh hukuk mahkemesi, kısa ve gerekçeli kararında, karara karşı temyiz yolu açık olmak üzere ve temyiz süresi "8 gün" olmasına rağmen istinaf yasa yolu açık olmak üzere "iki hafta" olarak belirlemiş, bu hüküm kararı temyiz eden davalı vekiline 28.11.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak yasal 8 günlük süreden sonra 08.12.2016 tarihinde karar temyiz edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, kanun yolu başvurusunda, mahkemece hatalı belirlenen sürenin mi, kanunda belirlenen sürenin mi uygulanması gerektiği, mahkeme kararında belirtilen sürenin kabul edilmemesi halinde adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan mahkemeye erişim hakkının engellenip engellenmediğinin incelenmesi gerekir. Anayasanın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş, yine taraf olduğumuz, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde de, herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmış olup, bu madde kapsamında, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.