Başvuru, aynı davada yargılanan ve kimliği daha sonradan ortaya çıkan sanığın gizli tanık olarak verdiği ifadelerin hükme esas alınması, yeterli delil olmaksızın mahkûmiyete karar verilmesi ve Yargıtay ilamında yeterli gerekçe gösterilmemesi nedenleriyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, aynı davada yargılanan ve kimliği daha sonradan ortaya çıkan sanığın gizli tanık olarak verdiği ifadelerin hükme esas alınması, yeterli delil olmaksızın mahkûmiyete karar verilmesi ve Yargıtay ilamında yeterli gerekçe gösterilmemesi nedenleriyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 25/7/2014 tarihinde İzmir Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde tespit edilen eksiklikler tamamlatılmış ve başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 17/3/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 25/3/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından herhangi bir görüş bildirilmemiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: "Kahraman" kod adlı tanık, O. isimli kişinin öldürülmesi olayına ilişkin olarak 22/6/2011 tarihinde jandarma görevlilerine ifade vermiştir. Tanık Kahraman, Bayram O.nun kendisini telefonla arayarak göndereceği iki kişiye O.yu göstermesini istediğini, bu kişiyi öldürmek istediğini anlayıp itiraz ettiğini fakat ısrar etmesi üzerine isteğini kabul ettiğini, sonraki bir tarihte Kars'a gelen kişilere O.nun buralarda olmadığını söylediğini, bir hafta on gün sonra telefonla konuştuğu Bayram O.yu bu işe kendisini karıştırmaması hususunda uyardığını, O.nun öldürüldüğünü öğrendikten sonra Bayram O.yu aradığını, olayı sorduğunda kendisine bu tür şeylerin telefonda konuşulamayacağını söylediğini belirtmiştir. Gizli tanığın alınan ek ifadesine göre tanık, yanına gelen bir kişiye karşıdan geçmekte olan O.yu göstermiştir. Aydın O. şüpheli olarak 22/6/2011 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği ifadesinde; okunan iletişimin tespiti tutanağındaki görüşmelerde hayvan ve bal alışverişiyle ilgili konuşmalar yaptığını, O.nun öldürülmesine dair bir hususun konuşulmadığını belirtmiştir. Tanığın ifadesi doğrultusunda kamera kayıtları incelenmiştir. Sonradan Aydın O. olduğu anlaşılan tanık, bu görüntüleri izlemiş ve O.yu göstermesini isteyen kişiyi Fikret Ö. olarak teşhis etmiştir. Fikret Ö.nün telefon kayıtlarının araştırılması sonucunda bu kişinin başvurucu ve Süleyman H. ile irtibatlı olduğu anlaşılmıştır. Şüpheli Süleyman H. 17/9/2011 tarihinde yapılan sorgusunda, hayvan alım satım işi için Fikret Ö.yle birlikte Kars'a birkaç kez gittiklerini, en son seyahatlerinden dönüşte Fikret Ö.ye O. ile Aydın O.yu nereden tanıdığını sorduğunu, Fikret Ö.nün cevap olarak Ergül O.nun bir akrabasının ölümünden sorumlu tuttuğu O.yu kendisine öldürtmek istediğini söylediğini, bu işten vazgeçmesini Fikret Ö.den istediğini ve bu konuda tartıştıklarını belirtmiştir. Süleyman H. ayrıca, verdiği sabit numaradan sonraki bir tarihte Fikret Ö.yü aradığını ve ne olduğunu sorduğunu, Fikret Ö.nün O.yu Ergül O.nun öldürdüğünü fakat kendisinin olaya karışmadığını belirttiğini, Fikret Ö.nün devamında cep telefonunda bu olayla ilgili ileri geri konuşmamasını ve değişik kelimelerle sormasını istediğini ileri sürmüştür. Şüpheli Bayram O. 20/9/2011 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği ifadesinde, gizli tanık Kahraman'ın ileri sürdüğünün aksine Aydın O.dan göndereceği iki kişiye O.yu göstermesini cinayet amacıyla değil hayvan alım satımıyla ilgili olarak istediğini belirtmiştir. Bayram O., O.nun kaynını öldürdüğü ve bunun yanına kâr kalmayacağı şeklinde bir konuşma yapmadığını belirtmiştir. Şüpheli Fikret Ö. 13/10/2011 tarihli Cumhuriyet Savcılığı ifadesinde; hayvan alım satım işiyle ilgili olarak Ergül O.nun kendisini Bayram O.ya, bu kişinin de Aydın O.yayönlendirdiğini, Kars'a Süleyman H. ile birlikte gittiklerini ve O. ile görüştüklerini söylemiştir. Fikret Ö. devamında; sonraki bir tarihte tekrar Kars'a geldiğini, hayvan almak üzere O. ile birlikte bir yere gittiklerini, olay yerine vardıklarında şahsın Kürtçe bir şeyler söylediğini ve orada bulunan binanın arkasından da bir kişinin belirdiğini, O.nun silah çıkartarak üzerindeki paraları vermesini istediğini, o esnada gelen bir araba sesiyle şahsın irkilmesi üzerine havaya ateş etmek üzere silahını çıkarttığını, O.nun eline sarılması üzerine silahın patladığını ve şahsın yere düştüğünü belirtmiştir. Başvurucu 13/10/2011 tarihte alınan ifadesinde, Bayram O.yu arayarak daha önceden tanıdığı Fikret Ö.ye hayvan alım satımından yardımcı olmasını istediğini, Fikret Ö.nün sonradan akrabalarının yardım etmediğini söylediğini, telefon kayıtlarında yirmi defa Fikret Ö. ile görüştüğü görülmekte ise de sadece dört beş kez bu kişiyi aradığını, diğer görüşmeleri kendisine yardımcı olan ve Fikret Ö.yle ailecek görüşen Şahin isimli kişinin yapmış olabileceğini, Süleyman H.nin ifadesinin aksine O.yla aralarında bir husumetin olmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini söylemiştir. Yapılan sorgusunun ardından 13/10/2011 tarihinde başvurucunun tutuklanmasına karar verilmiştir. Kars Cumhuriyet Başsavcılığı 21/10/2011 tarihinde; başvurucu, Fikret Ö., Bayram O., Süleyman H. ve Aydın O hakkında tasarlayarak adam öldürme, bu suça azmettirme ve iştirak etme suçlarından iddianame düzenlemiştir. Kars Ağır Ceza Mahkemesi önünde görülen 1/12/2011 tarihli celsede Aydın O. haricindeki sanıklar ile başvurucu dinlenmiştir. Sanıklar, soruşturma aşamasında alınan beyanlarıyla benzer yönde ifade vermişlerdir. Sanık Aydın O., 29/12/2011 tarihli celsede dinlenmiştir. Aydın O.; Bayram O.nun hayvan alım satımında iki kişiye yardımcı olması için kendisini aradığını, Süleyman H. ve Fikret Ö. ile iki kez bu konuyla ilgili görüştüğünü, eşinin rahatsızlanmasının ardından yardımcı olamayacağını bu kişilere söylediğini belirtmiştir. Tanık olarak verdiği ifadesinin okunmak istenmesi üzerine Aydın O.nunmüdafii, sanığın gizli tanık sıfatıyla alınan beyanının okunamayacağını ve delil olarak kullanılamayacağını ileri sürmüştür. Okunan kolluk ifadesiyle ilgili olarak ise tutanaktaki gibi beyanda bulunmadığını, bir görevlinin ölüm olayına karıştığına ilişkin dedikodu olduğunu söylemesi üzerine karışmadığı bir olayla ilgili suçlanmaktan korktuğunu, şeker rahatsızlığı nedeniyle okumadan tutanağı imzaladığını iddia etmiştir. Bu duruşmada hazır bulunan başvurucu ve müdafii, sanık Aydın O.nun okunan ve duruşmada alınan ifadelerine dair herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Mahkeme Başkanı, tanık ifadesinin 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinde düzenlenen ihtarat yapılmadan alındığını belirtmiş; beyanların okunmasına muhalif kalmıştır. Kars Ağır Ceza Mahkemesinin 18/9/2012 tarihli ve E.2011/261, K.2012/236 sayılı kararıyla başvurucu, öldürmeye azmettirmekten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Mahkeme; Aydın O.nun gizli tanık olarak verdiği ifadesini, sanıkların savunmalarını, sanıklar arasındaki telefon görüşmelerine ilişkin kayıtları, otopsi raporunu, sanık Fikret Ö.den ele geçirilen silahın olayda kullanıldığını ortaya koyan balistik raporunu dikkate alarak sanıklara atılı suçun sübut bulduğunu kabul etmiştir. Otopsi raporunda maktulün başının arkasından vurulduğu yönündeki tespit doğrultusunda sanık Fikret Ö.nün olayın meydana geliş şekline dair ifadesine itibar etmemiştir. Kararın ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:".. O...un öldürülmesi için sanık Ergül Okulmuş' unarkadaşı olan ... F... Ö...in yanına gittiği, durumu F...'e anlattığı, F... Ö...'in .. O...'un öldürülmesini kabul ettiği, ... B... O...'un sanık A... O...'u arayarak gönderdiği iki adama ..'i göstermesini istediği, ... sanık A... O...'un ... sanıklar F... Ö...ve S... H...'a maktül ..'i gösterdiği,sanık A... O...'unmaktül ..'e sanıkları hayvan tüccarı olarak tanıttığı,... sanık F... Ö...'in ... sakeigffasının arka kısmından tek kurşun ile vurduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır....Sanık F... Ö...'in daha önce suç işleme yani maktül .. O...'u öldürme fikri olmadan Sanık E... O...'un sanık F... Ö...i maktül .. O...'u öldürmesi konusunda ikna ettiği[nden], sanığın bu eylemi ... tasarlayarak kasten insan öldürme suçuna azmettirme olarak değerlendirilmiş;" Başvurucu; bu kararı Aydın O.nun hem gizli tanık hem de sanık olarak ifade verdiği, tanığın ifadesinin 5271 sayılı Kanun'un ve maddelerine aykırı biçimde alındığı, kovuşturma aşamasında kimliğinin ortaya çıkması nedeniyle tanık sıfatıyla verilen beyanların yok hükmünde olduğu, öldürme olayına azmettirdiğini gösteren somut delil bulunmadığı gerekçeleriyle temyiz etmiştir. Yargıtay Ceza Dairesi, duruşmalı olarak yaptığı ve başvurucu müdafiinin de hazır bulunduğu temyiz incelemesinin ardından 24/6/2014 tarihli ve E.2014/1344, K.2014/3608 sayılı ilamıyla kararı onamıştır. Yargıtay ilamında, Aydın O.nun tanık olarak alınan ifadelerinin okunmasıyla ilgili aşağıdaki değerlendirmede bulunulmuştur: "1- Sanık Aydın O...’un 2011 saat 45’te “şüpheli” sıfatı ile Cumhuriyet Savcılığında müdafii huzurunda usulüne uygun bir biçimde alınan ifadesinin ardından, aynı tarihte önce saat 15, ardından da saati belirtilmeyen bir zamanda bu kez “tanık” sıfatı ile yine Cumhuriyet Savcılığında müdafii bulunmadan ifadelerinin alındığı, ancak “tanık” sıfatı ile alınan ifadelerinden önce, CMK’nın maddesi uyarınca, kendisini ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olan sorulara cevap vermekten çekinebileceğine ilişkin bildirimin yapılmadığı, soruşturma sırasında bu şekilde alınan ve hukuka aykırı delil özelliği taşıyan ifadelerin, CMK’nın maddesi hükmü ihlal edilerek kovuşturma sırasında sanığa okunduğu, aynı zamanda hükme de esas teşkil edecek deliler arasında gösterildiği anlaşılmış ise de;HTSL raporları ve hukuka uygun olarak iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin karann uygulanması sonucunda, sanıklar F... [Ö]... ve S... H... arasında tespit edilip tutanağa bağlanan telefon görüşmeleri ile uyumluluk gösteren, diğer sanıklar F... Ö..., Ergül Okulmuş, B... O...’un tevilli ikrar niteliğindeki ifadeleri ile özellikle sanık S... H.’ın tüm aşamalarda, oluşa ve dosya kapsamına uygun ifadeleri dikkate alınarak, yazılı biçimde hükümler kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş,Bu husus bozma nedeni yapılmamıştır." Yargıtay ilamı 26/6/2014 tarihinde tefhim edilmiştir. Başvurucu 25/07/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 5271 sayılı Kanun'un maddesinde, ifade alma işlemi öncesinde kendisi ve yakınları hakkında ceza kovuşturması açılmasına yol açabilecek nitelikteki sorulara cevap vermeme hakkı bulunduğunun tanığa hatırlatılması gerektiği düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kanuna aykırı elde edilen delillerin mahkemelerce reddedilmesi gerekmektedir.