(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/8400 E. , 2009/5801 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı,davalı işveren nezdinde 1.11.1995-11.11.2004 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla …
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/8400 E. , 2009/5801 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı,davalı işveren nezdinde 1.11.1995-11.11.2004 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı, davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak 1.11.1995-11.11.2004 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tesbiti ile birleşen dava ile de yazılı işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsilini istemiştir. Mahkemece davacının davalıya ait işyerinde 868 gün çalıştığının tesbiti ile yazılı ihbar ve kıdem tazminatı ile fazla mesai alacağnın tahsili ile fazla istemlerin reddine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç aşağıdaki nedenler gereği doğru görülmemiştir. 1-Davacının hizmet tesbitine yönelik talebinde istek tanık sözlerine dayanılarak kısmen hüküm altına alınmış ise de varılan bu sonuç eksik incelemeye dayalı olduğundan usul ve yasaya uygun değildir. Gerçekten bu tür hizmet tesbitine yönelik davaların kamu düzenini ligilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa'nın 79. Maddesi olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı kanunu kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususunda tanık sözleri değerlerdirilmeli ve dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bordro tanıkları yada komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma olgusu hiçbir kuşuku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeledir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 30.4.2008 gün ve 2008/21-343-347 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.