Başvuru, Ankara Tren Garı'ndaki terör saldırısında meydana gelen yaralanma iddiasıyla açılan tam yargı davasının reddedilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Ankara Tren Garı'ndaki terör saldırısında meydana gelen yaralanma iddiasıyla açılan tam yargı davasının reddedilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Garı önünde gerçekleştirilen, kendisinin de dâhil olduğu gösteriler sırasında meydana gelen, birçok kişinin vefat ettiği ve yaralandığı terör saldırısında yaralandığı iddiasıyla İçişleri Bakanlığından maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Talebinin zımnen reddi üzerine tam yargı davası açan başvurucu; terör saldırısında yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, %60 işitme kaybı yaşadığını, idarenin saldırıyı önleyememesi ve güvenliği sağlayamaması nedeniyle hizmet kusuru bulunduğunu belirterek maddi tazminat, bunun yanı sıra İçişleri Bakanlığının zımnen ret kararının iptalini talep etmiştir. Ankara İdare Mahkemesi tazminat talebinin sürekli iş gücü kaybı iddiasına dayandırıldığı, dava kapsamında aldırılan 23/1/2018 tarihli sağlık kurulu raporunda başvurucunun şizofreni rahatsızlığının çalışmasına olanak vermediğinin, travma sonrası stres bozukluğunun tedavi ile tam olarak düzeldiğinin belirtildiği, raporda başvurucunun patlamadan kaynaklanan maluliyetinin bulunduğuna dair bir saptamaya yer verilmediği, başvurucunun şizofreni rahatsızlığının öncesinde de olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla bu durumun meydana gelen patlamayla bir ilgisinin olmadığı, 13/10/2015 tarihinde ses travmasına bağlı işitme kaybına ilişkin olarak başvurucuya reçete verildiği anlaşılmakta ise de 23/1/2018 tarihli sağlık kurulu raporunda başvurucunun kulak burun boğaz sisteminin sağlam olduğu bulgusuna yer verildiği, meydana gelen patlama olayı ile başvurucunun rahatsızlıkları arasında illiyet bağı kurulamadığı, mevcut belgelere göre başvurucunun iş gücü kaybının ve buna bağlı maddi zararının bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar vermiştir. Başvurucunun zımnen ret kararının iptali talebi ise incelenmeksizin reddedilmiştir. Başvurucu istinaf talebinde bulunmuş, hâlihazırda maluliyetinin devam ettiğini ve meydana gelen patlama nedeniyle oluştuğunu, patlama nedeniyle aylarca tedavi gördüğünü, tedavi gördüğü dönemde yüzde yüz malul sayılması gerektiğini belirtmiştir. Bölge İdare Mahkemesince istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından başvurucunun İdare Mahkemesine olay tarihinde emekli olduğunu bildirdiği, çalıştığına dair bir belge sunmadığı görülmüştür. Başvurucu, nihai kararı 27/11/2018 tarihinde öğrendikten sonra 26/12/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.