13. Hukuk Dairesi 2015/4789 E. , 2016/7251 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, emlak komisyoncusu olduğunu, davalı ile aralarında 01.11.2011 tarihli sözleşme imzalandığını, bu kapsamda davalıya dubleks bir daire …
**13. Hukuk Dairesi 2015/4789 E. , 2016/7251 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, emlak komisyoncusu olduğunu, davalı ile aralarında 01.11.2011 tarihli sözleşme imzalandığını, bu kapsamda davalıya dubleks bir daire gezdirdiğini ve fiyat konusunda daire sahibi ile gerekli mutabakat sağlanarak tapunun davalı üzerine geçtiğini, dairenin 155.000,00 TL’ye satın alındığını, bununla birlikte davalı tarafından, hak ettiği komisyon ücretinin ödenmediğini, bahse konu alacağın tahsili amacıyla başlattığı takibe itiraz edildiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın reddine, asıl alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, emlak komisyon sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlattığı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olarak eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacı ile komisyon sözleşmesini yaptığını, ancak kendisine gösterilen ev ile satın aldığı evin farklı olduğunu, satın aldığı dairenin maliki ile davacının bir ilgisi olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davacının yalnızca davalı ile imzaladığı sözleşmeyi Mahkemeye sunduğu, sözleşmede taşınmaza ilişkin bilgilerin farklı kalem ile doldurulduğu, sözleşmenin delil başlangıcı niteliğinde değerlendirildiği, tanık ...’ın davacıyı tanımadığına, daireyi doğrudan kendisine gelen davalıya sattığına ilişkin beyanına itibar edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasında imzalanan sözleşme gayrimenkul tellallık sözleşmesi olup bu sözleşmenin taşınmaz sahibi veya alıcı ile yapılması mümkündür. Gayrimenkul tellallık sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı yapılması yeterlidir. Davacı ile davalı arasında 01.11.2011 tarihli Gayrimenkul Gösterme Tutanağı başlıklı belge tellallık sözleşmesi niteliğinde olup bu belge içeriğine göre; satın alınacak taşınmazın davalıya gösterildiği, aynı tarihte davalının taşınmazı satın aldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davada dayanılan sözleşme tarafları bağlar. Davalı, davacı ile imzaladığı sözleşmeyi ortadan kaldırmadan ve onun gösterdiği taşınmazı satın almakla, sözleşme gereği davacıya ödemeyi taahhüt ettiği komisyon ücretini ödemekle yükümlüdür. Her ne kadar davalı; satın aldığı daire ile kendisine davacı tarafından gösterilen dairenin farklı olduğunu savunsa da; davalının satın aldığı taşınmaz ile taraflar arasında akdedilen komisyon sözleşmesinde yazılı olan taşınmazın aynı olduğu, davalının da belgedeki boşluğun sonradan doldurulduğunu ispat edemediği anlaşılmaktadır. Davalı, gösterilen taşınmazı tapuda satın aldığına göre akdin icrasına davacının tavassut etmediği söylenemez. Hal böyle olunca sözleşme içeriğinin değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, 08/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.