14. Ceza Dairesi 2012/875 E. , 2013/13770 K. "İçtihat Metni" Çocuğun basit cinsel istismarı suçuna sürüklenen çocuk ...'nun yapılan yargılaması sonunda; ceza verilmesine yer olmadığına dair Yunak Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2010 gün ve 2010/48 Esas, 2010/271 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Mağdurun
**14. Ceza Dairesi 2012/875 E. , 2013/13770 K.** **"İçtihat Metni"** Çocuğun basit cinsel istismarı suçuna sürüklenen çocuk ...'nun yapılan yargılaması sonunda; ceza verilmesine yer olmadığına dair Yunak Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2010 gün ve 2010/48 Esas, 2010/271 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Mağdurun, soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, suça sürüklenen çocuğun cinsel organını ağzına soktuğunu ve daha sonra da poposuna soktuğunu beyan etmesi ve yargılama aşamasında alınan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalınca mağdur hakkında düzenlenen 30.03.2010 tarihli raporda, yaşadığı olaylardan sonra post travmatik stres bozukluğu ve depresyon belirtileri gösterdiği ve ruhsal yönden olumsuz etkilendiği tıbbi kanaatine varıldığının belirtilmiş olması karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin nitelikli cinsel istismar suçu niteliğinde olup olmadığının ve mağdurun olay nedeni ile ruh sağlığının bozulup bozulmadığının tespiti, yargılama yapma, delilleri değerlendirme, suç vasfını tayin ve takdiri görevinin üst dereceli çocuk ağır ceza mahkemesine ait bulunduğu nazara alınarak, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 26/2. maddesi gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, suça sürüklenen çocuğun ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.