7. Ceza Dairesi 2013/2281 E. , 2013/18725 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 4389 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve erteleme Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık hakkında mudilerin hesaplarından usulsüz para çekme işlemlerinde düzenlenen bazı tediye fişlerinin üzerinde hesap sahibinin gerçek imzasından farklı sahte …
**7. Ceza Dairesi 2013/2281 E. , 2013/18725 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 4389 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve erteleme Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık hakkında mudilerin hesaplarından usulsüz para çekme işlemlerinde düzenlenen bazı tediye fişlerinin üzerinde hesap sahibinin gerçek imzasından farklı sahte imzalar atıldığı iddiasıyla 4389 sayılı yasanın 22/3 maddesine muhalefet etmekten kamu davası açıldığına göre; Bankanın parasına vazuliyet olan sanığın eylemlerinin teselsül halinde banka zimmeti suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 1- Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup, ayrıca; Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet; Mudinin yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet; Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır. Yukarıda anılan hususlar nazara alınarak, bankadaki hesap kartonetlerinde bulunan mudilere ait imzalarla, mudiler adına sahte atılan dekontlardaki imzalar karşılaştırılıp, aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılmasından sonra, dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek, yukarıda belirtilen kriterlere göre, nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde her bir işlem bakımından ayrı ayrı, nitelikli ve basit zimmet olup olmadığının belirlenmesiyle, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak, yetersiz bilirkişi raporuna itibarla, yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Sanık hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22.maddesi ile 5411 sayılı Bankalar Kanununun 160.maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak, lehe olan yasa hükümleri uygulanarak, mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği düşünülmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.9.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.