17. Hukuk Dairesi 2015/16318 E. , 2015/13154 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımından reddine verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacılar vekili, davacıların mursi ...'nın sürücüsü ve işleteni olduğu otomobilin aşırı hız nedeniyle virajı alamayıp uçuruma yuvar…
**17. Hukuk Dairesi 2015/16318 E. , 2015/13154 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımından reddine verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacılar vekili, davacıların mursi ...'nın sürücüsü ve işleteni olduğu otomobilin aşırı hız nedeniyle virajı alamayıp uçuruma yuvarlanması ile sonuçlanan kazada müvekkillerin murisi ...'nın vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ... için 1.000,00 TL, çocuklar ... için ayrı ayrı 500,00'er TL den toplam 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... şirketi vekili, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kazanın murisin tam kusuru ile ve tek taraflı olarak meydana geldiği, ceza davasının açılmadığı, koğuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, somut olayda cezai gerektiren herhangi bir fiil bulunmadığından ceza zamanaşımının uygulanmayacağı, kaza tarihi ile dava tarihi arasında KTK 109/2 maddesinde düzenlenen 2 yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Çekişmelerin bir an önce sonuçlandırılmayıp uzun süre askıda bırakılmasının toplumun barış ve huzurunu bozacağı düşünülerek yargı yoluyla hak aramaya konulan zaman sınırı olarak öngörülen zamanaşımı kurumu bir maddi hukuk kurumu değildir. Bir borcu doğuran, değiştiren, ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile açacağı davaların bağlı olduğu zamanaşımı süreleri özel olarak düzenlenmiştir. BK'nın 60. maddesinde üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup bunlar, zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık sübjektif ve nispi nitelikteki kısa zamanaşımı süresi, herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık objektif ve mutlak nitelikte uzun zamanışımı süresi ile olağan üstü nitelikteki ceza zamanaşımı süresidir (..., Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 794).