Başvuru; tutuklamanın hukuki olmaması ve makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, bazı tanıkların dinlenmesi talebinin mahkemece reddedilmesi ve hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, terör örgütü üyeliği suçuyla ilgili olarak yapılan yargısal yorumların öngörülebilir olmaması nedeniyle suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve sağlık durumuna rağmen ceza infaz kurumunda tutulma nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal
Başvuru; tutuklamanın hukuki olmaması ve makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, bazı tanıkların dinlenmesi talebinin mahkemece reddedilmesi ve hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, terör örgütü üyeliği suçuyla ilgili olarak yapılan yargısal yorumların öngörülebilir olmaması nedeniyle suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve sağlık durumuna rağmen ceza infaz kurumunda tutulma nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, vergi mahkemesi hâkimi olarak görev yapmakta iken Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun kararı ile meslekten çıkarılmış, darbe teşebbüsü sonrasında 11/8/2016 tarihinde gözaltına alınmış ve sorgusunun ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış olan başvurucu 28/3/2019 tarihinden itibaren tutuklu olarak yargılanmaktadır. Başvurucu, tutuklanmadan önce 22/2/2016 tarihinde testis kanseri nedeniyle ameliyat olmuştur ve o dönem kemoterapi tedavisi gördüğünü iddia etmektedir. Geçirmiş olduğu bu operasyon nedeniyle üçer aylık periyotlarla kontrollerinin yapılması gerektiğini ancak tutuklandığından beri bu kontrollerinin yapılamamasının yanında, D vitamini alması ve spor yapması gerekmesine rağmen kalabalık koğuş ve ceza infaz kurumu şartları nedeniyle stres altında olduğunu, tedavi kapsamında belirli gıdaları tüketemediği için ellerinde yaralar çıktığını ve bu sebeplerle hastalığının nüksedebileceğini ileri sürmektedir. Başvurucunun tutuklu kaldığı süre boyunca on beş defa kurum reviri ve aile hekimi tarafından muayene edilmiş olduğu ve bunun dışında tetkik ve tedavi amacıyla yedi kez Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin sağlandığı anlaşılmaktadır. Başvurucu hakkında üniversite hastanesi tarafından düzenlenen 18/7/2019 tarihli sağlık kurulu raporunda; testis kanseri tanısı ile hastalığının sürekli tedavi ve periyodik kontrol gerektirdiği, hükmün infazının hastalık nedeniyle ertelenip ertelenmeyeceği ile ilgili kararın yetkili kurumlar tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu raporunda "..tedavisi ve önerilen aralıklarla düzenli poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında kalmasında sağlığı yönünden engel bir durum tespit edilmediği, hastalıklarının ilerlemesi veya vasfının değişmesi durumunda son durumunu gösterir sağlık kurulu raporunun gönderilmesi ile yeniden değerlendirilebileceği oy birliği ile mütalaa olunur." tespiti yapılmıştır. Başvurucu tutukluluğunun devamına dair karara sağlık sorunlarını ileri sürerek yaptığı itirazın reddedilmesi üzerine 27/8/2019 tarihinde hastalığı nedeniyle serbest bırakılması yönünde tedbir talepli olarak bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesince başvurucunun tedbir talebinin değerlendirilmesi için tutuklu olarak bulunduğu ceza infaz kurumuna müzekkere yazılarak sağlık durumuna ilişkin detaylı bilgi istenmiş ve bu istem doğrultusunda alınan 27/9/2019 tarihli sağlık raporunda "Üroloji ve tıbbi onkoloji kliniği tarafından düzenli aralıklarla hastanın takip ve kontrollerinin yapılması, bulunduğu ortam ile ilgili zorunlu ihtiyaç ve yaşam alanlarının enfeksiyon riskleri açısından değerlendirilerek oluşabilecek sekonder enfeksiyonların önlenebilmesi açısından hijyenik ortam sağlanması kanaati uygundur. Oy birliği ile karar verildi." şeklinde sonuca varılmıştır. 31/10/2019 tarihinde Birinci Bölüm tarafından düzenli aralıklarla kontrolü yapılmak ve enfeksiyon riski taşıyan ortamlardan uzak tutulmak koşuluyla başvurucunun ceza infaz kurumunda tutulmasında yaşamı açısından risk oluşturan bir durum olmadığı gerekçesiyle serbest bırakılmaya ilişkin tedbir talebinin reddi ile başvurucunun ceza infaz kurumunda enfeksiyon riski oluşturmayacak bir ortamda tutulmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine ceza infaz kurumunca revirde tutulmak istenen başvurucu, uygulamaya rıza göstermemiştir. Başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı yaptığı istinaf talebi hakkında istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ve sağlık durumu gözetilerek 25/12/2019 tarihinde başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. İlgili dosya Yargıtay'da olup, temyiz incelemesi devam etmektedir. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebi kabul edilmiş, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin ise Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.