Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıkların duruşmada sorgulanmaması nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıkların duruşmada sorgulanmaması nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) başvurucunun Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu şüphesiyle hakkında soruşturma başlatmıştır. Soruşturma neticesinde Başsavcılık, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle 5/9/2017 tarihli iddianame düzenlemiştir. İddianamede özetle başvurucunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında FETÖ/PDY içindeki 672 mahrem imamın arasında başvurucunun da adının geçmesi, şüphelinin FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapılanması içinde emniyet mahrem imamı olarak görev alması, Emniyet görevlileriyle örgütün faaliyeti kapsamında görüşerek ideolojik toplantılar düzenlemesi, Mesut kod adını kullanması, kendi beyanına göre örgüt içi haberleşmede kullanılan Eagle ve Tango haberleşme programlarını kullanması, örgütle irtibatlı ve iltisaklı işyerlerinde öğretmen olarak çalışması, Bank Asyada katılım hesabının bulunması ve örgüt liderinin talimatından sonra Bank Asyadaki hesabındaki mevduatını artırması, aynı örgüt kapsamında hakkında işlem yapılan bazı şüphelilere para transferi yapması suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia edilmiştir. İddianamenin kabulü ile açılan dava, Yalova Ağır Ceza Mahkemesince görülmeye başlanmıştır. Yargılamada 11/5/2018 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda diğerlerinin yanı sıra sanığın FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle kanun hükmünde kararname (KHK) ile kapatılan dernek ve sendikalarda üyelik ve yöneticilik yapıp yapmadığının sorulması için çeşitli kurumlara müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Duruşma dört celsede bitirilmiştir. Birinci celsede başvurucu hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle KHK ile kapatılan dernek ve sendikalarda üyelik ve yöneticilik yapıp yapmadığının tespiti için yazılan müzekkerelere ilişkin gelen evrak Mahkemeye sunulmuştur. İkinci celsede başvurucunun Bank Asya hesap hareketlerine ilişkin bilirkişi raporu Mahkemeye sunulmuştur. Söz konusu rapora göre başvurucunun Bank Asyadaki hesaplarını 5/12/2016 tarihine kadar aktif olarak kullandığı, örgüt elebaşısının çağrısı üzerine Bankanın iflasını önlemek amacıyla talimat doğrultusunda yüklü miktarlarda gelen EFT'ler olduğu (14/1/2014 tarihinde 1 No.lu hesabına Türkiye Katılım Bankası üzerinden 990 TL) tespit edilmiştir. Yine aynı celse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ/PDY'nin mahrem imamlarına yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyaller Mahkemeye sunulmuştur. Başvurucu; müdafiinin hazır bulunduğu aynı celsede alınan savunmasında çalıştığı işyerinden dolayı Bank Asyada hesap açtırdığını, Bankaya talimatla para yatırmadığını, örgütün gizli haberleşme programlarından hiçbirini kullanmadığını, ifadesinin alınması sırasında bunu polislere anlatmaya çalıştığını fakat Eagle ve Tango kullanmış gibi tutanağa yazıldığını, mahrem imamlık yapma ya da sohbet düzenleme gibi bir eylemde kesinlikle bulunmadığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ/PDY'nin mahrem imamlarına yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallere ilişkin verileri kabul etmediğini, üzerine atılı suçu işlemediğini savunmuştur. Aynı celsede tanık Y.E.A.nın talimat yoluyla dinlenilmesine karar verilmiştir. Üçüncü celsede tanık Y.E.A.nın bilgi ve görgüsünün tespiti için yazılan talimata ikmalen cevap verilmiştir. Tanık Y.E.A. istinabe yoluyla alınan beyanında; başvurucuyu tanıdığını, 2005-2006 yıllarında üniversiteye hazırlanmak için gittiği, örgüt ile irtibatlı olan Havza Sakarya Dershanesinde başvurucunun matematik öğretmeni olup örgüt içinde öğrenci danışmanı olduğunu, başvurucunun da aralarında olduğu 5-6 kişilik sohbet grubunun sohbetlerini dershanede yaptığını, sohbetlerde Fetullah Gülen videolarının izlettirildiğini, kitaplarının okunduğunu, 2006-2010 yılları arasında Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümünde okuduğunu, üniversiteyi kazandıktan sonra başvurucunun isimli kişiyi Samsun'da Sakarya Dershanesinde tanıştırdığını, nin Trabzon'da kalacağı öğrenci evinin sorumlusu R.G.nin numarasını verdiğini, Trabzon'a gittiğinde R.G.nin kendisini karşıladığını ifade etmiştir. Aynı celsede başvurucu, tanık beyanını kabul etmediğini belirtmiştir. Başvurucu müdafii, soruşturma evresinde müvekkili ile ilgili olarak beyanı gönderilen A.B.nin tanık olarak dinlenilmesini talep etmiştir. Bu talep, dosyadaki mevcut delil durumu, yargılamanın geldiği aşama dikkate alınarak Mahkemece reddedilmiştir. Tanık A.B. duruşmada okunan beyanında, başvurucunun Zile ilçesi FEM dershanesinde görev yapan öğretmenlerin rehber sorumlusu olduğunu, 2014 yılı Mart ayına kadar bu görevi sürdürdüğünü, ortaöğretim seviyesinde öğrenim gören öğrencilerin çetelesini tutup Tokat'taki örgüt yöneticilerine aktaran kişi olduğunu ifade etmiştir. Aynı celsede iddia makamı, esas hakkında mütalaa sunmuştur. Mahkeme, başvurucu ve müdafiinin süre talebinin kabulüne, duruşmanın 23/10/2018 tarihine ertelenmesine karar vermiştir. Başvurucu; müdafiinin hazır bulunduğu dördüncü celsede, esas hakkında mütalaaya karşı beyanında önceki savunmalarını tekrarlayarak isnat edilen suçu inkâr etmiştir. Mahkeme, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan alt sınırdan uzaklaşarak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"Öğretmen olan sanık Mevlüt YİNANÇ'ın;Haklarında FETÖ/PDY Örgüt üyeliği suçlaması ile ayrı kovuşturma yürütülen kişilerin beyanlarından;Osmaniye CBS'de hakkında soruşturma yürütülen tanık [Y.E.A.nın] talimatla alınan ifadesinde sanıkla ilgili olarak kendisinin de aralarında bulunduğu beş altı kişilik sohbet grubuna sohbet hocalığı yaptığı, dershanede verilen bu sohbetlerde örgüt lideri Fetullah Gülen'e ait videoları izlettiği, kitapları okuttuğu, üniversiteyi kazanmasının ardından kendisini örgüt mensubu soy ismini bilmediği [] isimli şahısla tanıştırdığı, bu şahsın da kendisini kalacağı örgüt evine yerleştirdiği,Tokat CBS'de hakkında soruşturma yürütülen tanık [A.B.nin] sanıkla ilgili alınan beyanlarından, sanığın Zile İlçesi Fem Dershanesinde görev yapan öğretmenlerin rehber sorumlusu olarak görevlendirildiği, ayrıca sanığın orta öğretim seviyesinde öğrenim gören öğrencilerin çetelesini Tokat iline getiren şahıs olduğu anlaşılmıştır. SGK kayıtlarına göre FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisaklı olan; [birçok kurumda] çalışma kayıtlarının bulunduğu tespit edilmiştir.Asya Katılım Bankası kayıtları ve Bilirkişi Raporuna göre;Sanık Mevlüt Yinanç'ın FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olması nedeniyle KHK ile TMSF ve kamuya devredilen Asya Katılım Bankasında hesaplarının bulunması ve bu hesabı deliller kısmında belirtilmiş olduğu üzere sanığın 05/12/2016 tarihine kadar aktif olarak kullanmış olması, özellikle sanık Mevlüt Yinanç'ın hesap hareketleri incelendiğinde örgüt elebaşısının çağrısı üzerine bankanın iflasını önlemek amacıyla talimat doğrultusunda yüklü miktarlarda gelen EFT'lerin bulunduğu (14/01/2014 tarihinde 1 nolu hesabına Türkiye Katılım Bankası üzerinden 990 TL) tespit edilmiştir.Yalova İl Emniyet Müdürlüğünün 15/05/2017 tarihli Djital Materyal Analiz Raporuna göre;Sanıktan elde edilen dijital materyaller üzerinde yapılan incelemede ByLock ve eagle gibi uygulamalara rastlanılmadığı, ancak arama motorları üzerinden ByLock ile ilgili haberleri okuduğunu ve bununla ilgili telefonunda 4450 adet kaydı bulunduğu ve aynı şekilde eagle ile ilgili 280 adet kayıt olduğu tespit edilmiştir.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ/PDY terör örgütünün mahrem imamlarına yönelik yürütmüş olduğu 2017/3945 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen dijital materyallerden; sanık Mevlüt Yinanç'ın emniyet mahrem yapılanması içerisinde 'Mesut' kod adıyla yer aldığı, sanığın örgüt mensubu polis memuru emniyet görevlileri ile birebir görüşen, onlarla toplantı düzenleyen, onlardan aldığı bilgileri örgüt yöneticilerine aktaran şahıs olarak görev yaptığı, söz konusu rapor içeriğinden eagle programına ilişkin ID numarasının 128047 olduğu, yurt içerisinde görev yaptığı, görev yaptığı bölgenin Ankara olduğu, biriminin yüksekokul olduğu, vasfının da örgütsel terminolojiye göre C olduğu, yüksekokulun anlamının 'meslekten geçme polis amirleri sorumlusu',C harfinin anlamının ise 'öğretmen' olduğu hususları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;İnkara yönelen savunma içeriklerinin cezadan ve sorumluluktan kurtulmayı amaçladığı kanaatine varılmış, inandırıcı bulunmadığından itibar edilmemiştir. Yaptığı görevler, sahip olduğu bilgi ve tecrübe, tahsil durumu ve örgütteki konumu itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olan sanığın, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde ve örgütün amaçları doğrultusunda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, örgütle hiyeraşik ve organik açıdan tam bir disiplin içinde bağlı olduğu, Bu haliyle sanığın; 15 Temmuz darbe girişimine kadar olan süreçte sözde meşruiyetini toplum nezdinde inanç değerlerini, kamu otoritesi nezdinde ise hukuksal zemini istismar ederek sağlayagelmiş olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu anlaşılmakla, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın güttügü amaç ve saik, kasta dayalı kusurun ağırlığı, örgütsel faaliyetlerinin niteliği, özellikle örgütün ülkemiz genelinde emniyet yapılanmasında mahrem imam görevi üstlendiği, örgüt kurumları arasında örgütsel tayinle yer değiştirdiği, kurumlarda görev yaparken öğrencilerin örgütle irtibatlarını sağladığı, aynı zamanda kurum içerisinde çalışan diğer şahıslardan sorumlu olduğu hususu ve etkinlik dereceleri gözetilerek, eylemlerine uyan TCK 314/2 maddesi gereğince; suç için yasada öngörülen cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle mahkumiyetine dair hüküm tesis etmek gerekmiştir." Başvurucu; istinaf ve temyiz dilekçelerinde diğerlerinin yanı sıra tanıklar Y.E.A. ve A.B.nin duruşmada dinlenilmediğini, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlantı kurulmadığını, soru sorma hakkının kullandırılmadığını belirtmiştir. Hüküm, kanun yolu denetiminden geçerek 4/2/2020 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 2/6/2020 tarihinde öğrendikten sonra 3/7/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, hakkaniyete uygun yargılanma hakkıyla bağlantılı olarak tanık sorgulama hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.