12. Ceza Dairesi 2012/30510 E. , 2013/15913 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/a, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52, 51 maddeleri uyarınca mahkumiyet ve hapis cezasının ertelenmesi 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ile sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü görevlileri tarafından, 23/11/2006 tarihi…
**12. Ceza Dairesi 2012/30510 E. , 2013/15913 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/a, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52, 51 maddeleri uyarınca mahkumiyet ve hapis cezasının ertelenmesi 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ile sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü görevlileri tarafından, 23/11/2006 tarihinde yapılan incelemede, İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 01/06/1990 tarih ve 1946 sayılı kararı ile tescilli 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan Manisa İli, Ahmetli İlçesi, Dibekdere Köyü, 141 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 600 adet zeytin ağacının ... olduğunun tespit edildiği, hükme esas alınan ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile suça konu taşınmaz üzerinde bulunan trilye cinsi zeytin ağaçlarının 15 yaşlarında olduğunun belirlendiği, bu şekilde sanığın, dava konusu taşınmazın babasından intikal ettiğine ve zeytin ağaçlarının babası tarafından 13 yıl önce dikildiğine dair savunmasının bilirkişi raporu ile doğrulandığı, bu itibarla, suç tarihinin 1993 yılı olduğu, suç tarihi ile dava tarihi arasında 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2 maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 1993 yılından itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9 maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE, 11/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.