2. Ceza Dairesi 2020/14722 E. , 2021/4265 K. MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I) Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içi…
**2. Ceza Dairesi 2020/14722 E. , 2021/4265 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I) Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06/06/2013 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 27/02/2014 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuğun, gece vakti, ... ... ... İlköğretim Okulunda bulunan ve müşteki tarafından işletilen kantine, pencere camı ile korkuluk demirlerine zarar vermek suretiyle girmesi şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4, 31/2 ve aynı Kanun’un 7/2. maddesi gözetildiğinde suça sürüklenen çocuk lehine düzenleme içeren 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 152/1-a ve 31/2. maddelerinde tanımlanan iş yeri dokunulmazlığını bozma ve kamu malına zarar verme suçlarını oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezaların üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/3-4. maddeleri uyarınca hesaplanan 6 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 15/01/2013 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, II) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a, 143, 31/2. maddelerine uyan hırsızlık suçunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih ve 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinde düzenlenen "suçun gece vakti işlenmesi"nin, suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli halleri olması nedeniyle aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, TCK'nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre zamanaşımının dolmadığı anlaşıldığından hırsızlık suçu yönünden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Müştekinin işletmekte olduğu kantinde bulunan bozuk paraların çalınması şeklinde gerçekleşen somut olayda; müştekinin çalınan para miktarını soruşturma aşamasında yaklaşık 150 TL, kovuşturma aşamasında ise 45,75 TL olarak beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; beyanlar arasındaki çelişki giderildikten sonra, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 03/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.