DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2893 E. , 2024/505 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2893 Karar No : 2024/505 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DİĞER DAVALI : ... VEKİLİ : Hukuk Hizmetleri Başkanı ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay İkinci Dairesinin 20/06/2023 tarih ve E:2021/15672, K:2023/3669 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava …
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2893 E. , 2024/505 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2893 Karar No : 2024/505 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DİĞER DAVALI : ... VEKİLİ : Hukuk Hizmetleri Başkanı ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay İkinci Dairesinin 20/06/2023 tarih ve E:2021/15672, K:2023/3669 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 3. sınıf emniyet müdürü rütbesinde zorunlu 2. bölge hizmetini ... ilinde ifa etmekte iken Türkiye Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsünde (TODAİE) doktora eğitimine başlaması nedeniyle 05/10/2011-27/04/2013 tarihleri arasında ... Emniyet Müdürlüğü emrinde geçici olarak görevlendirilen davacı tarafından, 26/06/2012 tarih ve 28335 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 5. maddesinde yer alan "h) Bir üst rütbeye terfi etmek için zorunlu ikinci bölge hizmetini en az bir kez yapmış veya halen bu bölge hizmetini ifa ediyor olmak şartı aranan 3 üncü Sınıf Emniyet Müdürü ve 2 nci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde bulunan personelden halen ikinci bölge hizmetini ifa etmekte olanların, geçici görev veya başka bir şekilde birinci bölgede görevlendirilmeleri halinde, birinci bölgede geçirdiği dört aydan fazla süreler," ibaresi ile söz konusu Yönetmelik hükmünün kendisine uygulanacağını belirten İçişleri Bakanlığının 14/08/2012 tarih ve 157241 sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/01/2020 tarih ve E:2018/394, K:2020/30 sayılı "bozma" kararı üzerine, Danıştay İkinci Dairesinin 20/06/2023 tarih ve E:2021/15672, K:2023/3669 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 124. maddesinde; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. ve geçici 22. maddelerinde, ek 30. maddesinin 1. fıkrasında; Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmasına İlişkin Yönetmelik'in 13. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan kurallar aktarılarak, Düzenleyici işlem yönünden, 26/06/2012 tarih ve 28335 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 5. maddesi ile 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmasına İlişkin Yönetmelik'in "Rütbe terfiinde değerlendirilmeyecek süreler" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasına (h) bendinin eklendiği; 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmasına İlişkin Yönetmelik'in, 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Yürürlükten kaldırılan mevzuat" başlıklı 41. maddesi ile tamamen yürürlükten kaldırıldığı görüldüğünden, davacının istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı, Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı, Ancak, dava konusu işlemin, tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği, bireysel işlemin tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağının açık olduğu, Bireysel işlem yönünden, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na 24/10/2011 tarih ve 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen ek 30. madde ile üçüncü sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi etmek için zorunlu ikinci bölge hizmetinin en az bir kez yapılmış olması veya halen bu bölge hizmetini ifa ediyor olmak şartının getirildiği, anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 22. maddesi ile de, ek 30. maddenin yayımı tarihinden itibaren üç yıllık süre içerisinde, bir üst rütbeye yükselmek için en az bekleme süresini tamamlayacak olan üçüncü sınıf emniyet müdürü rütbesinde bulunan personelden, en az bir kez zorunlu ikinci bölge hizmetini yapmamış veya ikinci bölgeye atanmak ile birlikte göreve başlamamış olanlar hakkında, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunca verilecek bir üst rütbeye terfie ilişkin kararların, bu bölgede fiilen çalışmaya başlaması kaydıyla uygulanacağı düzenlemesine yer verildiği, Dava konusu düzenleme ile 3. sınıf emniyet müdürü ve 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde bulunan personelin, bir üst rütbeye terfi edebilmesi için zorunlu ikinci bölge hizmetini en az bir kez yapmış olması veya halen bu bölge hizmetini ifa ediyor olması şartının arandığı, bu halde de halen ikinci bölge hizmetini ifa etmekte olanların, geçici görev veya başka bir şekilde birinci bölgede görevlendirilmeleri halinde, birinci bölgede geçirdiği dört aydan fazla sürelerin terfi değerlendirmesi yapılırken dikkate alınmayacağının belirtildiği, Dava konusu düzenlemede, davacının ikinci bölge hizmetine başlamasına ve halen bu görevi ifa ediyor olmasına rağmen, geçici görevli olarak birinci bölgede bulunması nedeniyle, burada geçirdiği sürenin terfi değerlendirmesinde göz önünde bulundurulmayacağına ilişkin ifadenin, 3201 sayılı Kanun'a 24/10/2011 tarih ve 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 22. madde metninde yer alan, üçüncü sınıf emniyet müdürü rütbesinde bulunan personelin, en az bir kez zorunlu ikinci bölge hizmetini yapmaması veya ikinci bölgeye atanmasına rağmen göreve başlamamış olması halinde dahi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunca verilecek bir üst rütbeye terfiye ilişkin kararın, bu bölgede fiilen çalışmaya başlaması kaydıyla haklarında uygulanacağına ilişkin düzenleme ile birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu Yönetmelik hükmünün, zorunlu ikinci bölge hizmetine başlanmış olmasına rağmen terfi için ikinci bölgede çalışmaya başlamayı yeterli görmemesinin, halen bu görevin ifa edilmesine rağmen, geçici görevlendirmenin terfiye engel olacak olmasının, Kanun'un yaklaşımına aykırı bir kısıtlama getirdiği, Diğer taraftan, Kanun'un geçici 22. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Bu maddenin yayım tarihi itibarıyla ikinci bölge hizmetini yapmamış ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edebilmesi için, ikinci bölgedeki en az hizmet süresi kadar fiilen zorunlu ikinci bölge hizmeti yapmış olması şarttır." ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 17/01/2013 tarih ve E:2011/143, K:2013/18 sayılı kararıyla Anayasa’nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiği, Bu durumda, davacının ... ilinde zorunlu ikinci bölge hizmetini ifa etmekte iken, doktora eğitimine başlaması nedeniyle 05/10/2011 ila 27/04/2013 tarihleri arasında geçici görevlendirme ile birinci bölgede görevlendirildiği, davacının geçici görevlendirilmesinden sonra eklenen hükümle, personelin, bu şekilde birinci bölgede görevlendirilmeleri halinde, birinci bölgede geçirdiği dört aydan fazla sürelerin, rütbe terfiinde değerlendirilmeyeceğine ilişkin getirilen kısıtlamanın, davacının belli bir statü elde ettikten sonra, aleyhine olacak şekilde tarafına uygulanacak olmasının, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan hukuk devleti ilkesi ve hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılan hukuk güvenliği ilkesi ile uyuşmadığı, Bu sebeplerle, hukuka aykırılığı belirlenen dava konusu Yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen dava konusu bireysel işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarelerden İçişleri Bakanlığı tarafından, emniyet teşkilatında görev bölgelerinin birinci ve ikinci bölge olmak üzere ikiye ayrıldığı; 3201 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer alan tüm rütbeler için ikinci bölge (şark) hizmetinin zorunlu olduğu; 2013 yılı genel atama döneminde, daha önceden ikinci bölge zorunlu hizmetini yerine getirmiş olan personele birinci bölge illere dönüş yıllarına göre ve ihtiyaçlar çerçevesinde yeniden hazırlık tebligatı gönderildiği; bu durumun şark hizmeti olarak nitelendirilen ikinci bölge hizmeti yapacak personele ihtiyaç duyulduğunu gösterdiği; dava konusu düzenleyici işlemin iptalinin eşitlik ilkesinin ihlaline sebebiyet vereceği; bir tarafta emniyet teşkilatının tüm personeli için ikinci defa ikinci bölge hizmeti zorunlu hale getirilmişken diğer taraftan emniyet teşkilatında yönetici pozisyonunda bulunan, ilerleyen yıllarda il emniyet müdürlüğü, daire başkanlığı gibi önemli unvanlarda görev yapacak personelin, hangi suretle olursa olsun ikinci bölge hizmetinden muaf tutulmasına sebebiyet verecek bir işlem tesis etmenin, hakkaniyetten yoksun olacağı gibi, alt rütbedeki personelin çalışma motivasyonunu da olumsuz etkileyeceği; bir başka ifadeyle, polis memuru rütbesindeki bir personelin ikinci kez şark hizmetine tabi iken yönetici pozisyonundaki üçüncü sınıf emniyet müdürü rütbesindeki personelin, emniyet teşkilatının ikinci bölge hizmetini tamamlayan polis memurları ile orta kademe polis amirlerine ikinci bölge hizmetine ikinci kez gönderilirken, üst rütbelerde ve teşkilat personeline örnek teşkil edecek imtiyazlı şekilde davranılarak, ikinci bölge hizmetinden muaf tutulmasının, hakkaniyet ile bağdaşır yönü bulunmadığı; bu nedenle Kanun'un rütbeli personel için de geçerliliğinin sağlanabilmesi amacıyla dava konusu bendin eklendiği; diğer taraftan, davacı ve davacının pozisyonunda bulunan personelin hak mahrumiyetine uğramaması amacıyla, Yönetmelik hükmünün yürürlüğe girdiği 26/06/2012 tarihinden önceki süreleri kapsamadığı; idarenin tesis edeceği işlemlerini tüm personeline eşit bir şekilde uygulamak zorunda olduğu; sonuç olarak işlemlerin tamamının mevzuat hükümleri doğrultusunda tesis edildiği; dava dilekçesinde belirtilen talepler doğrultusunda yapılacak iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine ve hukukun genel prensiplerine aykırılık teşkil edeceği gibi eşitler arasında eşitsizliğe sebebiyet vereceği; rütbe terfi işlemlerinin tamamının mevzuat hükümleri ile emsal yargı kararları doğrultusunda tesis edildiği; hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı; ayrıca, davacının resen emekliye sevk edilerek ilişiğinin kesildiği; davanın süresinde açılmadığı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Üyeler ..., ..., ... ve ...'in, dava konusu yazının, davacının hukuksal durumunda etki yaratacak nitelikte bulunmayan görüş yazısı mahiyetinde olduğundan idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmaması nedeniyle bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı yolundaki oylarına karşılık, davacı tarafından, emekli olduğu ve davaya konu bireysel işlem ile öngörülen "söz konusu Yönetmelik hükmünün kendisine uygulandığı"nın beyan edildiği göz önüne alındığında söz konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülebilir bir işlem olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı İçişleri Bakanlığının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptale, kısmen karar verilmesine yer olmadığına yönelik Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 20/06/2023 tarih ve E:2021/15672, K:2023/3669 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/03/2024 tarihinde bireysel işlem yönünden usulde oyçokluğu, diğer yönlerden oybirliği ile karar verildi.