T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/921 Esas KARAR NO : 2025/885 DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 13/10/2025 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TTK 408/2. maddesinde genel kurulun devredilmez yetkilerinden biri olarak sayılmış olan "huzur hakkı" konusunda yetki ihlali yapılarak yönetim kurulu tar…
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/921 Esas KARAR NO : 2025/885 DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 13/10/2025 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TTK 408/2. maddesinde genel kurulun devredilmez yetkilerinden biri olarak sayılmış olan "huzur hakkı" konusunda yetki ihlali yapılarak yönetim kurulu tarafından karar alındığını, davalı şirketin 25.03.2023 tarihli yönetim kurulu toplantısında 158 sayılı kararında, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini, Türk Ticaret Kanununun 394/1. Maddesinin "Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir." hükmüne havi olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 408/2. Maddesinin "Çeşitli hükümlerde öngörülmüş bulunan devredilemez görevler ve yetkiler saklı kalmak üzere, genel kurula ait aşağıdaki görevler ve yetkiler devredilemez...." hükmü ile genel kurula at devredilemeyecek görevleri sınırlı sayıda saydığını, F bendinde ise "Yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları..." olmak üzere huzur hakkının genel kurulun devredilmez yetkileri arasında olduğunun hüküm altına alındığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/7519 E. 2022/4379 K. 02.06.2022 Tarihli İlamında; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 394. maddesi ile, gerek anonim şirketlerde gerekse limited şirketlerde genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebileceğinin öngörüldüğünü, beyanla yönetim kurulunun, TTK 408/2-f’ye aykırı biçimde huzur hakkı belirlenmesine ilişkin almış olduğu kararın mutlak butlanla sakat olduğunun tespitine, dosya durumu ve mevcut deliller ışığında, usul ekonomisi gereğince duruşma açmaksızın dosya üzerinden karar verilmesine, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bilindiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasına girilebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir. Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunmasına ilişkin kurallarda kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-ç) Somut olayda; HMK'nun 14/2.maddesi uyarınca şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili mahkeme olması ve Ticaret Sicil Kaydına göre şirketin muamele merkezinin yargı çevremiz dışında olması, Küçükçekmece Mahkemeleri yargı çevresi içerisinde olduğunun anlaşılması karşısında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı şirket merkezinin Başakşehir olması nedeniyle kesin yetkiden kaynaklı olarak mahkememezin yetkisizliğine HMK 114/1-c ve 115. madde 2'nci fıkrası doğrultusunda usulen davanın reddine karar kesinleştiğinde ve yasal sürede talep edilmesi halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ KÜÇÜKÇEKMECE NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne Gönderilmesine, yargılama gideri harç ve ücreti vekalet hususunda görevli ve yetkili mahkemece esasla bir hüküm kurulmasına yasal sürede müracaat edilmemesi durumunda yargılama gideri harç ve vekalet ücreti konusunda ek karar yazılmasına, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili KÜÇÜKÇEKMECE NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, 3-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 4-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA, Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar dosya üzerinden açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/10/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır