12. Ceza Dairesi 2011/20117 E. , 2012/14144 K. "" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 134/1,52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya kapsamına göre, suçun işlenmesiyle ortaya çıkan ve sanık tarafından giderilmesi gerekli maddi bir zarar bulunmadığı halde, sanık hakkında…
**12. Ceza Dairesi 2011/20117 E. , 2012/14144 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 134/1,52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya kapsamına göre, suçun işlenmesiyle ortaya çıkan ve sanık tarafından giderilmesi gerekli maddi bir zarar bulunmadığı halde, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken gösterilen “suçun işlenmesiyle mağdurun zararı sanık tarafından tazmin suretiyle tamamen giderilmediği” şeklindeki gerekçede isabet olduğunu kabul etmek mümkün değilse de, ayrıca, “sanığın bir daha suç işlemeyeceğine ilişkin kanaate varılmadığından” hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verildiğinin belirtilmiş bulunması ve olayın oluş şekli, sonuçları ile dosya içeriğine göre, mahkemece bu yönde kullanılan takdirde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun basit hali, 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenmiş olup, özel hayat kavramının, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerdiği, anılan suçun basit halinin oluşabilmesi için, sanık tarafından, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip bir alet kullanılması gerekmeyip, bir özel hayat olayının çıplak gözle seyredilmesi ya da acıdan kaynaklanan çığlıklar veya sevişen çiftin nefes alış verişi gibi özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice dinlenilmesinin yeterli olduğu, bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanığın, gece vakti, şikayetçinin oturduğu evin yatak odası penceresine yanaşmak suretiyle özel bir çaba göstererek mağdurun konut içerisindeki yaşantılarını 10 dakika süreyle gözetlemesi ve sevişmekte olan çiftin seslerini gizlice dinlemesi şeklinde gelişen olayda, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.