Başvurucular, "kaçakçılık" suçunu işledikleri iddiasıyla yargılandıkları davada makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
Başvurucular, "kaçakçılık" suçunu işledikleri iddiasıyla yargılandıkları davada makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Başvuru, 23/6/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 29/9/2014 tarihinde,kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucular hakkında, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca 23/3/2006 tarihinde başlatılan soruşturma sonunda E.2006/1176 sayılı iddianame ile "kasten yaralama, tehdit, hakaret ve kaçakçılık" suçlarını işledikleri iddiasıyla Tekirdağ Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Tekirdağ Sulh Ceza Mahkemesi, 20/11/2006 tarih ve E.2006/616 K.2006/578 sayılı kararla “kaçakçılık” suçundan açılan kamu davasını ayırarak, anılan suça ilişkin yargılama yapma görevinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine ve dava dosyasının Tekirdağ Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Tekirdağ Asliye Ceza Mahkemesi, 9/5/2007 tarih ve E.2006/847, K.2007/215 sayılı kararla 10/7/2004 tarih ve 4926 sayılı mülga Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, başvurucuların 366,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar vermiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Ceza Dairesinin 26/4/2011 tarih ve E.2009/7666, K.2011/4786 sayılı ilâmıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, 4/11/2011 tarih ve E.2011/225, K.2011/363 sayılı kararla başvurucuların 4926 sayılı mülga Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 366,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesi, 9/4/2014 tarih ve E.2014/3868, K.2014/6930 sayılı ilâmı ile suç tarihi itibarıyla temyiz inceleme gününde; suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıkların lehine olan 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi ve maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek hükmün bozulmasına ve sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar vermiştir. Başvurucular, Yargıtayın anılan kararının henüz tebliğ edilmediğini, bu kararı Yargıtay internet sitesinden öğrendiklerini bildirmişler, başvuru dilekçesinin ekine, 5/5/2014 tarihinde alınan Yargıtay kararının sonucunu gösteren yazıyı eklemişlerdir. Başvurucular, 23/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.B. İlgili Hukuk 4926 sayılı mülga Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi,765 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi, maddesinin ikinci fıkrası ile maddesinin birinci fıkrası.