T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/69 KARAR NO: 2025/2173 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/10/2024 NUMARASI: 2022/409 E - 2024/797 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yap…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/69 KARAR NO: 2025/2173 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/10/2024 NUMARASI: 2022/409 E - 2024/797 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanmış olan Elektrik enerjisi Satış Sözleşmesi kapsamında doğan fatura alacağına istinaden İstanbul Anadolu 30. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile başlatılan takibe davalının itirazı nedeni ile bu İtirazın İptali davasının açılmasının zorunlu hale geldiğini, İstanbul Anadolu 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile devam eden takipte alacaklı olarak yer alan ... A.ş.'nin ticaret ünvanı TTK hükümleri uyarınca ... Satış A.Ş. olarak tadil edilmiş olup yeni unvan dosyaya mübrez 01.10.2018 tarihli 9671 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak tescil edildiğini, bu sebeple başlatılmış olan icra takibinde alacaklı şirket ...Perakende Satış A.Ş. olarak gözükse de huzurdaki dava ... A.Ş. adına ikame edildiği, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi ile davacı tarafın aktif elektrik enerjisi satmayı, davalı tarafın ise elektrik enerjisi almayı taahhüt ettiği, ancak davalı şirketin 1 adet faturayı eksik veya hiç yatırmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan 1 adet faturanın bedellerinin vadelerinin geçmesine rağmen ödenmemiş olduğu ve davalı taraf ile yapılan yazılı ve sözlü görüşmelerde olumlu bir sonuç alınamadığından İstanbul Anadolu 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile takibe başlandığı, davalı tarafın başlatılmış olan takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durdurulmasına sebep olduğu, davalı tarafından yapılan borca itirazın haksız, kötü niyetli ve icra takibini durdurmaya yönelik olduğu bu nedenle davalı taraf aleyhine İcra İflas Kanunu gereğince %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davanın kabulü, davalının İstanbul Anadolu 30. İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz İtirazın İptaline ve Takibin aynı koşullarla devamına, davalının itirazı, likit alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik tamamen kötü niyetli olmakla birlikte, alacağın %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu fatura içeriğinin nasıl oluştuğu takip talebinde ve dava dilekçesinde açıklanmadığı, davacının dava dilekçesinde davalıya elektrik enerjisi sağladığını, bunun karşılığında 25.09.2017 tarih, ... numaralı ve 35.456,44 TL tutarındaki faturanın düzenlendiği ve davalı tarafından bu bedelinin ödenmediğini beyan ettiği, söz konusu faturada faturanın 21.507,20TL'lik kısmının ceza bedeli, 3.674,00 TL'lik kısmının harcama bedeli olarak belirtildiği, dava dilekçesinde ceza bedelinin, gecikme zammının ve dağıtım bedelinin gerekçesi ve nasıl hesaplanacağının belirtilmediği, fatura içeriğindeki gecikme zammı ve ceza bedeline faiz talebinin haksız olduğu, ceza bedeline ve gecikme zammına faiz talep edilmemesi gerektiği, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eki evraklarda cezai şart düzenleyen hükümler Türk Borçlar Kanununun 20. Ve devamı Maddeleri uyarınca genel işlem koşulu niteliğinde olduğundan yazılmamış sayılmaları gerektiği, davacı şirketin genel işlem koşulları niteliğindeki sözleşme hükümlerine ilişkin davalıya açıkça bilgi vermediği, sözleşme içeriğini öğrenme imkanı sağlanmadığı, bu nedenle davalının sözleşme hükümlerini kabul ettiğinden de bahsedilemeyeceğinden, davacı tarafın iddialarına dayanak yaptığı sözleşme hükümlerinin yazılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gibi gecikme zammı, ceza bedeli ve dağıtım bedeli adı altında talep edilen alacaklar likit de olmadığından davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi koşullarının oluşmadığı, davacının haksız ve kötü niyetli olmasından dolayı davacı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince tarafından yapılan yargılama sonunda; " Davanın icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, icra takibinin Elektrik enerjisi Satış Sözleşmesi kapsamında doğan fatura alacağına istinaden olduğu, Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme gereğince sözleşmenin ilgili maddelerinde kullanılmış olan elektrik enerjisine ait tahakkuk ettirilen faturaların ne şekilde ödeneceği ve ödemelerin gecikmesi durumundaki yaptırımların açık olduğu, davacı tarafından davalı tarafa gecikmede olan faturalara ait bilgilendirmenin yapılmış olduğu, davacı tarafça düzenlenmiş olan 30.04.2017 ve 24.05.2017 numaralı faturaların taraflar arasında imzalanmış olan Elektrik enerjisi Satış Sözleşmesinin ilgili (5.4), (5.5), (9.1), (9.5) numaralı Maddelerine uygun olduğu, 30.04.2017 tarihli .... numaralı ve 25.04.2017 tarih ve ... numaralı faturaların en yüksek iki adet fatura olduğu bu nedenle cayma bedeli hesaplamasının bu faturalara göre yapılması gerektiği, davacı tarafından düzenlenmiş olan 15.09.2017 tarih ... sayılı faturanın taraflar arasında düzenlenmiş olan sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş olduğu ve bu nedenle davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 36.632,56 TL asıl alacak, 3.136,16 TL gecikme faizi, 564,51 TL faiz KDV si olmak üzere toplam 40.333,33 TL alacaklı olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak, taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu Madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle1-Davanın KABULÜNE,2-İstanbul 30. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 35.456,44 TL asıl alacak, 1.617,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.073,84 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz birlikte DEVAMINA, 3-Asıl alacak olan 35.456,44 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; yargılama sırasında mahkemece iki ayrı bilirkişiden rapor alındığını, raporlarını çelişkili olduğunu, çelişki giderilmeden karar verildiğini, rapordaki faiz hesaplamasında uygulanan faiz oranının da yanlış oyduğunu, dava konusu faturada "cayma bedeli" tahakkuku olmadığı halde, hükme esas alınan raporun "İnceleme ve Değerlendirme" bölümünün 10 nolu bendinde, dava konusu faturanın cayma bedeline ilişkin olduğunun görüldüğü belirtilmiş; devamında da "Cayma Bedeli Faturası Hesaplama" başlıklı bölümde cayma bedelinin hesaplanmış olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eki evraklarda cezai şartı düzenleyen hükümlerin Türk Borçlar Kanununun (TBK) 20. ve devamı maddeleri uyarınca genel işlem koşulu niteliğinde olduğundan geçersiz olduğunu, bu hususların değerlendirilmediğini, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği gibi gecikme zammı, ceza bedeli ve dağıtım bedeli adı altında talep edilen alacakların likit de olmadığından, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.28.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda; " Dava ve cevap dilekçeleri ile fatura detayı ve Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi hükümlerine göre; İlgili tesisata ait serbest tüketici sözleşmesinin ödenmemiş fatura nedeniyle tek taraflı olarak tedarikçi tarafından feshedildiği, ve sözleşmenin Madde 5. Faturalama, Ödeme ve Kesme ile Madde 9. Sözleşmenin Feshi maddelerinin uygulandığı, İlgili tesisatta; enerji tüketim bedelinin 3.674,00 TL, dağıtım bedelinin (%21) 771,54 TL olmak üzere toplam vergiler dahil cezalar hariç 5.589,56 TL olduğu, Faturaya ceza olarak yansıtılan tutarın Sözleşmenin 9.5 maddesine göre uygulandığı ve tahakkuk eden en yüksek faturanın 2 (iki) katı olarak 21.507,20 TL olarak 15.09.2017 tarihli faturaya yansıtıldığı, Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.” nin davacı ... A.Ş” ye borcunun 15.09.2017 tarihi itibariyle ceza ile vergiler dahil ve faizler hariç sözleşme tarifeleri üzerinden hesaplanan bedelinin ise 27.096,76 TL (5.589,56 TL * 21.507,56 TL) olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.20.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda ise; Davacı tarafından düzenlenmiş olan 30.04.2017 tarih ve ... numaralı faturanın 25.04.2016 tarih ... numaralı 12.887,10TL bedelli faturaya istinaden taraflar arasında imzalanmış olan “ Elektrik enerjisi Satış Sözleşmesi”nin ilgili 5.5 ve 9.5 maddeleri uyarınca hesaplanmış olan gecikme bedeli ve sözleşmenin fesih edilmesi nedeniyle hesaplanan Sözleşmeden Cayma Bedeli olarak düzenlendiği,... davacı tarafından düzenlenmiş olan 15.09.2017 tarih ... sayılı faturanın taraflar arasında düzenlenmiş olan sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş olduğu ve bu nedenle davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 36.632,06TL asıl alacak, 3.136,16TL gecikme faizi, 564,51TL faiz KDV si olmak üzere toplam 40.333,33TL alacaklı olduğu " yönünde görüş bildirilmiştir.Taraflar arasında imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin 5.5 numaralı maddesinde “Tüketici fatura tutarını 10 (on) günlük ödeme süresi içinde ödenmediği takdirde Tedarikçi, ödenmeyen fatura tutarına, 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil usulü Hakkında Kanunun 5.1. Maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranına göre günlük olarak gecikme bedelini hesaplayarak KDV'si ile birlikte fatura düzenleyecektir. Tedarikçi, tüketicinin elektrik enerjisi teminini kesme ve kestirme, ilgili dağıtım şirketine borçlu olarak geçişini yapma, Dağıtım şirketi tarifesinden elektrik tedarik etme, ayrıca Tüketici tarafından verilmiş teminatları nakde çevirme haklarına sahiptir ve Tedarikçinin Sözleşmeyi derhal fesih hakkı saklıdır. tedarikçinin diğer her türlü yasal yollara başvurma hakkı saklı olup; elektrik enerjisinin kesilmesi sonucu, tüketicinin uğrayacağı hiçbir doğrudan ve/veya dolaylı zarar, ziyan, tazminat, cezai şart veya benzerlerinden Tedarikçi sorumlu tutulamaz” ,9.1 numaralı maddesinde “Tüketicinin Sözleşme'nin herhangi bir hükmünü yerine getirmemesi, ihlal etmesi, tüketicinin beyanına dayanan bilgiler ile ilgili olarak gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun tespiti veya ilgili mevzuat hükümlerine uymaması durumunda, Tedarikçi Sözleşmeyi, Sözleşmeden doğan haklarını talep etme hakkı ve her türlü tazminat hakkı saklı kalmak üzere, tek taraflı olarak, derhal feshedebilir. Bu durumda Madde 9.5 hükümleri uygulanacaktır. Tedarikçi, her türlü zarar ve ziyanını karşılamak için teminatı irat kaydedecek ve teminatın zararını karşılamaması halinde Tüketiciye karşı yasal yollara başvurabilecektir.”,9.5 maddesinde Tüketici, sözleşmeyi ve/veya süreli bir tarifeyi haklı bir neden olmaksızın Uygulama Protokolü ve Taahhüt Beyanında belirtilen sözleşme süresinin sona ermesinden önce sonlandırması halinde ve/veya Tedarikçinin sözleşmeyi Madde 9.1 hükmünce sonlandırması durumunda, sözleşmenin sona erme tarihine kadar gerçekleşen tüketim dikkate alınarak o ana kadar tahakkuk etmiş olan aylık en yüksek fatura tutarının 2 (iki) katı oranında ceza bedelini Tedarikçi Tüketiciye faturalandıracaktır. Tüketici ceza bedelini, gönderilecek ödeme ihtarı / fatura üzerine en geç 10 (on) gün içerisinde Tedarikçiye ödemekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır. 6098 sayılı TBK'nun 20.maddesinde:"Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer söz- leşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Bu koşulların, sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli, nitelendirmede önem taşımaz.Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin, genel işlem koşulu sayılmasını engellemez. Genel işlem koşulları içeren sözleşmeye veya ayrı bir sözleşmeye konulan bu koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına, onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz.Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.Somut olayda,sözleşmenin cezai şart tazminatına ilişkin hükmünün, genel işlem koşulu olarak nitelendirilebilecek bir düzenleme olmadığı açıktır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ve Özel dairenin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre; abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödemelerde gecikme olması halinde, 6183 sayılı Yasada belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerekir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre (mesken ise yasal faiz, ticarî ise ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır.Her iki bilirkişi raporunun incelenmesinde ilk bilirkişi raporunda faiz yönünden hesaplama yapılmaması nedeniyle hesaplamalar arasında fark göründüğü, hükme esas raporda faiz yönünden de hesaplama yapılmış olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Buna göre, davalı şirket tarafından fatura bedellerinin ödenmediğinin sabit olduğu, davalının bu şekilde sözleşme gereği düzenlenen faturaları ödememesi nedeniyle davacı şirketin sözleşmeyi feshetmesinin sözleşme hükümlerine uygun olduğu, sözleşmeye dayalı talep edilen cezai şart bedelinin davalı tarafından belirli ve bilinebilir olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu (Y. 3. HD 2023/3198 E-2024/1438 K ) anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 2.532,51 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan toplam 633,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.898,91 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/09/2025