Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile birlikte 1/2'şer hisse ile ..........yi kurduklarını, müvekkilinin doktor olup aynı zamanda uluslararası bir ilaç firmasının Türkiye Genel Müdürü olduğunu, davalının ise emekli olup şirketin sevk ve idaresine daha çok zaman ayırabilecek durumda olduğunu, bu yüzden davalının münferit imza ile 15 yıl boyunca şirketi temsile yetkili kılındığını, bu yetkinin 17/12/2013 tarihinden sonrasında alınan karar ile müşterek imzaya dönüştürüldüğ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkettin %10 payla ortağı olduğunu, şirket ortaklarından ------------ şirketle haksız rekabet yapması üzerine Kadıköy ------------- ATM.de haksız rekabetin önlenmesi davası açtıklarını ve adı geçen ortakların haksız rekabet ettiklerinin saptandığını, ------- bu nedenle yetkilerinin kaldırıldığını, şirkete verilen zararların şirkete ödenmesi, şirket değerinin tespiti ve haklı sebeple şirketten çıkma davasının halen derdest olduğunu, bu ortakların sahte ortaklar kurulu kararı düzenleyerek şirket merkezini taşımaları üzerine yapılan şikayet sonucunda sahtecilik suçundan ceza aldıklarını, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını, İstanbul ----- ATM.nin 2014/2010 esas sayılı dosyasında---- yetkileri kaldırılmış olmasına rağmen tekrar müdür olarak kendisini seçmesi üzerine ana sözleşmenin haksız rekabet hükümleri ile pay devri konusundaki değişiklikleri konu eden ortaklar kurulu kararlarının iptalini istediklerini, bu talebin yerel mahkeme tarafından reddedildiğini, Yargıtay ----.Hukuk Dairesinin bu kararı bozduğunu, yapılan bilirkişi incelemelerinde sermaye arttırım kararının müvekkilinin şirketteki payını azaltmaya yönelik olduğunun tespit edildiğini, ayrıca alınan diğer raporlarda da sermaye arttırımı kararının mutlak butlan ile sakıt olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle 07/03/2012 tarihli sermaye arttırımı kararının geçersiz olduğuna ve iptaline karar verildiğini ve kesinleştiğini, ortakların müvekkilinin payını kötü niyetli olarak azaltma çabası içinde olduklarını, nakdi olarak iptal edilen karardaki miktarı arttırma yönünde karar aldıklarını, müvekkilinin genel olarak sermayenin arttırılmasına itirazı bulunmamakla birlikte, sermaye artışı yapılacak ise bu artışın şirketteki kar payının sermayeye eklenmesi suretiyle yapılması gerektiğini, müvekkilinin şirkette kar payı sahibi olmasına rağmen kar payı ödenmediğini iddia ederek 29/08/2018 tarihli sermaye arttırımına ilişkin ortaklar kurulu kararında derdest olan haklı sebeple şirketten çıkma davası sonucunu etkilemeye matuf, kötü niyetli ve hukuken iptali gereken bir karar olduğundan iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.