12. Ceza Dairesi 2020/4645 E. , 2022/8754 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme, görevi kötüye kullanma Taksirle öldürme suçundan sanık ...'nin mahkumiyetine ilişkin hüküm ile görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen düşme hükümleri, sanıklar ..., ... ve ... müdafii, sanık ... ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 24 Aralık 2017 tarihli Resmi Gazete'de yayı
**12. Ceza Dairesi 2020/4645 E. , 2022/8754 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme, görevi kötüye kullanma Taksirle öldürme suçundan sanık ...'nin mahkumiyetine ilişkin hüküm ile görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen düşme hükümleri, sanıklar ..., ... ve ... müdafii, sanık ... ile mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 24 Aralık 2017 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde, sanık ... tarafından süresi geçtikten sonra duruşmalı inceleme isteminde bulunulmuş olup, talep uygun görülmeyip duruşma açılmaksızın dosya üzerinde yapılan incelemede; 23.10.2011 tarihinde yerel saatle 13:41 sıralarında, merkez üssü ... ili, ... ilçesinde meydana gelen ve merkez üssü..öyü civarı, değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, ....Mahallesinde bulunan KOÇ APARTMANI’nın yıkılması ve çökmesi sonucu dört kişinin öldüğü, yapılan ölü muayene işlemleri sonucu ölenlerin göçüğe (depreme) bağlı olarak hayatlarını kaybettiklerinin tespit edildiği, ....Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Temmuz 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporuna göre; ... ili, ... ilçesinde bulunan Koç Apartmanı hakkında dosya üzerinden yapılan incelemeler, deneysel çalışmalar, araştırmalar ve üç boyutlu analizler neticesinde, binanın yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın 1990 yılında inşa edilmiş olduğu, BEST Teknik tarafından 02.10.1995 tarihinde hazırlanan elektrik uygulama projesi, 21.12.1995 tarihli yapı ruhsatı istek dilekçesi, 28.12.1995 tarih ve 95/186 numaralı yapı ruhsatı, muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın projelerinin ve inşasının 1997 yılından önce yapıldığının anlaşıldığı, dosya kapsamında apartmana ait mimari, statik ve elektrik-tesisat projeleri bulunduğu ancak, statik hesap raporları ile zemin raporlarının olmadığının belirlendiği, Koç Apartmanının yapım yılına göre 1975-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre; binanın taşıyıcı sistemi betonarme olup, zemin ve 3 normal olmak üzere toplam 4 kattan oluştuğu, zemin katın dükkân olarak, üst katların ise konut olarak kullanıldığı, 28.12.1995 tarihli yapı ruhsatına göre bina dükkân olarak kullanılan zemin ve konut olarak kullanılan 3 normal kat olmak üzere toplam 4 kattan oluşmakta olduğu, mimari projeden binanın, zemin ve 3 normal kat olmak üzere toplam 4 kattan oluştuğu, yapı ruhsatında belirtilen zemin ve normal kat yüksekliklerinin mimari ve statik projeler ile uyumlu olduğu, Koç Apartmanına ait karot numuneler üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımı 17.21N/mm2 olarak elde edilmiş olup, karot basınç dayanımlarının 8.03-22.83N/mm2 arasında değiştiği, binada dökülen betonun oldukça heterojen olduğu anlamına geldiği, elde edilen bu basınç dayanımının, 1975 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan B160 için öngördüğü minimum basınç dayanımını sağladığı, ancak, söz konusu binadan alınan karot sayısının az olması ve bina hasar resimleri değerlendirildiğinde, elde edilen ortalama beton basınç dayanımının tüm bina betonunu temsil etme olasılığının düşük olduğunun tespit edildiği, 1975-Afet Belgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe göre bina önem katsayısının 1 olduğu, yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırılmasında yetersizlikler olduğu, proje verilerine göre zemin kat kolon sayıları, boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, beton numuneleri içerisinde standart dışı büyüklükte agregalar belirlendiği, çelik donatı çubuğu örnekleri üzerinde gerçekleştirilen çekme deneyi sonucunda bahis konusu çelik donatı çubuklanndan Q14 donatı çubuğunun ilgili standardın S420 çeliği için verdiği kriterleri sağladığı, Q10 donatı çubuğunun ise ilgili standardın S420 çeliği için verdiği kriterleri sağlamadığı, proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda sürekli temellerin, zemin emniyet gerilmesi ve kesit alanı açısından yüzde onunun yetersiz olduğunun belirlendiği, binanın yapı sahibinin ve müteahhidinin Süleyman Koç olduğu ve suç tarihinden önce ölmüş olması nedeniyle hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Mahkemece hükme esas alınan 18/09/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; sanık ...'nin yıkılan binanın "fenni mesulü" olduğu, bu konuda taahütname verdiği, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğunun belirlendiği, İmar ve Belediye mevzuatın göre belediyelerin ruhsat verdikleri inşaatların yapımıyla ilgili denetleme görevlerinin, binanın inşaat tekniğine göre inşa edilip edilmediğini kapsamadığı, bu nedenle belediye görevleri sanıklar ..., ..., ..., ... (...), ... ve ...'nın hakkında yapılacak değerlendirmede bu hususunda dikkate alınması gerektiği, statik hesap ve raporu olmayan binaya ruhsat veren, yapı ruhsatı süre dolmasına rağmen ruhsat yenilemeden sadece dükkan katı için yapı kullanma izin belgesi düzenleyen ve bu hususta üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermeyen belediye görevlileri sanıkların meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından cezai sorumlulukları yoluna gidilmesi gerektiği şeklinde rapor tanzim edildiği, Dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporları, yapılan inceleme, değerlendirme ve deliller neticesinde; 2. derece deprem bölgesinde yer alan Koç Apartmanının taşıyıcı elemanların donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, binada projelendirme, yapım ve ... bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının belirlendiği, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün soruşturma aşamasında belediye görevlileri olan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yaptığı ön inceleme sonucunda aldığı 07/03/2013 tarihli kararında; 28/12/1995 tarihli yapı ruhsatının zemin etüt raporu ve statik hesap raporları olmadan verilmesi ile yapı ruhsatının süresinin dolmasına rağmen ruhsat yenilemeden, belediye teknik elemanlarınca yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasından fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti yapılarak 11/10/2002 tarihli yapı kullanma izin belgesinin verilmesi nedenleriyle, 3194 Sayılı İmar Kanunun 22, 29 ve 30. maddelerine aykırı hareket edildiği gerekçesi ile soruşturma izni verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede; I-Sanık ...'nin taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik, sanık ...'nin temyizinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...'nin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, ... Noterliğine ait 20/12/1995 tarih ve 07871 sayılı taahhütname ile 01.04.1996 tarihinden itibaren altı ay süre ile teknik uygulama sorumluluğunu üstlenen sanık ...'nin, fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu olayda; 1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından dikkat ve özeni göstermeyen, binadaki malzeme ve donatı yetersizliklerini denetlemeyen ikinci derecede deprem bölgesinde bulunan Koç Apartmanının tamamen çökmesine ve dört kişinin göçük altında kalarak ölmesine asli kusurlu olarak neden olan sanık ... hakkında, ... ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık ... hakkında eksik cezaya hükmolunması, 2-İkinci derece deprem bölgesinde yıkılan Koç Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; elde edilen basınç dayanımının, 1975 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan B160'ı sağladığı ancak, söz konusu binadan alınan karot sayısının az olması ve bina hasar resimleri değerlendirildiğinde, elde edilen ortalama beton basınç dayanımının tüm bina betonunu temsil etme olasılığının düşük olduğunun tespit edildiği, binanın taşıyıcı elemanların donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, binanın projelendirme, yapım ve ... bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının belirlendiği, bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; sanığın yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve ... bitimi aşamasında, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanık ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezasında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-TCK'nın 53/6. maddesinde “belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanık ...'nin çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 10 ay süre ile yasaklanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık ...'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanık ...'nin kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, II-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki düşme hükümlerine yönelik sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyizlerinin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin sanıklar hakkında düşme kararı değil, beraat kararı verilmesi gerektiğine; mahalli Cumhuriyet savcısının ise sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği tarafından düzenlenen Ağustos 2012 tarihli rapor ve 15/09/2014 tarihli ek rapora göre; “deprem nedeni ile yıkılan binada ... aşaması ve sorumluluk ilişkilendirilmesi” adı altında tablo hazırlandığı, söz konusu binanın yapılış tarihi itibariyle 1975 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik’e tabi olduğu, binada kullanılan betonun yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan B160’ı sağladığı ancak söz konusu binadan alınan karot sayısının az olması ve bina hasar resimleri değerlendirildiğinde, elde edilen ortalama beton basınç dayanımının tüm bina betonunu temsil etme olasılığının düşük olduğunun tespit edildiği, beton içerisinde standart dışı agregaların mevcut olduğu, zemin kat kolon sayıları, boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu ve bu yetersizlikler dolayısıyla proje müellifleri, yapı sahibi ve müteahhidinin, teknik uygulama sorumlusunun ve belediyenin ilgili birimlerinin sorumlu olduğunun belirtildiği, ayrıca binanın ... bitimi aşamasında biten bina inşaatının projeye uygunluğunun denetlenmediği, bu nedenle belediyenin teknik uygulama yetkililerinin sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, İnşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediyeler Kanunun “Belediyenin Vazifeleri” başlıklı 15. maddesinin 79. bendinde “İmar planlarının yapımı ve uygulanması ile yapıların inşaat ve iskan ruhsatı aşamasında, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğü sağlayıcı tedbirler alma” hükmünün yer aldığı; 28/12/1995 tarih ve 95/186 sayılı yapı ruhsatını düzenleyen ve kontrol eden belediye görevlilerinin Burhan Aldeşer, ..., 11/10/2002 tarih ve 2002/35 sayılı sadece dükkan katı için verilen yapı kullanma izin belgesini tetkik eden kişinin Belediye fen işleri müdür vekili sanık ... Aldeşer olduğu; yapı kullanma izin belgesinde bina mahallini tetkik eden belediye fen memurlarının sanık ... (...), ... ve ... olduğu, 11/10/2002 tarihli yapı kullanma izni belgesinde bina mahallini tetkik eden belediye görevlilerinin ..., ... (...) ve ..., yapı kullanma iznini tetkik eden belediye görevlisinin belediye fen işleri müdür vekili Burhan Aldeşer, onaylayan belediye görevlisinin ise belediye başkan vekili ... olduğunun belirtildiği; bina sahibi tarafından inşaatına başlanılacak yapının statik hesap raporu ve zemin etüt raporu olmadan yapı ruhsatı ile; süresi geçmiş olmasına rağmen yeni yapı ruhsatı alınmadan 28/12/1995 tarih ve 95/186 sayılı yapı ruhsatı ve eklerine uygun olmayan binanın sadece dükkan katı için yapı kullanma izin belgesi verilmesi ve inşaatın yapım aşamasında gerekli denetimlerin yapılmaması nedeniyle; 3194 sayılı İmar Kanunun “Ruhsat alma şartları” başlıklı 22. maddesindeki, “Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge) mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir. Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir. Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.” hükmü ile aynı Kanunun 29. ve 30.maddelerindeki; "Yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılır. Bu durumda yeniden ruhsat alınması mecburidir. Başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır...", "Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için, inşaat ruhsatını veren belediye, valilik veya yeminli serbest mimarlık veya mühendislik bürolarından; 27'nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise, ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler veya yeminli serbest mimarlık veya mühendislik büroları, mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır..." hükümlerine aykırı davrandıkları; binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, beton içerisinde standart dışı agregaların mevcut olduğu, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, malzeme kalitesinde, binanın proje ve yapım aşamasında yetersizlikler olması ve statik hesap raporu ile zemin etüt raporu olmadan binaya ruhsat verilmesi, yapı ruhsatının süresinin dolmasına rağmen ruhsat yenilemeden belediye teknik elemanlarınca yapının süresi geçmiş olan ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasından fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti yapılarak sadece dükkan katı için olmak üzere, 11/10/2002 tarihli yapı kullanma izin belgesinin verilmesi sonucu, binanın meydana gelen deprem nedeni ile yıkılmasında, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olmalarına rağmen, İmar Kanununa, 1975 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve dönem itibariyle bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davrandıkları, üzerilerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, mevcut sonucun gerçekleşmesinde etkili oldukları, bu nedenle meydana gelen ölümler bakımından sanıkların eyleminin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, görevi kötüye kullanma suçu bakımından değerlendirme yapılarak, suçun zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında düşme kararları verilmesi, 2-UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde, sanık ...'ın 25.02.2022 tarihinde temyiz aşamasında öldüğü tespit edilmiş olduğundan, sanık ... hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyizlerinin bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki isteme uygun olarak BOZULMASINA; 17.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.