12. Ceza Dairesi 2021/9955 E. , 2023/3834 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/413 E., 2020/143 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu,…
**12. Ceza Dairesi 2021/9955 E. , 2023/3834 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/413 E., 2020/143 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 16.07.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı örgüt suçundan 17.03.2011 tarihinde gözaltına alındığını, 21.03.2011 tarihinde salıverildiğini, 18.01.2013 tarihinde tutuklandığını, 24.02.2014 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde hakkında beraat kararı verildiğini belirtmiş, bu kapsamda eksik ödenen maaşı nedeniyle uğradığı kazanç kaybı, avukatlık ücreti, noter ücreti, kırtasiye masrafı, duruşmalara katılım ücreti, yakınlarının cezaevine ziyaret için masrafları, cezaevi kantin harcamaları, rütbe, terfi, kademe, derece ilerlemesi yapamama ve emeklilik ikramiyesinde eksilme olmak üzere 123.044,00 TL maddi ve manevi zararları için 950.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 19.06.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava şartlarının oluşup oluşmadığının ve mükerrer dava açılıp açılmadığının tespiti gerektiğini, maddi zararın ispatlanması gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, faiz talep edilemeyeceğini ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. 3. Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2019 tarihli ve 2019/211 Esas, 2019/71 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2019/413 Esas, 2020/143 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 29.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; eksik ödenen maaşı nedeniyle uğradığı kazanç kaybı, avukatlık ücreti, noter ücreti, kırtasiye masrafı, duruşmalara katılım ücreti, yakınlarının cezaevine ziyaret için masrafları, cezaevi kantin harcamaları ve rütbe, terfi, kademe, derece ilerlemesi yapamamaktan doğan kayıpların maddi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiğine ve eksik manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Davanın esasını teşkil eden Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/173 Esas, 2016/321 Karar sayılı dosyasında davacı hakkında Terör Örgütüne Üye Olma suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma safhasında 17/03/2011 tarihinde gözaltına alındığı, 21/03/2011 tarihinde serbest bırakıldığı, 18/01/2013 tarihinde tutuklandığı, 24/02/2014 tarihinde serbest bırakıldığı, Mahkemesince yapılan kovuşturma neticesinde davacının işlediği suç sabit olmadığından beraatine karar verilerek kararın 21/01/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Sanığın gözaltında geçirdiği süreye ilişkin maddi zararın hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişi Yüksel Tunç 16/08/2019 tarihli raporunda, davacının madi kayıplarının ödendiğinden maddi kaybının olmadığının bildirildiği görülmüştür. Dava ile ilgili davacının faiz istemi yönünden yapılan araştırmada, Anayasa'nın 19. maddesinin son fıkrasında, 4709 Yasa ile yapılan değişiklik ile '' tazminat hukukunun genel prensiplerine'' dayalı olarak tazminat esasının getirilmesi ve üst norm niteliğinde olması nedeniyle, 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan ve Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkındaki Yasa veya 5271 sayılı CMK 'nun 141. ve devamı maddeleri kapsamında verilen maddi ve manevi tazminatlarda faize de hükmedilmesini olanaklı hale getiren anılan değişikliğin 466 sayılı Yasa'ya yeni bir yorum ve açılım kazandırmış olması sebebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.11.2004 tarih ve 2004/1-177 E. 2004/203 K. Sayılı 20.09.2005 tarihli kararlarındaki gerekçeler doğrultusunda faize hükmedilebileceği anlaşılmış ve bu yönde uygulama yapılması cihetine gidilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı'nın sabit olan bu haksız eylem ve yargısal işlem nedeniyle maaş kaybına ilişkin maddi kayıpların davacıya iadesinin gerçekleştiği, menevi olarak da elem ve ızdırap çektiği, gerçekleştirmediği bir fiil nedeniyle itham edilmesi ve haksız koruma tedbirlerine muhatap olması nedeniyle manevi açıdan da duygusal bütünlüğüne zarar verilmekle devlet tarafından haksız fiile maruz kaldığı anlaşılmış olup uğradığı manevi zarara karşılık olmak üzere tazminat hukuku ilkelerine göre sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde tazminata hak kazandığı, dolayısıyla maddi tazminat talebinin maaş iadesi söz konusu olduğundan maddi tazminat talebinin reddi ile 75.000 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminatın 25.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Tazminat davasının dayanağını oluşturan Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/173-2016/321 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı örgüt suçundan 17.03.2011 - 21.03.2011 tarihleri arasında 4 gün gözaltı, 18.01.2013 - 24.02.2014 tarihleri arasında 406 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda beraatine hükmedildiği, hükmün 21.01.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinde öngörülen görevli mahkemeye süresinde davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. 2. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre davacının eksik ödenen maaşı geri ödendiğinden bu kapsamda uğradığı kazanç kaybı, avukatlık ücreti, noter ücreti, kırtasiye masrafı, duruşmalara katılım ücreti, yakınlarının cezaevine ziyaret için masrafları, cezaevi kantin harcamaları ve rütbe, terfi, kademe, derece ilerlemesi yapamamaktan doğan kayıplar gerçek zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu bedellerin maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir. 3. Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir. Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır. Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.06.2020 tarihli ve 2020/607 Esas, 2020/424 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.