8. Hukuk Dairesi 2019/348 E. , 2021/2930 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün asıl dosya davacısı birleşen dosya davalı ... ve asıl ve birleşen dosya davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Asıl davada davacılar vekili, 331 ve 329 parsel sayılı taşın…
**8. Hukuk Dairesi 2019/348 E. , 2021/2930 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün asıl dosya davacısı birleşen dosya davalı ... ve asıl ve birleşen dosya davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Asıl davada davacılar vekili, 331 ve 329 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların vekil edenlerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Asıl davanın davacısı ... 09.07.2013 tarihli celsede vermiş olduğu imzalı beyanında, davasından feragat ettiğini bildirmiştir. Birleşen davada davacılar vekili, 331 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların vekil edenlerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Asıl ve birleşen dosyada, bir kısım davalılar davayı kabul ettiklerini belirtmişler, bir kısım davalılar da davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ilk hükümle, asıl dava yönünden, davacılardan ...'in talebinin feragat nedeniyle reddine, asıl dava davacısı ... ile birleşen davacıların talebinin kabulüne karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen dosya davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Daire’nin 13.12.2018 tarihli ve 2017/16665 Esas 2018/2105 Karar sayılı ilamı ile ‘… Dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 331 ve 329 parsel sayılı taşınmazlar davacılar ve davalılar ile davacıların ve davalıların murisleri adına müşterek mülkiyet şeklinde tapuda kayıtlıdır. Muhdesat tespiti davalarında davanın değeri ise, davacılar kendi paylarına karşılık gelen tapu kaydını da dava konusu etmediklerine göre, davacıların tapudaki payları dışında, davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeridir (zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcı ile aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. maddesi uyarıca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının tapu payları/veraset ilamlarındaki payları oranında sorumlu tutulmaları gereklidir. Mahkemece yazılı şekilde yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, yapılan hesaplamalara esas alınan değerler denetime açık bir şekilde gerek gerekçeli kararda gerekse hükümde açıkça belirtilmemiştir. O halde; mahkemece, denetime açık bir şekilde, yukarıda belirlenen ilkeler gözetilerek yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir…’gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemesi’nce yeniden yapılan yargılama neticesinde, asıl dava yönünden, davacılardan ...'in talebinin feragat nedeniyle reddine; ...'in talebinin kabulü ile; 329 ve 331 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde yer alan ve fen bilirkişisi raporunda gösterilen tüm muhdesatların davacı ...'e aidiyetinin tespitine, birleşen dava yönünden, davanın kabulü ile; 331 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde yer alan fen bilirkişi raporunda ayrı ayrı harflerle gösterilen muhdesatların, birleşen davacılar, ..., ... , ..., ... ve ...'e aidiyetinin tespitine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dosya davalısı ... vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre asıl ve birleşen dosya davalısı ... vekili ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2) Dava; muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. Bilindiği üzere, muhdesatın tespiti davalarında, davanın konusu (müddeabih) muhdesat iddiasını kabul etmeyen davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup, buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. madddesi uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden davalıların tapudaki hisseleri gözönünde bulundurulmak suretiyle sorumlu tutulmaları gerekir. Yine, 6100 Sayılı HMK'nun 312/1. maddesinde; davayı kabul eden davalı, davada mahkum olmuş gibi yargılama masraflarını ödemeye mecburdur. Ancak, Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi hükmü uyarınca; kabul, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının 1/3' ü, daha sonra olur ise 2/3'ü alınır. Somut olayda, Mahkemece, asıl dava yönünden davayı kabul eden ..., ... ve ...’ın paylarına düşen harçlar hesaplanmış, geri kalan bakiye harcın ise davacı ...’den alınmasına karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamına göre, davayı kabul etmeyen davalılar da olduğu açıktır. Ayrıca, davayı kabul eden, davalılardan harç alınırken, tapu paylarına düşen harç hesaplanıp ardından az yukarıda bahsi geçen Harçlar Kanunu'nun 22. Maddesi uyarınca hesaplanan harcın 1/3 ünün alınması gerekirken, toplam harcın 1/3ü üzerinden hesap yapılması da yanlış olmuştur. O halde, bakiye harcın, yargılama giderlerinin davacıdan değil, davalılardan alınmasına ve kabul edenlerin harçları hesaplanırken, tapu paylarına düşen harç hesap edildikten sonra, 1/3 oranında harcın alınmasına karar verilmesi gerekirken, bu hususların göz önüne alınmamış olması doğru olmamıştır. Yine, birleşen dava yönünden, davalılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilirken, asıl dosya davacısı ...’e ait muhdesat bedellerinin de, hesaba katılarak, temyiz eden birleşen davalılar İbrahim ve Seher aleyhine fazladan vekalet ücretine hükmedilmesi ve birleşen davada vekalet ücreti yönünden Seher’in kabul beyanının göz önüne alınmaması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, yerel Mahkeme hükmünün 3. fıkrasındaki '' Asıl dava yönünden davacı ...'in talebinin kabulüne bağlı olarak, davacının hissesine düşen miktar düşüldükten sonra Harçlar Kanunu Uyarınca tahsili gereken toplam 8.633,86 TL harçtan, başlangıçta tahsil edilen 2.289,30 TL 'nin mahsubu ile, bakiye 6.344,56 TL harcın, dava davalılarca duruşmadan önce kabul edildiğinden hesaplanan 2.114,85 TL harcın davalılardan, ...’ın (30/960) hissesine düşen 66,09 TL ile, ...’ın (30/960) hissesine düşen 66,09 TL ile ...’İn (3/64) hissesine düşen 99,13 TL ile ...’ın (3/64) hissesine düşen 99,13 TL ile ...’in (3/64) hissesine düşen 99.13 TL ile ...’ın (16/960) hissesine düşen 35,09 TL nin , ismi yazılan davalılardan yine eksik kalan 1716,12 TL nin davacı ...’ten alınarak hazineye irad kaydına ’ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine '' Asıl dava yönünden davacı ...'in talebinin kabulüne bağlı olarak, davacının hissesine düşen miktar düşüldükten sonra Harçlar Kanunu Uyarınca tahsili gereken toplam 8.633,86 TL harçtan, başlangıçta tahsil edilen 2.289,30 TL 'nin mahsubu ile, bakiye 6.344,56 TL harcın, kabule göre, ...’dan 145,24 TL, ...’ten 294,43 TL, ...’ten 230,75 TL, ...’ten 230,75 TL, ...’dan 38,73 TL nin , bakiye 3.625,35 TL nin tapuda payı olan diğer davalılardan tapudaki payları gözetilerek alınmasına’ ibaresinin eklenmesine, hükmün 4.bendindeki ‘Asıl dava yönünden; davacı ... tarafından sarf edilen harç bedeli olarak 2.289,30 TL, seksen adet tebligat ve posta bedeli olarak 583,50 TL, keşif bedeli olarak 438,75 TL ve keşif vasıta ücret bedeli olarak da 75,00 TL'den oluşan toplam 3.386,55 TL yargılama giderinin, davacının kendi hissesine düşen miktar düşüldükten sonra 105,83 TL sinin ...’dan 158,74 TL sinin, ...’dan 158,74 TL sinin davalı ...’ten 158,74 TL sinin ...’ ten 56,44 TL nin davalılardan ...’dan alınarak Davacı ... ... verilmesine’ ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine ‘Asıl dava yönünden; davacı ... tarafından sarf edilen harç bedeli olarak 2.289,30 TL, seksen adet tebligat ve posta bedeli olarak 583,50 TL, keşif bedeli olarak 438,75 TL ve keşif vasıta ücret bedeli olarak da 75,00 TL'den oluşan toplam 3.386,55 TL yargılama giderinin tüm davalılardan tapudaki payları gözetilerek alınmasına’ ibaresinin eklenmesine, birleşen davada hükmün 9.bendindeki ‘…1843,97 TL'sinin davalılardan ...’den,…, 1.843,97 TL'sinin ...'den 3.319,14 TL'sinin...'ten alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine…’ ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine 11.bent olarak, 1.767,85 TL vekalet ücretinin ...'den, 3.182,14 TL vekalet ücretinin ...'ten alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine…’ibaresinin eklenmesine, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, asıl ve birleşen dosya davalısı ... vekili ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1 ) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 30.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.