5. Hukuk Dairesi 2025/6863 E. , 2025/16148 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/108 Esas, 2023/245 Karar KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştiril…
5. Hukuk Dairesi 2025/6863 E. , 2025/16148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/108 Esas, 2023/245 Karar KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; .. ili, ..., .. Mahallesi 8 34... (ifrazen 8 34... ve 27) parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.01.2015 tarihli ve 2014/231 Esas, 2015/25 Karar sayılı kararına ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 27.01.2015 tarihli ve 2014/231 Esas, 2015/25 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; aynı taşınmazın paydaşı tarafından açılan davada 21.01.2010 değerlendirme tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza 4.582,00 TL/m² değer belirlendiği, takdir edilen bedelin uygun bulunduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın metrekare bedeli, vergi beyan değerinden düşük olamaz gerekçesi ile bedel tespiti yapılmış ise de emsal paydaş dosyasındaki tespit edilen 4.582,00 TL/m² bedelin, taşınmazın diğer paydaşları olan davacılar yönünden de güçlü delil niteliğinde olduğu ve eldeki bu dosyanın değerlendirme tarihi de göz önünde bulundurularak ilgili dosyanın celbi ile bu hususta bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak suretiyle taşınmazın değerinin tespiti gerektiği, dava konusu taşınmazların tapu kaydında yer alan ipotek ve haciz şerhlerinin bedele yansıtılmamasının doğru görülmediği ve ayrıca 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda, mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 22.03.2018 tarihli ve 2016/161 Esas, 2018/162 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 22.03.2018 tarihli ve 2016/161 Esas, 2018/162 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi olan 06.04.2014 yılı itibarıyla Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değeri 6.928,00 TL olup, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmaza bu değerin bile altında kalacak şekilde 5.242,00 TL/m² birim fiyatı takdir edildiğinden alınan rapor inandırıcı bulunmadığından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmaması ve gerekçeli kararın harca ilişkin hüküm fıkrasında davacı tarafça 25.04.2018 tarihli dekontla yatırılan 1.737,00 TL tamamlama harcı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 03.06.2021 tarihli ve 2020/151 Esas, 2021/142 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 03.06.2021 tarihli ve 2020/151 Esas, 2021/142 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükmün onanmasına karar verilmiştir. 3. Dairemizin kararına karşı davalı idare vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda asıl davada bozma öncesi, dava konusu taşınmazın metkekaresine 6.928,00 TL değer biçen bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınarak karar verilmiş, bu karar davalı idare vekilince tespit edilen bedelin yüksek olduğundan, davacılar vekili tarafından ise yalnızca vekâlet ücretinin nispi hesaplanması gerektiğinden bahisle düzeltilerek onama talebi ile temyiz edilmiş olup taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan incelemede hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası yapılan yargılamada dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatına 5.242,00 TL/m² takdir edildiği, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 09.05.2019 tarihli ve 2018/7117 Esas, 2019/9174 Karar sayılı kararı ile hükmün yeniden bozulmasına karar verilmiş ve bozma sonrası yapılan yargılamada dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatına 8.547,00 TL değer takdir edildiğinin anlaşıldığı, davacılar vekilince asıl dava ile ilgili ilk kararın sadece vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanması talebi ile temyiz edildiği dikkate alındığında, ilk bozma öncesi tespit edilen 6.928,00 TL/m² birim bedeli yönünden davalı idare lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek 6.928,00 TL/m² birim değeri üzerinden karar verilmesi gerektiği gözetilmeden daha yüksek bedel üzerinden karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davalar konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından asıl ve birleştirilen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmaksızın "Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma bedeli mukabilinde ... yararına tapudan terkininin yapılmış olmasının işbu karara gerekçe olarak gösterildiğini, yargılamanın uzun sürmesi ve yıllar içerisinde değişen kanun maddeleri gereğince, dava konusu taşınmazın yerel mahkemece hükmedilen bedeli müvekkillere ödenmiş olup taşınmazdaki el atılan kısma ilişkin olarak idare lehine tapuda tescil yapıldığını, kamulaştırmasız el atma davalarında yerel mahkeme tarafından verilen kararda idare lehine tapudan terkine ilişkin kurulan hükmün kesin olduğunu, ancak kamulaştırmasız el atma bedeline yönelik olarak kanun yoluna başvuru yolunun açık olduğunu, bu nedenle davanın konusuz kalması söz konusu olmayıp taşınmazın kamulaştırmasız el atma bedeli yasada öngörülen maddelere ve gerçek değerine uygun şekilde tespit edilmesi ve yerel mahkeme tarafından işbu tespit edilen bedel doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın tespit edilen kamulaştırmasız el atma bedeli kesinleşmemiş olup davalı idare tarafından kesinleşmeyen karara göre yapılan ödeme ve tapu devri gerekçe gösterilerek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hukuken isabetli olmadığını, asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu maliki davacı ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Her ne kadar Mahkemece kamulaştırma bedeli mukabilinde davalı idare yararına dava konusu taşınmazın tapudan terkinine karar verildiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuşsa da Dairemizin geri çevirme kararı üzerine dosyaya sunulmuş olan .. Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğünün 16.07.2024 tarihli ve 13249352 sayılı yazısı ekindeki dava konusu taşınmazın davalı idare adına tesciline dayanak belgeye göre davalı idarenin ... Tapu Müdürlüğünden işbu dosyanın bozmadan önceki 2016/161 Esas, 2018/162 Karar sayılı kararına istinaden dava konusu taşınmazın davalı idare adına tescili ve yol olarak terkinini talep etmesi üzerine taşınmazın davalı idare adına tescili ve terkinine karar verildiği anlaşıldığından yapılan ödemelerin ya da tescilin kabul ya da sulh niteliğinde olmadığı gözetilerek Mahkemece esas hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.