Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8]Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemele
;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... okullarına benim herhangi bir borcum yoktur. ... Bankası Şubesine on taksit olarak ödedim. Senedi almayı unuttum ancak birkaç tane banka dekontlarını sundum. Firmanın muhasebecisi değiştiği için bana haksız yere icra takibi yapılmıştır. Borcu, faizi ve ferilerini kabul etmiyorum. Davacı taraf icra takibinin tedbiren durdurulmasını, bono ve takibin iptaline karar verilmesini ve yapılacak masrafların davalıdan alınmasını arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE;İş bu dava bonodan kaynaklı menfi tespit davasıdır.Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. ... K .sayılı ilamı ile görevsizlik kararı vermiş ve dosya yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.Menfi tespit istenilen bono incelendiğinde davacı tarafından davalı lehinde düzenlendiği görülmüştür.Davacı yan davalım kuruma taksitler halinde bono bedelini ödediği ancak bonoyu teslim almayı unuttuğunu iddia etmiştir.Anlaşıldığı üzere davalı kurumun verdiği eğitim hizmeti kapsamında iş bu bono düzenlenmektedir.Yani taraflar arasında temel ilişki söz konusudur.Davacı yan tacir de değildir."Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Asliye Ticaret Mahkemesi ise zamanaşımına uğramış kambiyo evrakında yazılı alacağın temel ilişki kapsamında talep edilmesine ilişkin değildir. Takibin ilamsız icra takibi olduğu da gözönüne alındığında, davadaki görev konusunun temel ilişkiye göre belirlenmesi zorunludur. Dolayısıyla temel ilişki kapsamında tarafların tacir olup olmadığına ve davanın iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına, yani davanın nisbi ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığına bakmak gerekmektedir. Dosyaya getirtilen tarafların ticaret sicil kaydı ve vergi dairesi mükellefiyet kayıtlarına göre, davacının tacir sıfatı bulunsa da davalının tacir sıfatı, mükellefiyet kaydı bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın TTK madde 4 kapsamında her iki tarafın tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren nisbi ticari dava sayılması mümkün değildir. Bu durumda HMK madde 2'ye göre malvarlığına ilişkin davalarda genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleri yargılamada görevli olduğundan, aşağıdaki şekilde karşı görevsizlik (görev yönünden usulden red) kararı verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;müvekkili ile borçlu davalı arasında yapılan işyeri devir işleminden ve 10/05/2008 vadeli 3.000,00 TL tutarlı senetten kaynaklı alacak nedeniyle İstanbul .. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiğini, davalının itirazı sonucu takibin durduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.