Başvuru, ceza davasında başvurucunun (sanığın) hazır bulunma talebi reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya uzaktan katılımının sağlanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza davasında başvurucunun (sanığın) hazır bulunma talebi reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya uzaktan katılımının sağlanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 28/5/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyon, adli yardım talebinin kabulüne ve duruşmada hazır bulunma hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihine kadar birçok kez uzatılmıştır. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturmalar yürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12). Başvurucu 1992 doğumlu olup bireysel başvuruya konu olayın geçtiği tarihte Ankara'da özel bir eğitim kurumunda öğretmen olarak çalışmaktadır. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY'ye yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan araştırmada, başvurucunun babası olan Ö. adına kayıtlı GSM hattı üzerinden ByLock programının kullanıldığı ancak bu hattın gerçek kullanıcısının başvurucu olduğu tespit edilmiştir. Kolluk görevlilerince başvurucunun kimlik ve adres bilgilerinin belirlenmesi üzerine başvurucu hakkındaki tespitler Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmiştir. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı başvurucunun yakalanarak gözaltına alınması, ikametinde arama ve elkoyma tedbirlerinin uygulanması hususunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından (Başsavcılık) talepte bulunmuştur. Bu talep üzerine başvurucu, silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan 15/8/2017 tarihinde Ankara'da yakalanıp gözaltına alındıktan sonra ikametinde ele geçirilen dijital materyallerle birlikte 19/8/2017 tarihinde Erzurum'a getirtilmiştir. Erzurum Sulh Ceza Hâkimliğinin 21/8/2017 tarihli kararıyla tutuklanan başvurucu Erzurum E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) sevk edilmiştir. Başvurucunun Ankara'da yakalandığı dikkate alınarak atılı suçun işlendiği yerin Ankara ili olduğu gerekçesiyle Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı 11/9/2017 tarihinde yetkisizlik kararı vermiştir. Soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 29/9/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. İddianamede başvurucunun ByLock uygulamasını kullandığı, bu programın kullanımına ilişkin ByLock mesajlarının ve diğer teknik verilerin de tespit edildiği iddialarına yer verilmiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülen yargılamada Mahkemece 11/10/2017 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda duruşmanın 22/1/2018 tarihinde yapılmasına ve başvurucunun duruşma tarihinde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile duruşmaya katılımının sağlanması hususunda tutuklu bulunduğu İnfaz Kurumuna müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Yargılama 22/1/2018 tarihli tek celsede tamamlanmıştır. Bu celseye SEGBİS aracılığı ile katılan başvurucu, müdafiinin de hazır bulunmasıyla savunma yapmıştır. Duruşma tutanağına göre başvurucu SEGBİS aracılığı ile duruşmaya katılmak istemediği veya duruşmada bizzat hazır bulunmak istediği yönünde herhangi bir beyanda bulunmamış, dosyadaki delillere karşı savunma yaparak tahliye talebinde bulunmuştur. Yargılama sonucunda başvurucunun atılı suçtan 7 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Başvurucu müdafii istinaf talebinde, -diğerlerinin yanı sıra- soruşturma evresinde Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yetkisizlik kararı verildiği hâlde başvurucunun Erzurum'da tutuklu bırakıldığını, Mahkemece duruşmada hazır edilmesi beklenirken SEGBİS aracılığı ile yargılama yapılarak savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür. Başvurucunun istinaf başvurusu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin (Daire) 28/5/2018 tarihli kararı ile esastan reddedilmiştir. Başvurucu müdafii 18/6/2018 tarihli temyiz dilekçesinde de -diğerlerinin yanı sıra- istinaf talebinde SEGBİS ile ilgili olarak ileri sürdüğü şikâyetlerini yinelemiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 12/2/2019 kararı ile hüküm onanmıştır. Başvurucu müddetnamenin tebliğ edildiği 9/5/2019 tarihinde nihai karardan haberdar olduğunu beyan ederek 28/5/2019 tarihinde başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk kaynakları için bkz. Şehrivan Çoban [GK], B. No: 2017/22672, 6/2/