8. Ceza Dairesi 2024/2413 E. , 2024/8328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3125 E., 2023/224 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz e
**8. Ceza Dairesi 2024/2413 E. , 2024/8328 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3125 E., 2023/224 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 06.07.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü maddesinin (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, ele geçirilen uyuşturucu maddenin kullanım sınırları içinde kaldığına, hassas terazi üzerinde uyuşturucu madde kalıntısı bulunmadığına, sanığın suçu işlemediğine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesi dördüncü fıkra (a) bendinin uygulanmasının yerinde olmadığına, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine, sanığın suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Kocaeli İl Jandarma Komutanlığı sorumluluk bölgesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçunun önlenmesi ve ortaya çıkarılmasına yönelik yapılan çalışmalar kapsamında sanık ...'in uyuşturucu madde satışı yaptığı, ayrıca evinde ruhsatsız tabanca bulundurduğu yönünde istihbari bilgiler edinilmesi üzerine soruşturmanın başlatıldığı ve usulüne uygun olarak alınan karar doğrultusunda sanığın ikametinde olay günü yapılan aramada ayrı ayrı şeffaf poşetler içerisinde olacak şekilde net 197,730 gram esrar maddesi ile ayrı poşet içerisinde net 5,400 gram gelen sentetik kannobinoid maddelerinin yanı sıra çalışır vaziyette hassas terazinin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık soruşturma aşamasındaki beyanında ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisinin olmadığını ve uyuşturucu maddelerin ...'a ait olduğunu beyan etmiş ise de mahkememiz huzurundaki savunmasında ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri içmek için bulundurduğunu, uyuşturucu ticareti yapmadığını, hassas terazinin babasına ait olduğunu beyan ederek çelişkili beyanlarda bulunmuş olması gözönüne alındığında ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanlarında uyuşturucu maddelerin kendisine ait olmadığını beyan etmiş olmasının yanısıra sanığın eşi ...'in de soruşturma aşamasındaki beyanında evde bulunan maddelerin hepsinin eşi ...'e ait olduğunu söylemiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin bizzat sanığın da mahkememiz huzurundaki anlatımıyla sabit olduğu üzere sanığa ait olduğu hususunda herhangi bir tereddütün bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık savunmasında hassas terazinin babasına ait olduğunu beyan etmiş ve babası ... ...'in de mahkememiz huzurundaki alınan beyanında hassas terazinin kuyumcu arkadaşı tarafından kendisine hediye bırakıldığını ve oğlu olan sanığın cezaevinde bulunduğu sırada bu teraziyi oyuncakları arasında gören torununun istemesi üzerine onu kıramadığından torununa verdiğini bu şekilde terazinin oyuncaklar arasında bulunduğunu beyan etmiş ise de bulunan hassas terazinin yanında av tüfeği ile tabancanın ele geçirilmiş olması durumu gözönüne alındığında çocuk oyuncaklarının arasında bulunan terazinin sanığa ait olduğu hususunda herhangi bir tereddütün bulunmadığı anlaşılmıştır. Böylece sanığın ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin ayrı ayrı poşetler halinde bulundurulmuş olması, poşetlerde net 197,730 gram miktarında esrar maddesinin yanısıra net 5,400 gram sentetik kannabinoid maddesinin ve çalışır vaziyette hassas terazinin ele geçirilmiş olması gözönüne alındığında sanığın ikametinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri satmak amacıyla bulundurduğu sabit görüldüğünden maddi gerçeği yansıtmayan savunmasına itibar edilmemesi gerektiği değerlendirilerek uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılması gerektiği hususunda her türlü kuşkudan uzak, kesin ve mutlak kanaate varılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık savunması, tanık beyanları, yakalama ve üst arama tutanağı, arama ve el koyma tutanağı, sayım tartım ve ön inceleme tutanağı, İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarının 01.04.2022 tarihli uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunarak hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2022/3125 Esas, 2023/224 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.