T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/900 Esas KARAR NO: 2025/1665 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2024 NUMARASI : 2023/5 Esas, 2024/31 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Ma…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/900 Esas KARAR NO: 2025/1665 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2024 NUMARASI : 2023/5 Esas, 2024/31 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1997 yılından bu yana bilişim sektöründe faaliyet gösterdiğini, bünyesinde ... , ..., ... , ... markaları ile her türlü ... ithalatı yaptığını, müvekkilinin TPMK nezdinde 2022/063407 tescil nolu markanın tescil sahibi olduğunu, bir nolu davalının müvekkili şirketin bünyesinde 07/06/2022 tarihine kadar pazarlama birimi personeli olarak çalıştığını, davalı tarafın ''...'' isimli markasının müvekkilinin ''...'' isimli tescilli markası ile iltibas yaratarak haksız kazanç sağlamakta olduğunu, davalının bu eyleminin müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüzün durdurulmasını, önlenmesini ve tecavüze konu ürünlere el konularak imhasını talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı markası ile kendileri tarafından kullanılan marka arasında kavramsal benzerlik bulunmadığını, kullandıkları markanın "..." ibaresi olduğunu, alelade üretilmiş bir kelime olmayıp ... eşyasından türetildiğini, ... eşyasının ... kısmı ... olarak bir anlamda İngilizce bir heceye çevrilmeye çalışılarak ürünün niteliğinin ortaya konulmaya çalışıldığını, ... teknoloji markasının ... teknoloji ibaresinden üretilerek kısaltılmaya çalışıldığını, ... markası ile davacının markaları arasında görsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, ayrıca davacının '... ve ... teknoloji markalarından üretilmiş ürünlerinin olmadığını ve bayilerinin de bulunmadığını, ... aramaları ile Elektronik Pazar platformlarında bu şekilde üretilmiş ya da ithal edilmiş satışta ürün bulunmadığını, davacının ... ve ... markalarının olduğunu savunarak haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/02/2024 tarih, 2023/5 Esas, 2024/31 Karar sayılı kararıyla; "Tüm dosya kapsamı deliller birlikte değerlendirildiğinde; "..." markasının davacı adına 01.12.2022 tarihinden itibaren 2022/185183 no ile Türk Patent nezdinde tescilli olduğu, "..." markasının davalı şirket adına 19.07.2022 tarihinde Türk Patent nezdinde yapılan 2022/101917 nolu başvuru neticesinde 09. Sınıfta yer alan “..., şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar” ile 35.sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ..., şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar ,mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri için tescil edilmesine karar verilmiş olduğu, davalının tescilli markasının davacının tescilli markasından daha önceki tarihte korunmasının başladığı, davacının 2022/185183 no ile 01.12.2022 tarihinden itibaren tescilli "..." markasını “...”(09. Sınıfta) emtiasında ve bu emtiaların satış ve pazarlamasında (35. Sınıfta) davalının marka başvurusu tarihi olan 19.07.2022 tarihinden daha önce kullanıldığına ilişkin ihdas ve istimal edildiğine dair somut veri bulunmadığı, davalının sözkonusu ibare üzerinde öncelikli hak sahibi olduğu gibi, davalıların fiili kullanımının da davacının "..." şeklindeki tescilli markasına görsel, fonetik ve kavramsal açıdan benzer olmadığı ve böylece SMK 7 ve 29/1 maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davacının davasının REDDİNE..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davalı ...'in, davalı şirkette 07/06/2022 tarihine kadar pazarlama biriminde personel olarak çalışan ...'in, müvekkili şirketin haberi olmadan satılan ürünler üzerine komisyon eklediğini ve aradaki komisyonu ise kendisine aldığını, bunun üzerine davalı şirket tarafından haklı sebeple iş sözleşmesinin 07/06/2022 tarihinde feshedildiğini, Ayrıca buna dair yapılan şikayet soruşturma dosyaı devam ettiğini, davalının iş sözleşmesinin feshi üzerine müvekkilinin planladığı ve kullandığı markalar üzerine yaklaşık 1 ay sonra 19/07/2022 tarihinde marka başvurusunda bulunduğunu, Müvekkiil şirketin 04.05.2022 tarihinde "..." ve 01.12.2022 tarihinde "... ..." markaları ile ilgili tescil başvurusunda bulunduğunu, Davalının kötüniyetli bir şekilde müvekkiline zarar vermek amacıyla marka başvurusunda bulunduğunu, davalının benzer bir markanın tescili için başvurması kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, 1997 yılından beri bu alanda olan ve kestiği faturalarda ve bu piyasada da tanınır olan müvekkili şirketin markasının korunması hakkın oluşum tarihi dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini, Davalının ... isimli marka başvuru tarihi 19/07/2022 olup, müvekkilinin ''...'' isimli marka başvuru tarihi 04/05/2022 tarihi olduğunu, Müvekkilinin ... markası ile davalının tecavüze konu ... isimli markası karşılaştırıldığında benzer olduğu ve halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali olduğu orta olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının 2022 185183 sayılı "...+şekil" markasının 09. Sınıf emtilarda 01/12/2022 başvuru ve 23/08/2023 tescil tarihli olduğu, 2022 063407 sayılı "..." ibareli markasının 09. Sınıf emtialarda 04/05/2022 başvuru ve 04/05/2022 tescil tarihli olduğu, davalı adına 2022 101917 sayı ile tescilli "..." ibareli markanın ise 09. ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde 19/07/2022 başvuru ve 21/09/2022 tescil tarihli olduğu görülmüştür. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının "...+şekil" markası yönünden "..." ibaresinin 09. sınıf emtialar yönünden tanımlayıcı ibare olduğu, "..." ibaresinin markada esaslı unsur olarak öne çıktığı, davaya konu marka ile davacının 2022 185183 sayılı marka arasında benzerlik bulunmakta ise de davacının 19/07/2022 tarihinden önce ibareyi kullandığına ilişkin dosya kapsamında somut delil bulunmadığı, davacının ispat külfetini yerine getiremediği, yine davacı adına 2022 063407 sayı ile tescilli marka ile davaya konu marka arasında görsel, fonetik ve kavramsal açıdan benzerlik bulunmadığının tespit edilmesi karşısında ilk derece mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/12/2025