21. Hukuk Dairesi 2013/9999 E. , 2013/12182 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, yaşlılık aylığı bağlanmasına, birikmiş aylıkların faiziyle tahsiline, maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonr…
**21. Hukuk Dairesi 2013/9999 E. , 2013/12182 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, yaşlılık aylığı bağlanmasına, birikmiş aylıkların faiziyle tahsiline, maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının 6111 Sayılı Yasa uyarınca yaptığı başvurunun tekemmülü ile yaşlılık aylığının bağlanması, birikmiş maaşlarının ödenmesi, bankaya ödemek zorunda kaldığı faizlerin ödenmesi ile maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. 1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1991 yılında kayda alınan giriş bildirgesi ile meslek odası kaydına istinaden 15.5.1990 tarihinden itibaren kayıt ve tescil edildiği, 15.5.1990-11.8.2005 tarihleri arasında oda kaydının bulunduğu, 28.5.1984-31.12.1986 tarihleri arasında başkalarına ait araçlarda şoförlük yapması nedeniyle götürü usulde vergi kaydının bulunduğu, davalı kurumun 2011 yılında Vergi Dairesi ile yaptığı yazışma neticesi davacının sigortalılık sürelerini vergi kaydını da dikkate alarak yeniden düzenlediği ve davacıyı 28.5.1984-31.12.1986 tarihleri arasında da sigortalı saydığı, davacının 28.4.2011 tarihli dilekçesi ile 6111 Sayılı Yasadan faydalanmak için başvurduğu, kurumca davacının başvurusu kabul edilerek ödeme planı yapıldığı, davacının 3.5.2011 tarihinde 12.322,00 TL borç ile 1.731,00 TL cari ay primini kurum hesabına ödeyerek aynı gün yaşlılık aylığı için talepte bulunduğu, ancak kurumca davacının 28.5.1984-31.12.1986 tarihleri arasında başkalarına ait araçlarda şoförlük yapması nedeniyle götürü usulde vergi kaydının bulunduğunun anlaşılması üzerine bu döneme ait sigortalılığın iptal edilerek davacının ödediği borcun bankaya geri iade edildiği, yaşılılık aylığının bağlanmadığı, davacının sigortalılığının ise daha önceden yapılmış prim ödemelerine göre 5510 SK'nun geçici 17. maddesi uyarınca 31.1.1996 tarihi itibarı ile durdurulduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda mahkemece davacının 28.5.1984-31.12.1986 tarihleri arasında başkalarına ait araçlarda şoförlük yapması nedeniyle götürü usulde vergi kaydının bulunması nedeniyle bu dönemde sigortalı koşulları gerçekleşmediğinden sigortalı olarak kabul edilmemesi ve yaşlılık aylığı koşullarınında gerçekleşmediğinin kabul edilmesi yerindedir.Buna göre davacının yaşlılık aylığı bağlanması, birikmiş maaşlarının ödenmesi, bankaya ödemek zorunda kaldığı faizlerin ödenmesi ile maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemleri yönünden verilen red kararı doğrudur. Ancak davacının talepleri arasında 6111 SK'dan faydalanma isteği de yer almaktadır.Hal böyle iken davacının oda kaydına göre ve 16.2007 tarihinde başlayan vergi kaydına göre sigortalılık koşullarını taşıdığı süreler için 6111 SK'na göre yapılandırma hakkının bulunduğunun gözetilerek bu süreler yönünden 6111 Sayılı Yasadan faydalanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.