19. Ceza Dairesi 2016/7839 E. , 2018/5104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenl
**19. Ceza Dairesi 2016/7839 E. , 2018/5104 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Yayıncılar Meslek Birliği'nin 04/07/2012 tarihli arama talepli şikayet dilekçeleri üzerine ...'e ait ... İlçesi ... 'nde bulunan kitabevinde yapılan aramada 79 adet başka bir esere ait bandrol yapıştırılmış usulsüz bandrollü kitabın ele geçirildiği, ...'nın işlettiği ... İlçesi ... Caddesi'nde bulunan kitabevinde 43 adet başka bir esere ait bandrol yapıştırılmış usulsüz bandrollü kitabın ele geçirildiği, ...'ya ait ... İlçesi ... Caddesi'nde bulunan kitabevinde yapılan aramada 801 adet başka bir esere ait bandrol yapıştırılmış usulsüz bandrollü ve 928 adet bandrolsüz kitabın ele geçirildiği, sanık ...'in Edirne merkezinde ve ... ilçesinde olmak üzere birden fazla kitabevi sahibi olduğu, 05/07/2012 tarihinde yapılan aramadan önce ... İlçesi ... Caddesi ve ... Caddesi'nde bulunan ... Yayıncılık isimli kitabevlerini ...'ya içerisinde bulunan kitaplarla birlikte devrettiği, ...'nın ise devirden sonra eşi ... üzerine kayıtlı ... Caddesi'nde bulunan kitabevini işletmeye başladığı, ele geçirilen başka bir esere ait bandrol yapıştırılmış usulsüz bandrollü kitaplar incelendiğinde ... Yayıncılık tarafından başka eserler için alınan bandrollerin suça konu eserler üzerine yapıştırılmış olduğunun tespit edilmesi sebebiyle, Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/10/2013 tarih, 2013/143 esas, 2013/467 sayılı kararıyla sanık ... ve temyiz dışı sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulduktan sonra Ceren Yayıncılık yetkilisi sanık ... için suç duyurusunda bulunulduğu, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21/05/2014 tarih ve 2014/2167 esas sayılı iddianamesinde ... Yayıncılık tarafından Bereket Kaybolmasın, Eski Yunanca Metin Örnekleri ve Açıklamaları, Modern Yunanca Dilbilgisi isimli kitaplar için 16/02/2011 tarihinde, Bir Yunan Karagözü isimli kitap için 18/02/2011 tarihinde satın alınan bandrollerin 68 adet başka eserlere yapıştırıldığı belirtilerek 5846 sayılı Kanun'un 81/10. maddesine aykırılık suçundan sanık hakkında kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla; Sanık ...'in Edirne İli ... İlçesi'nde suç tarihinden önce ... Yayıncılık ve Kitabevi isimli iş yerini işlettiği dönemde başka eserler için satın aldığı bandrolleri yapılan aramalar sonucu ele geçirilen başka eserler üzerine yapıştırdıktan sonra usulsüz bandrollü kitaplarla birlikte iki ayrı iş yerini ...'ya devrettiği, ...'nde bulunan iş yerini ise kendisinin işletmeye devam ettiği, arama işleminin yapıldığı 05/07/2012 tarihinden önce sanık ... tarafından usulsüz bandrollü hale getirilen suça konu kitapların devredilen iş yerlerinde temyiz dışı sanıklar ... ve ...'nın satışa arz etmeye devam ettikleri, sanık ...'in işletmeye devam ettiği iş yerinde de usulsüz bandrollü suça konu kitapların satışa arz edildiği, sanık ...'in usulüne uygun biçimde temin ettiği bandrolleri başka bir eser üzerinde tatbik ettikten sonra suça konu eserlerin bulunduğu iş yerlerini devredip, bir kısmını da satışa arz etmeye devam etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin tek suçu oluşturduğu anlaşıldığından, sanık ... hakkında Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/03/2013 tarih, 2013/143 Esas, 2013/467 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 2015/15917 Esas sayılı dava dosyası ile aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen dava dosyasının birleştirilip, tek mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplumu oluşturan bireyler olduğu, 5237 sayılı TCK'nın hazırlanmasında esas alınan suç teorisine göre bu durumda yani suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireyler olması halinde tüzel kişiler suçtan zarar gören olmalarına rağmen suçun mağduru sayılamayacağından meslek birliklerinin şikayetçi olması halinde de durumun değişmeyeceği cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylemler nedeniyle sanık hakkında Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29.03.2013 tarih 2012/389 Esas, 2013/199 Karar sayılı kararı ile kesinleşen dava dosyasının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında; Anılan dosyanın akıbeti araştırılıp incelenerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu, 2-5237 sayılı Kanun’un 43. maddesindeki kişi tabiriyle kastedilenin suçun mağduru olması, haklara tecavüzün önlenmesi başlıklı 5846 sayılı Kanun’un 81. maddesinde düzenlenen bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunda Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireyler olması, bandrol yükümlülüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde de bu durumun değişmeyeceği, zira 5237 sayılı TCK’nın hazırlanmasında esas alınan suç genel teorisine göre tüzel kişiler suçtan zarar gören olmalarına rağmen suçun mağduru sayılmayacak olup bu nedenle tüzel kişiliğe haiz Yayıncılar Meslek Birliği'nin şikayeti nedeniyle sanıklar hakkında TCK’nın 43. maddesinin 2. fıkrasının uygulanma olanağı bulunmadığı halde anılan fıkra uygulanarak fazla ceza tayini, 3-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, 4-Suç tarihinin 05/07/2012 olmasına rağmen karar başlığında 25/06/2012 şeklinde gösterilmesi, Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.