(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2011/11590 E. , 2013/5351 K. "" Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.07.2009 gün ve 2008/240 Esas, 2009/303 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından teb…
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2011/11590 E. , 2013/5351 K.** **"İçtihat Metni"** Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.07.2009 gün ve 2008/240 Esas, 2009/303 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 26.05.2008 tarihli raporunda mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumunun istikrar kazanmış uygulamasına göre TCK.nın 103/6. maddesi kapsamında beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin kesin rapor verilebilmesi için olay tarihinden itibaren en az altı aylık bir sürenin geçmesi koşulunun arandığı, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/4-110 sayılı Kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurenin muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatristi bulundurulması gerektiği halde olay tarihinden itibaren en az altı aylık bir süre geçmeden ve inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatristi bulundurulmadan düzenlenen Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 24 Eylül 2008 günlü raporuna itibar edilerek eksik soruşturmayla TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.