8. Hukuk Dairesi 2015/22791 E. , 2018/13142 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesat Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, davaya konu ... adına kayıtlı 2265 parsel sayılı taşınmaz ile bu taşınmazın bitişiğinde bulunan tapulama harici …
**8. Hukuk Dairesi 2015/22791 E. , 2018/13142 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesat Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, davaya konu ... adına kayıtlı 2265 parsel sayılı taşınmaz ile bu taşınmazın bitişiğinde bulunan tapulama harici taşınmazın ... Genel Müdürlüğü tarafından yapılan kamulaştırma işlemine konu olduğunu açıklayarak dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/80 D.iş dosyası ile tespiti yapılan zeytin ağaçlarının vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, delil tespitini kabul etmediklerini, davacının hukuki yararı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu 2265 parseldeki 43 adet zeytin ağacının davacı ... ve muris ... tarafından dikildiğinin tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684/1.maddesi hükmüne göre, bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur. 718.maddeye göre de, arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın mülkiyetinin arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Diğer yandan, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/II. maddesi, muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetine ve tapunun beyanlar sütununda gösterilmesine izin veren özel yasal düzenleme getirmiştir. Anılan kanun maddesinde, taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilebileceği belirtilmiştir. Kadastro Kanunu, kadastro bölge ve çalışma alanlarında üzerinde çalışma yapılan taşınmazlara uygulanan özel nitelikli bir kanundur. 33. maddesinde, kadastro Kanunu'nun uygulandığı alanların dışında da uygulanabilecek genel nitelikli maddelere yer verilmiştir. 19. madde, genel nitelikli maddeler arasında sayılmamıştır. Buna göre ancak, aynı kanunun 12/3. maddesi gereğince, on yıllık hak düşürücü süre içinde kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak genel mahkemelerde açılan davalara 19. madde uygulanır ve iddianın kanıtlanması halinde muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyeti ile tapunun beyanlar hanesine tesciline karar verilebilir. On yıllık süre kamu düzenine ilişkin olup, hak düşürücü niteliktedir ve olumsuz dava koşuludur. Hak düşürücü sürenin geçmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm def’i ve itirazlardan önce göz önünde bulundurulur. Yargılama bitinceye kadar hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevden ötürü hakim tarafından da kendiliğinden dikkate alınır. Açıklanan hukuki olgular ışığında somut olaya gelince; davacı vekili tarafından, dava konusu ... adına kayıtlı 2265 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 70-100 yaşlarında yaklaşık 43 adet ve bitişiğinde bulunan tapulama harici alan üzerinde de 30-35 yaşlarında yaklaşık 87 adet zeytin ağacının vekil edeni tarafından dikildiği açıklanarak vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesi talep edilmiş, Mahkemece 2265 parselde bulunan 43 adet zeytin ağacının davacı ve muris tarafından dikildiğinin tespitine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, dava konusu parsele ait tapu kaydının incelenmesinde; zeytinlik vasfı ile tapulama yoluyla 20.9.1979 tarihinde ... adına tescil edildiği, mahallinde yapılan keşifte dinlenen tanık beyanlarında davaya konu yerin davacının murisi tarafından 40-45 yıl önce satın alındığı, zeytin ağaçlarının ise 30-40 sene önce dikildiğinin bildirildiği, dosya arasına alınan 2013/80 D.iş dosyasında mevcut ve davacı tarafça itiraza uğramayan 04.04.2013 tarihli ... bilirkişi raporunda ise 2265 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 70-100 yaşlarında yaklaşık 43 adet ... tipi zeytin ağacı bulunduğunun belirtildiği görülmüştür. Tapu kaydındaki taşınmazın vasfına ilişkin bilgiler, D.iş dosyasında mevcut ... bilirkişi raporunda gösterilen ağaçların yaşı gözönünde bulundurulduğunda, tespite konu 2265 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının 20.09.1979 tarihinde kesinleşen tapulama çalışmalarından önce dikilmiş olduğu, temyize konu bu davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde belirtilen on yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 27.05.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, az yukarıda açıklandığı üzere tapulama tespitinden önce taşınmaz üzerinde bulunduğu tüm dosya kapsamıyla sabit olan "2265 parseldeki 43 adet zeytin ağacı" yönünden davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.