T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/850 - 2025/1181 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/850 KARAR NO : 2025/1181 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/05/2024 NUMARASI : 2023/94 Esas 2024/444 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 02/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06/10/2025 Mahalli mahkemesince ver…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/850 - 2025/1181 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/850 KARAR NO : 2025/1181 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/05/2024 NUMARASI : 2023/94 Esas 2024/444 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 02/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 06/10/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkette ZMMS ile sigortalı bulunan, davalı şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın 26.09.2021 tarihinde park halindeki ... plakalı aracın ön kısmına çarpması ve çarpmanın etkisiyle bu aracın arkasında bulunan ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı şirket araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, ... plakalı araçta meydana gelen hasara ilişkin 31.994,91 TL hasar bedelinin, değer kaybına ilişkin 15.000 TL değer kaybı bedelinin müvekkili şirketçe alınan ekspertiz raporu ve uzman görüşü doğrultusunda karşılandığını, ödenen tutarın rüucuu için Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2023/90 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2023/90 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, % 20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmanın kazada kusuru bulunmadığından davanın müvekkili firmaya yöneltilmesinde hukuki yarar olmadığını, müvekkili araç sürücüsünün kaza sonrası çekici gelmesini bekledikten sonra diğer araç sürücülerinin baskısı ve hakaretleri nedeniyle olay yerinden gitmek zorunda kaldığını, dava konusu aracın ne zaman ekspere götürüldüğünün belirsiz olduğunu, hasarın başka nedenlerle de gelmesinin muhtemel olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın, sigorta şirketince ZMMS kapsamında üçüncü şahsa ödenen tazminat bedelinin olay yerinin terk edilmiş olması nedeniyle kendi sigortalısından rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, sigorta şirketinin 2918 Sayılı Yasanın 95. maddesi gereğince, ZMMS Genel Şartlarında belirtilen koşulların oluşması halinde sigortalısına rücu edebileceği, davacının maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle zarar görene ödemede bulunduğunun anlaşıldığı, olay yerini terk nedeniyle rücu şartının ise bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacağının genel şartlarda belirtildiği, bu nedenle Genel Şartlar B.4.f maddesinin davada uygulanma imkanının bulunmadığı, rücu imkanı sağlayan diğer koşulların da bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigortalı araç sürücünün kaza sonrası olay yerini terk etmiş olması nedeniyle Genel Şartlar B.4.f maddesi gereğince müvekkilinin sigortalısına rücu hakkının bulunduğunu, mahkemece verilen ret kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, davacı sigorta şirketi tarafından zarar gören hak sahibine ödenen tazminatın, ZMMS poliçesi kapsamında kendi sigortalısından sürücünün olay yerini terk etmesi iddiasına dayalı rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. Davacı sigorta şirketinin, davalıya ait aracın ZMMS poliçesini tanzim ettiğine ve kaza sonrasında araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrıldığına ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sadece maddi hasarlı trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olmasının Genel Şartlar B.4.f maddesi gereğince, sigorta şirketine rücu etme hakkı verip vermediğine ilişkindir. KTK'nın 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin Kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır. Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 06/09/2015 başlangıç tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gerekmektedir. Sigorta Genel Şartlarında sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin Kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: …………. f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Bu çerçevede, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta Genel Şartlarında olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B.4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez. Sigorta Genel Şartları B.4-f bendinde olay yerini terk durumunda sigortacının, sigortalısına rücu edemeyeceği haller açıklanarak, istisnai olarak belirtilen durumlarda (sınırlı olarak sayılmadığından, olay yerinden ayrılmayı haklı kılacak benzer nedenlerle de) sigorta rücu edemez, ancak haklı ve zorunlu sebebi ispat yükü sigortalıdadır. Sigortalı, sürücünün olay yerini terk etmiş olması durumda ancak; -Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, -Bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Davacının talebi, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile verdiği zarar nedeniyle zarar görene yapılan ödeme nedeniyle, Genel Şartlar "B.4-f" maddesi gereğince sürücünün olay yerinin terkine dayalı olup, olay yerini terkin zorunlu nedenlerden kaynaklanmamış olması halinde davacı, zarar görene yapmış olduğu ödemeyi, sorumlu olduğu "gerçek zarar" ile sınırlı olarak, sigortalısından talep edebilir. Diğer bir deyişle, trafik kazasının yaralamalı olup olmadığına bakılmaksızın olay yerini terk Genel Şartlarda rücu sebebi olarak kabul edilmiş, ayrılmayı haklı kılacak zorunlu haller haricinde sigorta şirketi sigortalısına rücu edebilir. Buna göre; ilk derece mahkemesi tarafından, Genel Şartlar "B.4.f" maddesinin sadece bedensel zararlarda uygulanabileceği, kazanın ise maddi hasarlı olduğu kabul edilerek, rücu şartlarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, davacının rücu hakkı gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğundan, "gerçek zarar" ve kusur durumu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 27/05/2024 tarihli, 2023/94 Esas - 2024/444 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan İstinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.