T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/222 Esas KARAR NO : 2025/1327 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 31/05/2023 NUMARASI : 2021/308 E. - 2023/147 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/222 Esas KARAR NO : 2025/1327 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 31/05/2023 NUMARASI : 2021/308 E. - 2023/147 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1948 yılında kurulduğunu, Türkiye'nin önde gelen şirketlerinden ve öncü bankalarından biri olduğunu, müvekkiline ait "..." markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2003 yılından bu yana tescilli ve aktif olarak kullanılmakta olduğunu, davalı yanın "... BANKASI ..." ve "... İK" markalarının, müvekkili adına tescilli "..." ibareli markaları ile son derece benzer olduğunu, zira müvekkili şirket adına tescilli ve sektörde belirli bir bilinirlik elde etmiş olan "..." markası ile genel izlenimde farklılaşmaya yetecek herhangi bir unsur içermediğini, taraf markaları ele alındığında "CH" ve "Ç" ibarelerinin okunuşlarının aynı olduğunu ve müvekkiline ait "..." markasının "..." şeklinde okunurken davalı markalarının da "..." şeklinde okunduğunu, markaların fonetik olarak benzer olduklarını, iki kelimenin ilk hecesinin aynı sessiz harf ile başlayıp, aynı sesli harfleri içermesi ve üç harfli bir heceden oluşmasının zihinde aynı etkiyi bırakması nedeni ile markaların ayırt edilemeyecek derecede benzeşmekte olduğunu, önceden müvekkiline ait "..." markasını bilen tüketicilerce markanın akıllarında kalan iziyle "..." markası duyulduğu anda markalar arasında bir bağ kurulmasının kaçınılmaz olduğunu, zira müvekkiline ait "..." markasının yoğun reklam kampanyaları ile ülkemizde 7'den 77'ye herkesin bildiği bir marka haline geldiğini ve tüketicilerin pek çoğunun müvekkili markasının bıraktığı hatıra ile "..." markasını gördüklerinde davacı ile bağ kuracağını, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzer, birbirini tamamlar nitelikte olduğunu, davacı tescili kapsamındaki 35. sınıfın ilk dört alt sınıfındaki hizmetlerle 41. sınıfa giren hizmetlerin bağlantılı-benzer olduğunu, zira bunların benzer ihtiyaçları giderdiğini ve 41. sınıfa giren hizmetlerin 35.sınıfa giren reklam, pazarlama, halkla ilişkiler faaliyetleri olmaksızın gerçekleştirilemeyeceğini belirterek, bu sebeplerle 2020 20456 numaralı "... Bankası ..." ve "2019/14743" numaralı "... İK" markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının daha önce aynı markayla ilgili olarak aynı iddiaları Ankara 2. FSHHM 2020/199 E. sayılı dosyası ile de ileri sürdüğünü, Ankara 2.FSHHM 18.03.2021 tarih 2020/199 E. ve 2021/111 K. sayılı kararı ile davacı taleplerinin reddine karar verildiğini, 2020/20456 numaralı "... Bankası ...” markasının 18.02.2020 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile 09.11.2020 tarihinde 09, 36 ve 41. sınıflarda tescil edildiğini, 2019/14743 numaralı "... İK" markasının 14.02.2019 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle 02.07.2019 tarihinde 09, 36 ve 41. sınıflarda tescil edildiğini, itiraza sebep gösterilen markanın başvuru sürecinden veya rüçhan tarihinden önceki 5 yıl süre içinde belirtilen sınıflarda, somut uyuşmazlıkta 35. sınıfta kullanımının ispatlanması gerektiğini, oysa davacının sadece ... kart ile ilgili dokümanlara dayandığını, bir kredi kartının 35. sınıfta kullanımı olduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve bu sebeple de davacı tarafından kullanımın ispatlanamadığını, "..." ibaresinin özellikle elektronik ya da bankacılık sektörü için ayırt edici bir ibare olmadığını, "..." ibaresinin, "... kart" söylemi şeklindeki kullanımıyla, içerisinde özel işlemcisi olan, özel şifreleme tekniğiyle kopyalanmaya veya içeriğinin okunmasına izin vermeyen ... içeren özel kart olduğu şeklinde bilgiler ışığında tanımlandığını, bunun davacının iddia ettiği üzere bankacılık sektörünü hatırlatan, benzer markayı hatırlatıcı bir söylemi ve halk nazarında ilişkilendirilme ihtimali olmadığını, her ne kadar müvekkili Bankanın kötü niyetli bir başvuru talebi olduğu iddia edilse de, kötü niyetli, haksız ve hukuka aykırı dava yoluna gidenin davacı taraf olduğunu, 2019 yılının Şubat ayında müvekkili Bankanın insan kaynakları iletişim ekibi tarafından yeni bir "Çalışan İletişim Platformu" kurulduğunu, oluşturulan "..." platformu kapsamında Müvekkili Banka çalışanlarının tarihi ve kültürel birikimlerini desteklemek, sosyal sorumluluk alanındaki tercihlerini öğrenerek çalışan iletişim faaliyetlerini tek bir çatı altında toplamayı hedeflediğini, söz konusu markayı müvekkilinin kurum içinde kullandığını ve bunu ispat için dilekçesinin ekinde görsel sunduğunu, davacıya ait markayla tüketici nezdinde herhangi bir iltibas ihtimalinin olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. MAHKEME KARARI:İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 30/05/2023 tarihli 2021/308E. - 2023/147 K. sayılı kararıyla; "...Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu bir aradadeğerlendirildiğinde, davalı markalarının 09. Sınıfa giren mallar ve 36. Sınıfa giren hizmetler yönünden hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, davacı tescillerinde yer alan mal ve hizmetlerle davalı markalarında yer alan 41.sınıftaki hizmetlerin benzer-bağlantılı-birbirini tamamlar nitelikte olmadığının değerlendirildiği, bu sebeple davalı markalarının 41. Sınıf hizmetler yönünden davacı markalarıyla herhangi bir karıştırılma ihtimali bulunmadığı ve bu sınıf yönünden hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davacının dayanak markalarının SMK 6/5 maddesi uyarınca tanınmışlık düzeyinin ispatlanamadığı, aynı şekilde davalının markaları kötü niyetle tescil ettirdiğine dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalı adına TPMK nezdinde 2020 20456 ve 2019 14743 numara ile tescilli markaların 09 ve 36. Sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve bu sınıflar yönünden sicilden terkinine, 41. Sınıf yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMLERİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davalının markasının tescilli olduğu 41. sınıfta müvekkilinin markaları ile aynı tür ve benzer mal ve hizmetler bulunduğunu, müvekkilinin markasının tescilli olduğu 35. sınıftaki hizmetlerinin davalının markasının tescilli olduğu hizmetler ile aynı ve bağlantılı olduğunu,Müvekkil markalarının 35. sınıfta tescilli oldukları ; "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri." ile Davalı tarafa ait markaların 41. Sınıfta tescilli oldukları; "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil), Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." İle aynı ve bağlantılı olduklarını, 41. sınıf kapsamında yapılacak olan sempozyum, konferans, spor, kültür, eğlence organizasyonlarının; dergi, kitap, gazete gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi faaliyetlerinin; veya film, televizyon, radyo programlarının, haber muhabirliğinin yapımı hizmetlerinin 35. sınıf kapsamına giren reklam, pazarlama veya halkla ilişkiler faaliyeti olmaksızın gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, zira söz konusu hizmetler birbirini tamamlar nitelikte olup, aynı türden hizmetler olduklarını,Buna ilişkin örnek Yargıtay kararlarının mevcut olduğunu, Müvekkiline ait "..." markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer markanın aynı sektörde rakip bir banka tarafından 41. sınıfta "Bilet sağlama hizmetleri" bakımından tescil edilmesinin müvekkiline zarar vereceğini, ilgili hizmetler yönünden karıştırılma ihtimalinin bulunmadığına dair görüşün gerekçeli karardaki görüşler ile çelişki oluşturduğunu, Bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde müvekkilinin kullanımlarında ... PARA'nın kart kullanılarak davacıya üye iş yerlerinde yapılan alışverişlerde, aktivitelere-kampanyalara katılımlarda, emeklilik ödemelerinde vs. kartlara yüklenen elektronik/sanal paranın adı-puanı olarak kullanıldığını,Dava konusu marka ile müvekkilinin markasının tescilli olarak kullanıldığı "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri) için bilet sağlama hizmetleri" açısından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığına dair kanaatin kabul edilemeyeceğini,Mahkeme kararında markalar arasında benzerlik bulunduğuna dair yapılan değerlendirmeye katılmakla birlikte, mal ve hizmet değerlendirmesinin eksik olduğunun ortada olduğunu,Davalının markasının müvekkilinin seri markası gibi algılanabileceğini ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu,Müvekkilinin "..." markasının SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca tanınmışlık düzeyine ulaştığını, "..." markasının, "..." isimli kartın puan sistemi olduğunu, Markanın "..." markası ile kullanıldığı gibi tek başına da kullanıldığını,Davalının markasının tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini,Davalının markasının hükümsüz kılınmaması halinde müvekkilinin tanınmış markasının itibarının zarar görmesine ve ayırt edici karakterinin zedelenmesine neden olacağını, davalının müvekkilinin tanınmışlığından haksız bir yarar elde edeceğini,Cevap dilekçesi yasal süresinde sunulmadığından, davalının müvekkiline ait markaların kullanılmadığına ilişkin savunmasının incelenmemesi gerektiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; İstanbul 4. FSHHM'nin 2021/308 Esas, 2023/147 Karar sayılı davanın kısmen reddine ilişkin olarak verilen kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve istemleri doğrultusunda davanın tümüyle kabulüne ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçelerindeki beyanlarını tekrarla, davacının 5 yılı aşkın süredir tescilli olan "..." markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetler için kullanılmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, daha yeni tarihli markaları için kullanıldığının kabul edilemeyeceğini, Davacının marka kullanımını ispat için "..." kartı ile ilgili dokümanlara dayandığını, "..." markası bakımından kullanımın ispatlanamadığını,Buna rağmen müvekkilinin markalarının 09 ve 36. sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olmadığını,Mahkemenin Ankara 2. FSHHM'nin kararına atıfla, müvekkili Banka tarafından 09. ve 36. sınıflar yönünden itirazda bulunulmadığından bahisle benzerliğin kabul edildiği yönündeki gerekçenin yerinde olmadığını, müvekkilinin davacının itirazına yönelik her türlü karara karşı, her bakımdan itiraz ettiğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte işaret benzerliği olduğu varsayılsa bile, tek başına işaret benzerliğinin davadaki talepler bakımından yeterli olmadığını,Mahkeme kararında hatalı olarak markaların benzer olduğuna karar verilmişse de, yeterli gerekçeye yer verilmediğini,"... PARA" ibaresinin özellikle elektronik ya da bankacılık sektörü için ayırt edici bir ibare olmadığını, Müvekkiline ait "... Bankası ..." ve "... İK" markasını duyan tüketicilerin ... ile İş Bankasını karıştırabileceklerinin kabul edilemeyeceğini,Genel itibariyle banka çalışanları bakımından bir kullanım alanı olduğu söylenebilecek markaların, tüketiciler tarafından karıştırılabileceğini kabul etmenin hiçbir hukuki gerekçesi bulunmadığını, TPMK nezdinde "..." ya da "..." ibareli pek çok farklı markanın da tescil edilmiş olduğunu, Müvekkilinin markalarının iltibasa neden olmadığı Ankara 2. FSHHM'nin 2020/199 Esas sayılı dosyası ile tespit edildiğini,Mahkemece davacının delillerinde kaynak gösteren asıl ve ağırlıklı kaynak işaretin ... olduğunun kabul edildiğini ve fakat ...'e ilişkin delillerin nasıl ve hangi gerekçeyle huzurdaki davaya konu "..." markasına ilişkin bir iltibası ispat ettiğinin kabul edildiğinin kesinlikle anlaşılamadığını, bu kabulün tamamen hukuka aykırı olduğunu, Gerekçeli kararda davacının markasının tanınmış marka olmadığı ve davalının markalarının kötünityetle tescil edilmediği isabetli bir şekilde tespit edilmiş olmasına rağmen, müvekkilinin markalarının 09 ve 36. sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verilmesinin çelişki yarattığını belirterek, arz ve ziah edilen nedenler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; İstanbul 4. FSSHM'nin 31/05/2023 tarihli, 2021/308 Esas, 2023/147 Karar sayılı kararının müvekkili Banka aleyhine olan kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın tüm talepler bakımından reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER: Dosya arasında bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; davacıya ait 2003 00356 numaralı "..." markası 09, 36. sınıflarda, 2013 22384 numaralı "...+Şekil" markasının 09, 36. Sınıflarda, 2018 38264 numaralı "..." markasının 09, 35, 36, 42. sınıflarda, 2018 38270 numaralı "..." markasının 09, 35, 36, 42. sınıflarda, 2018 45398 numaralı "..." markasının 35, 38, 42. sınıflarda, 2018 64858 numaralı "..." markasının 38. sınıfta, 2018 47334 numaralı "..." markasının 09, 36. sınıflarda, 2018 45442 numaralı "... ..." markasının 38. Sınıfta davacı adına tescilli oldukları, "... İK" ibareli 2019 14743 numaralı markanın 09, 36 ve 41. sınıflarda ve "... Bankası ..." ibareli markanın 09, 36, 41. sınıflarda davalı adına tescilli oldukları 2020 20456 numaralı markaların tescilli oldukları, taraf markalarının 09. ve 36. sınıflar yönünden ortak olduğu, davacı markalarının 41. sınıfta yer alan hizmetleri kapsamadığı anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince Marka vekili ..., bankacılık sektöründen ... ve elektronik mühendisi ...’dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 30/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının, 09 ve 36. sınıflarda tescilli 2003 00356 nolu ve 2013 22384 nolu "...-PARA" markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetler için kullanımını ispat edemediği, davalı markalarının 09. sınıfa giren mallar ve 36. sınıfa giren hizmetler yönünden hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, davacı tescillerinde yer alan mal ve hizmetlerle davalı markalarında yer alan 41.sınıftaki hizmetlerin benzer-bağlantılı-birbirini tamamlar nitelikte olmadığının değerlendirildiği, bu sebeple davalı markalarının 41. sınıf hizmetler yönünden davacı markalarıyla herhangi bir karıştırılma ihtimali bulunmadığı ve bu sınıf yönünden hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davacının dayanak markalarının SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca tanınmışlık düzeyinin ispatlanamadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.Ankara 2. FSHHM'nin 2020/199 Esas - 2021/111 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının 13/07/2020 tarihinde davalının dava dışı 2019/14750 başvuru numaralı "..." markasına yaptığı itirazın kısmen (41. sınıfta) reddine ilişkin TürkPatent YİDK 2020-M-4297 numaralı kararının iptali ve bahsi geçen davalı tescilinin hükümsüzlüğü talebiyle dava açtığı, mahkemece davacının dayanak yaptığı markalarının tanınmışlık düzeyinin ispat edilemediği, davalının haksız rekabetinden söz edilemeyeceği, davacı markalarında yer alan mal ve hizmetlerle davalı markasında yer alan 41. sınıftaki hizmetlerin farklı olduğu, 41.sınıftaki hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu, davada tartışılan 41.sınıf için taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine vararak 18/03/2021 tarihli karar ile davanın reddine karar verdiği görülmüştür. G E R E K Ç E : Dava, marka hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerinin ciddi itirazlarda bulundukları halde, Mahkemece bu itirazların değerlendirilmesi için yeniden bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmakla, her iki taraf vekilinin de istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden taraf vekillerinin itirazlarını karşılayacak şekilde yeniden rapor alınarak buna göre değerlendirme yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 31/05/2023 tarihli 2021/308 E. - 2023/147 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf talepleri kabul edildiğinden, istinaf peşin harçlarının talepleri halinde taraflara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 23/10/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.