Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/6975 E. , 2024/11301 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6975 Karar No : 2024/11301 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35.maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının 01/11/2019 tarihli işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolu…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/6975 E. , 2024/11301 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6975 Karar No : 2024/11301 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35.maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının 01/11/2019 tarihli işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü hal dönemlerinde çıkarılan KHK'lar ile yalnızca OHAL süresince ve OHAL'in gerekli kıldığı konularda geçici tedbirlerin alınabileceği, kamu görevinden çıkarılmasının ölçülü bir tedbir olmadığı, kimsenin işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı , irtibat ve iltisak kavramlarının istihbari nitelikte terimler olduğu, henüz 17 yaşında kendi iradesi ile hareket edemeyecek kadar çocuk yaşta olduğu dönemde okuldaki tüm öğrenciler tarafından sevilen bir öğretmeninin yönlendirmesiyle 12 öğrenci ile birlikte gitmiş olduğu bu yapıya ait evde sadece konaklamak maksadıyla kısa bir süre kaldığı, o dönem bu yapının örgüt olarak bilinmediği, sonrasında ise ilk görev yeri olan Zonguldak ilinde taciz boyutunda aramalar yapıldığı, her defasında tanışmayı görüşmeyi reddettiği, aramaların çoğunu cevapsız bıraktığı, cevapladığı aramaları ise görevi sebebiyle birilerinin aradığını düşünerek açtığı, bu şahısların aradığını anlayınca kapattığı ileri sürülmüştür. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;"... ...Ben lise son sınıfta yani 2008-2009 eğitim döneminde Ordu Akkuş ilçesinde Akkuş Lisesinde okurken Ordu ili Ünye ilçesinde bulunan Sınav Dershanesine Akkuş ilçesinde dershane olmadığı için kayıt yaptırdım. Lisede tarih öğretmenim olan O.A. benim ve aynı sınıftan arkadaşım olan A.G.'nin olduğu ortamda bizimle görüştüğü esnada Ünye’de bulunan FEM dershanesine kayıt yaptırmamızı istedi. Ben asker olmak istediğim için bu dershaneye kayıt yaptırmayacağımı söyledim. A.'da FEM dershanesine giderse askerlik ya da polislik gibi sınavlara giremeyeceğini düşündüğünden bu dershaneye kayıt yaptırmayı reddetti. Biz sınav dershanesine kayıt yaptırdık. Ünye ilçesi ile Akkuş ilçesi yaklaşık 60 km. mesafede idi ve bizde arkadaşlarla birlikte hafta sonları geliş gidiş yapıyorduk. O.A. hoca bize kış mevsiminde yolların kar yağışı nedeniyle kapalı olabileceği ve geliş gidişin maliyetli olacağı nedeniyle Ünye’de evde kalabileceğimiz ve bize yardımcı olacak E. hoca isimli birisinin bir irtibat numarasını verdi. E. Hoca Ünye FEM Dershanesinde orta okul öğrencilerinin Fen Bilgisi Derslerine giren hoca olarak tanıtmıştı. Kendisi gözlüklü, uzun boylu, uzun saçlı zayıf birisiydi. Şuan E. hocayı o dönemde kimin aradığını bilmiyorum ama birimiz E. hocayı aradık. Kendisine numarasını O.A.'dan aldığımızı söyledik ve durumu anlattık. E. hoca da bize Ünye otogarında beklememizi söyledi. Biz de burada bekledik. Sınav dershanesine benimle birlikte gelen ve E. hoca ile buluşmaya A.G., B.A., H.D., soy ismini hatırlamadığım benimle aynı dönem okuyan sayısal sınıfındaki L. ve Ö. isimli arkadaşım ve FEM Dershanesine giden Ö.T. ile birlikte gittik. E. hoca bizi terminalden aldı ve kızları Ünye’de bulunan ismini hatırlamadığım bir yurda bıraktı. Bizi de yani erkekler grubunu Ünye otogarının arka tarafında kalan 3-4 katlı bir evin en üst katına götürdü. Eve gittiğimizde Erzurumlu olduğunu, Ünye İktisadi Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü mezunu ve İstanbul’da ikamet eden M.B. ile tanıştırdı. Evde M.'den başka kimse yoktu. M.B. isimli şahsın bize evdeki işlerde yardımcı olacağını, yemek konusunda yardımcı olacağını ve bizimle ilgileneceğini söyledi. M.B.'nin olduğu bu evde sürekli kalmıyorduk. Zaten hafta içi okulumuz Akkuş’da olduğu için ailemizin yanında kalıyorduk. Cuma günleri dershaneye gittiğimizde Cuma günü ve cumartesi günleri kalıyorduk. Kaldığımız dönemlerde normal olarak dershanenin vermiş olduğu etüt programına uyuyorduk ve üniversiteye hazırlanıyorduk. M. bize vakit namazları kıldırıyordu. Namazdan sonra da eline bir kitap alıp bu genelde Risale’i Nur kitabı idi. Bu kitaptan bir alıntı okuyup daha sonra yorum yapıyordu. Onun haricinde birkaç defa da bize Fetullah Gülen’in kitaplarından okumamız için verdi ancak biz ders çalışmak istediğimiz için bu kitapları okumayı reddettik. M.'nin haricinde eve gelip giden olmuyordu ve M. evde tek yaşıyordu. Mustafa’nın evinde kaldığımız bir dönemde lavaboda olduğum dönemde M. benim şahsi telefonumu karıştırmış ve kız arkadaşım olduğunu görmüş ve mesajlarımı okumuş. Lavabodan çıktıktan sonra M. bana senin kız arkadaşın mı var dedi. Bende kendisine evet de sen nerden biliyorsun dedim. Mesajlarımı okuduğunu söyledi. Bende kendisine ne hakla mesajlarımı okuyorsun deyip kendisiyle tartıştık. Evden ayrıldım ve bir daha gitmeyeceğimi söyledim. Bir süre sonra E. isimli hoca bizi arayarak M.'nin terbiyesizlik yaptığını, bundan size karışan olmayacak, herhangi bir şekilde dayatma olmayacak evde kalmaya devam edin ve derslerinize çalışın dedi. Daha sonra A.'nın da denemeleri kötü gelmeye başlayınca bizimle çok fazla ilgilenmemeye başladılar. Ö.T. 2. Dönemden itibaren artık eve gelmemeye başladı. Çünkü o dönemde dershaneyi bırakmıştı. Bu süreç bu şekilde 2009 yılında yapılan ÖSS sınavına kadar devam etti ... 2009 yılında Jandarma Astsubay Meslek Yüksek Okuluna ve Hava Astsubay Meslek Yüksek Okuluna başvuru yaptım. Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulunu kazanmama rağmen beni çağırmadılar. Jandarma Astsubay Meslek Yüksek Okulunu kazandım ve 2009 yılında Ankara Beytepe’de bulunan okula başladım. Okula ilk başladığımız dönemde telefon kullanmak serbestti. Daha sonra telefon kullanımı yasaklandı. 1. Sınıf bitene kadar beni kimse aramadı. 2010 yılında 2. Sınıfa başladığımız dönemde kullanmış olduğum ancak numarasını hatırlamadığım hattımı M.B. kendi telefonundan aradı. Görüşmek istediğini söyledi. Kendisine görüşmek istemediğini zaten hafta sonu cezalı olduğumu söyledim. Birkaç defa daha aradı yine kendisine aynı şekilde görüşmek istemediğimi, hafta sonu cezalıyım vs. gibi bahanelerle görüşmeye gitmedim. 2011 yılında mezun oldum ve kura ile Zonguldak İl Jandarma Komutanlığına atamam yapıldı. İlk yıl kimse beni herhangi bir şekilde arayıp davet etmedi. 2012 ve 2013 yılında sabit mi cep numarasından mı aradığını hatırlamadığım bir numara ile beni arayarak ismini M. olarak tanıttı ve öğretmen olduğunu söyledi. Benimle görüşmek istediğini söyleyince cemaatten birinin aradığını anladım ve kendisine görüşmek istemediğimi söyledim. En azından bir çay içelim vs. diyerek ısrar etti. Ben kabul etmedim ve reddettim. Beni birkaç kez daha aradılar. Bu aradıklarında ben sesinden tanıdığım zamanlarda hiç konuşmadan kapattığım dönemler oldu, hiç açmadığım zamanlar da oldu. Aradıklarında ısrarcı olduklarında hep reddettim ve hiç görüşmeye gitmedim. Bu aramalar genellikle sabit hatlardan aranıyordu. 2013 yılı haziran ayında Tunceli’ye tayinim çıktı. Tunceli’de çalıştığım yerde hiçbir operatör çekmiyordu. Tunceli’de aramışlarsa da ulaşan kimse olmamıştır. 2015 yılında Kırklareli’ne tayinim çıktı. Kırklareli’nde beni arayan olmadı ancak Pehlivanköy’de çalışırken bir numaradan mesaj “görüşebilir miyiz” diye. Mesaj atan numarayı tanımıyorum. Cevap olarak bende “görüşmek istemiyorum beni sakın bir daha aramayın” diye mesaj attım bir daha beni arayan kimse olmadı ...Beni sürekli davet ettiler ancak bu yapı içerisine dahil olmadım. Sürekli reddettim. Düşünce yapım itibari ile de zaten zıt düştüğüm bir yapıdır. Bu örgütün aydınlatılmasında da elimden gelen tüm yardımları yapmaya hazırım. İlk tanışmamız tamamen ailemin maddi imkansızlıklar sebebiyle olmuştur. Sonraki süreçte yapılan telefon görüşmeleri vefa duygusuyla yapılan konuşmalardır..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.